Fikrimin İnce Gülü, 15 Haziran 2001
Zeki Erkut
TERÖRİST HESAPLAŞMA
Bugün, mucize kabilinden,yani son saniye birşey olmadı ve beş yıl önce Oklahoma'da federal bir binayı bombalayıp 168 kişinin ölümüne yol açan ABD vatandaşı Timothy McVeigh törenle idam edildi.
Aslında Timothy'nin avukatlarının yaptığı başvurular sonuçsuz kaldığından idamın ertelenmesi de beklenmiyordu. İdam gerçekleşti ve bir terörist öbüründen intikamını aldı.
Bir başka deyişle Timothy, terörizmin geriye dönüşü olmayan yoluna girdi ve bu yoldan sağ çıkamadı.
"Terörist Amerika", terörist ABD vatandaşı Timothy McVeigh'ten rövançını almış oldu.
Herhangi bir Amerikan vatandaşının gözüyle baktığımızda olayın gerçekten büyük ve çarpıcı bir boyutu olduğunu görüyoruz.. Hayatında savaş görmemiş, toplu katliamlar yaşamamış ,kafasına paraşütle asker düşmemiş, bomba yağmamış, hatta kendi ülkesine ait savaş uçaklarının Irak'a, eski Yugoslavya'ya ya da başka bir ülkeye bomba yağdırdığından habersiz Amerikan vatandaşlarının terörist bir bombalama sonucu 168 kişinin katledilmesi karşısında aklının başından gitmesini olağandır.
Gerçekte, Oklahoma'daki bombalamayla ilgili olarak tek yanlı bilgilendirme söz konusu olduğundan olayın bazı boyutları atlanmış ya da gözden kaçırılmıştır.
Kabul. Kimden gelirse gelsin ve hangi amaçla yapılırsa yapılsın terörizmin ne savunulacak bir yanı vardır ne de sığınılabilecek en küçük mazereti. Hele, haklı bir dava yürütülüyor olsa dahi masum insanlara yönelik bombalı ya da silahlı bir saldırının hiç mazereti olmaz.
Konuya bu açıdan baktığımızda, Abdullah Öcalan'la, Usame bin Ladin'in, ABD dış politikasıyla ABD vatandaşı Oklahoma bombacısı Timothy McVeigh'in eylemleri arasından zerre kadar fark yoktur.
Daha doğrusu Amerikalı teröristler arasında bir fark vardır. O tek fark, biri kendi kendine "dünya jandarması" deyip oraya buraya askeri müdahalede bulunur ve masum insanları katlederken bunu "yasal" ve "dünyanın selameti için" yalanıyla dünyayı kandırıyor, öteki ise bu büyük terörist karşısında eşitsiz bir düelloda peşinen yenilgiye mahkum oluyor.
Daha başka söyleyelim, Amerika'nın kendinden başka teröriste ne izni vardır ne de tahammülü.
Amerikan yönetimi terörizmin de tekelini elinde tutmaktadır.
Bombalamak gerekirse, sadece o bombalayabilecek, suikast yapmak gerekirse kendi yapacak ya da yaptıracak, terörist bir eylem yapılacaksa mutlaka kendi haberi ve izni olacaktır!
Kendi yaptığı zaman yasaldır, doğrudur ve haklıdır ama başkası yaptığı zaman haksızdır, yanlıştır ve yasadışıdır! Nitekim basında yer almayan bazı güvenilir haberlere göre Timothy, Amerikan yönetiminin dış politikasına duyduğu öfke ve nefretle hareket ettiğini söylemiştir.
Bunları söylerken Timothy'yi haklı bulduğumuz anlamı çıkmamalı. Terör terördür, terörist de teröristtir. Ama, Amerikan savaş uçaklarının da Miloseviç'i bahane ederek masum Sırp halkının ve Saddam Hüseyin'i bahane edip masum Irak halkının başına yağdırdığı bombaları da haklı görmüyoruz. O da devlet terörüdür.
Kaldı ki en büyük terörist Amerika'nın bizzat kendisidir. Amerikan yönetiminin, geri bıraktırılmış ya da ABD politikasının dümen suyunda gitmeyen ülkelerde kullanılmak üzere profesyonel terörist yetiştirdiği bir sır değildir. Amerika'nın çeşitli eyaletlerinde emekli askerlerin, devletin bilgi ve deseteğiyle, "paralı asker" ve "Rambo" yetiştiren sivil kampları olduğunu bizzat Amerikan dergileri yazmaktadır.
Bunlar bir yana, bugün Amerika'nın en büyük endüstrisi olan filimcilik endüstrisi de şiddet ve terör eylemlerini çizgi filmlere kadar sokmuş, bunun bir sonucu olarak da ilkokul çocuklarının elinde tabanca okulda kovboyculuk oynamalarına zemin hazırlamıştır.
Asıl terörist Amerika!
En büyük terörist Amerika!
Ama gel gelelim teröristler düellosunda terörist vatandaş Timothy, terörist Amerikan yönetimine yenik düşmüştür.
Tarih herhalde böyle yazacaktır.