Zeki Erkut|Ana Sayfa


Fikrimin İnce Gülü, 7 Haziran 2001
Zeki Erkut

KEFİLİ KİM OLACAK?

Hükümet bir haftalık iteklemeden sonra nihayet kuruldu. Yeni hükümetin hangi aşamalardan geçip kurdurulduğu hemen herkesin bilgisinde. UBP-TKP hükümetini kim bozduysa, UBP-DP hükümetini de o ya da onlar kurdu. Ancak, bu bozma-kurma işinin kurmaylarından biri olduğu sanılan sayın Denktaş, yeni hükümetin “yeni” kabinesini görür görmez “yeni bir kan gelmesini bekliyordum ama fazla bir yeni kan olmadığı anlaşılıyor” diyerek ilk tepkisini ve ilk hayal kırıklığını ortaya koydu. Arkasından da “yeni hükümetin programının yine ayı ve yıldızları vaat eden laflarla dolu olmamasını temenni ederim” dedi ve aslında bir kez daha hayal kırıklığına uğradı. Çünkü, Denktaş’ın korktuğunun başına geldiğini görüyoruz. Program henüz hazır değil ama yerel gazetelerde çarşaf çarşaf yayınlanan protokol metnine baktığımızda herşeyin “cek-cak”la donatılmış olduğunu görürürz. “Yapılacak, edilecek, cek....cak..

Okuyan da bir hükümetin protokol metni değil Gagavuz alfabesi sanacak.

Bunun daha Türkçesi, bu işin Nasreddin Hoca’nın kar helvasına benzediğidir. Hani Hoca efendi kar helvası yapmış da sormuşlar, “kar helvası nasıl Hoca efendi?” diye.

O da yanıt vermiş: “ Ben yaptım ama vallahi ben de beğenmedim”

Sayın Eroğlu, kurdurulan bu hükümetten daha umutlu. UBP-DP koalisyonunun ülkedeki sorunlara çare olamayacağı yönündeki genel inanca katılmıyor ve “programı görmeden ve hükümetin herhangi bir icraatını izlemeden böyle peşin hükümle konuşmak yanlıştır” diyor.

Doğru. Henüz hükümetin programını okumadık, çünkü hazır değil.

UBP-DP Koalisyon hükümetinin tek bir “icraatını” da görmedik, çünkü yapmadılar. Ama görünen köy kılavuz ister mi?

Değişen ne oldu ki küçük de olsa bir umut kırıntısına sarılalım?

İşadamları Derneği günlerce yırtınıp durdu, “kabinede yeni isimler, yeni yüzler olsun” diye. Onlar da umutlarını “yeni isimlere, yeni yüzlere” bağlamışlardı. Olmadı.

Değişen birşey olmadı. Yirmi yıldır bakanlık yapan, yirmi yıldır toplumumuzun bugünkü sefil duruma gelmesinde rol oynayan politikacılar makam koltuklarını yine aralarında paylaşmışlar. İrsen Küçük, Mehmet Bayram, Salih Coşar, İlkay Kamil, Salih Miroğlu.... Bunların hangisi yeni? Hangisi denenmemiş? Bakanlık yaptıkları dönemde Serdar Denktaş, Ahmet Kaşif ne kadar başarılıydı? Kalıcı hangi icraatın altında imzaları vardır? Dışişleri BakanıTahsin Eroğruloğlu’nu hiç saymamak lazım aslında. Çünkü onun yaptığı Dışıişleri Bakanlığı değil, parti militanlığı. Albayrak mı başarılı olmuştur da yeni kabinede yeniden görev alıyor?

Bu yaklaşımın anlaşılabilir iki yönü vardır. Ya UBP’nin toplum önüne çıkarabileceği başka bir kadrosu yoktur ya da halk nezdinde başarısızlıkları resmen tescil edilmiş bakanlarını değiştirip de bakanlarının ve partisinin başarısızlığını teyit etmek istememektedir.

DP’ye gelince...Mustafa Arabacıoğlu aslında iyi bir tercih, halk nezdinde milletvekilliği takdir edilen biri ama bakalım bu hükümet ortamında ve hele o bakanlık koltuğuna oturunca neler yapacak? Daha doğrusu birşey yapmasına ne kadar izin verilecek? Keşke, toplumun kanayan yarası olan sağlık sorununa ufak dahi olsa bir neşter atabilse...

Evet, hükümet aslında ilk icraatını Bakanlar Kurulu üyelerini saptamakla yaptı. Bu bile hükümet programını beklemeden yargıya varmamıza yeter de artar .

Bu hükümetin başarılı olamayacağı kesindir!Bunu ileri sürmek için ne önyargılı olmak gerekir ne de kahin.

Yıpranmış isimler ve yıpranmış kafa yapıları ile Kıbrıs Türk toplumunun önünde duran ekonoik, sosyal ve politik sorunları aşmak mümkün değildir.

Yıllardır “değişim” diye diye dilimizde tüy bitti. Değişimden yana olmayan, değişim talebi olmayan tek bir kişi, tek bir kurum ya da kuruluş yok gibi. Herkesin değişim talep ettiği ve her alanda değişimin mutlak bir zorunluluk olduğuna inandığı bu koşullarda gerek UBP’nin gerekse DP’nin herkesle alay edercesine yıpranmış isimler ve eskimiş yüzlerle hükümetçiliğe soyunması akıl alır gibi değildir. Ama emin olunuz ki bu hükümet, bırakınız bir önceki hükümeti dahi aratmayı, halkı öyle bir bunalıma sokacaktır ki halk politikaya ve politikacıya sırtını iyice dönecektir.

Evet, görünen köy kılavuz istemez!

Şimdi sormak gerek, bu hükümetin kefili kim ?


Zeki Erkut|Ana Sayfa