Fikrimin İnce Gülü, 11 Temmuz 2001
Zeki Erkut
MANTIK DIŞI BİR YASAK
Devlet ya da “İlgili Makam” yine kudretini gösterdi. Hem yaşları 9-11 arasında olan ilkokul çocuklarına hem de bu seyahatte çocuklara refakat edecek öğretmenlerine.
Bu çocukların ya da öğretmenlerinin suçu neydi ki Ercan havaalanından çıkmalarına yasak getirildi? Üstelik getirilen yasağa herhangi bir gerekçe de gösterilmeden.
Oysa gün boyu, elimizin uzandığı en yüksek makama kadar bir gerekçe var mı diye sorup soruşturduk. Nedense kimse ne yasağı sahiplendi ne de yasağa bir kılıf uydurmaya kalkıştı.
Yasak yasaktır ve devlet eğer yasak koymuşsa, hikmetinden sual edilmez!
Kabaca mantık budur. Daha doğrusu bu, mantıktan yoksundur ve bunun literatürdeki adı “Suriye mantığı”dır.
Gerçi, bizimkilerin yaptıklarını gördükçe Suriye’lilere haksızlık yapıldığını da kabul etmiyor değiliz ama emin olunuz ki tarih yeniden yazılmağa başlandığında “Suriye Mantığı” deyimi yerini “Türk mantığı”na bırakacaktır.
Dünya alem de mantık dışı bir olayla karşı karşıya kaldıklarında dudak büküp “Türk mantığı” deyip kıkır kıkır güleceklerdir.
Anlaşılan istenilen budur.
Evet, ilkokul çocuklarına ve öğretmenlerine yasak niye? Neden yurtdışına çıkışları engellendi?
İçinde “barış” kelimesinin yer aldığı bir etkinliğe katılacakları için mi?
Yoksa bu etkinlik Yunanistan’da yer aldığı için mi katılımcılara yasak getirildi?
Doğrusu olaya Denktaş, Tahsin ya da Hasip gözüyle baktığımızda akla başka birşey gelmiyor. Dedik ya, yasağın bir gerekçesi yok! Varsa bile devlet sırrı gibi gizleniyor.
Oysa açık açık öyle kardeşim, bunun saklısı gizlisi mi olur?
Nasıl ki öğretmenler sendikası, öğrenci aileleri ve öğrenciler uluslararası bu etkinliğe aylardır dobra dobra hazırlanıyorlardı, sen de bir erkeklik göster ve bir mazeret ortaya koy. Mazeret mi yok?
Örneğin, “ Biz çocuklarımızın barışçı etkinliklere katılmalarına karşıyız. Onlara askerriyenin ve sivil savunmanın etkinlikleri yeter de artar bile” deyiver.
Ya da “Yunanistan’da deprem olacağı istihbaratını aldık, çocuklarımızın heba olmasına gönlümüz razı değil” deyiver.
Başka mazeret mi istiyorsunuz?
“Öğretmenler ve öğrencilerin Yunanistan’da Denktaş’ı görüşme masasına oturtma kulisi yapacaklarını işittik””deyiver.
O da mı olmadı? “Bunlar milli davaya ihanet edecekler ve vatanı satacaklar” deyiver. Ya da, “Halkın bağrından kopmuş UHH intifal içinde, sınırsız bir tepki koymalarından korkuyoruz” deyiver.
Madem ki mantık dışı bir yasak üretiyorsunuz bari mantık dışı bir de mazeret uydurun, olsun bitsin.
Şaka bir yana, KTÖS üyesi öğretmenlerle bir avuç ilkokul öğrencisinin 12-19 Temmuz tarihleri arasında Yunanistan’da yer alacak “Çocuklar İçin Uluslararası Barış Olimpiyatları” katılmalarının yasaklanmasının mazereti yoktur ve olamaz da. Kaldı ki Atatürk, çocuklara gün armağan eder ve bunun uluslararası niteliğe dönüşmesine önayak olurken, Türk makamlarının böyle bir yasağa tevessül etmeleri anlaşılır gibi değildir.
Olayın tatsız bir yanı daha vardır aslında.
Bu mantıkdışı yasağı koyan makamlar yarın “23 Nisan Uluslararası Çocuk Günü” münasebetiye Tayvan, Makedon, Bulgar, Rus, İngiliz.. vs makamlarına hangi yüzle davet yollayacaklar ve “çocuklarınızı gönderin” diyecekler.
Karşılarına kapı gibi “Siz yasakçısınız. Siz çocuklarınızı uluslarası barış etkinliklerinden mahrum bırakıyorsunuz” gibi sözler çıkmayacak mı?
Sonra, şu da bir gerçektir ki “23 Nisan”ların ağır yükünü KTÖS çekiyor. Bugüne dek, uluslararasılaşmış 23 Nisan’ların adına yaraşır bir şekilde ve Kıbrıs Türk misafirperverliğine layık biçimde kutlanması için canla başla çaba ortaya koyan öğretmelere yasakçı tavırlar sergilemek suretiyle ayıp edilmiyor mu?
Yurttaşlarınızın seyahat etme özgürlüklerini ellerinden alıyorsunuz. Aylardır bu seyahate hazırlanan çocukların heyecanını söndürüyor, boyunlarını bükük bırakıyorsunuz.
Lüten söyleyin, bu mantıksızlığın gerekçesi ne?