Fikrimin İnce Gülü, 14 Temmuz 2001
Zeki Erkut
HABERLER İLGİNÇ VE KOMİK
Bazı haberler vardır ki arka arka sıralanırsa ortaya hem ilginç hem de komik bir görüntü çıkar. İnanıyoruz ki gerek radyolarda gerekse televizyonlarda haberleri hazırlayan arkadaşlar bile yaptıklarının hangi sonucu doğuracağının farkında değillerdir.
Örneğin bugün yerel bir radyomuzda peş peşe üç haber vardı.
İlk haber, şu meşhur yasakla ilgiliydi. Hani, KTÖS üyesi öğretmenlerle ilkokul öğrencilerinin yurtdışına çıkış yasağı getirilmesi olayı. Haber, önemine binaen “manşet” niteliğiyle uzun uzun anlatıldı ve yasağa duyulan tepkiler dile getirildi.
Haber sıralamasındaki ikinci önemli haber, bir pazarlamacının, merkezi Haspolat’ta olan firması adına tahsil ettiği para ile çekleri hortumlayıp yurtdışına kaçmasına ilişkindi. Hani yurtdışı dediği de Türkiye!
Zaten Kıbrıs Türkünün dışa açılan başka kapısı mı var?
Oradan çıkarsın ya da çıkmazsın. Tek kapı ve o da Türkiye’ye açılıyor.
Kapı dedikse öyle bildik kapılardan değil tabii. Bazan kalbur olur, bazan demirkapı. Artık orası devletin takdiri.
Devlet bazan şirazeyi kaçırır da hırsızı-hırlısı, hortumcusu için kapıyı kalbur, öğretmeni- sendikacısı için de demir yapar.
Tıpkı bugün ya da canı her çektiğinde yaptığı gibi.
Gelelim radyonun üçüncü önemli haberine.
Denktaş, yine birilerine laf yetiştirecek ya, bu sefer de BM Genel Sekreterinin Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvoro de Soto’ya mesaj göndermiş ve demiş ki, “KKTC gerçeğini öğrenmek istiyorsan, gel buraya yerleş ve burada yaşa”!
Detaylara girmesek de olur. Denktaş, ekonomik-demokratik ve sosyal açıdanTürkiye’nin beş, KKTC’nin de otuzbeş kat daha ilerisinde olan bir ülke vatandaşına “gel burada yaşa” diyorsa, başı yine zorda demektir. Neyse bu kendi sorunu!
Biz sadece şunu söyleyebiliriz; Denktaş’ın daveti son derece isabetsiz bir günde söylenmiştir. Öğretmenlerin ve öğrencilerin seyahat özgürlüğünün engellenip yedi düvele “burası açık hava hapishanesidir” mesajı verildiği gün, De Soto’nun Denktaş’ın davetine aldanıp Kıbrıs’a gelip yerleşmesi için aklından zoru olması gerekir.
Adam gelip de bizim gibi burada rehin mi kalsın?
Şimdi anladınız mı peşpeşe sıralanan haberlerin azizliğini?
Planlasanız bundan alasını yapamazdınız.
Öğretmen ve öğrenciye seyahat yasağı konuluyor, ülke dışına çıkışları engelleniyor,
Hırsız ve dolandırıcının elini kolunu sallayarak yurtdışına kaçışına göz yumuluyor,
Sonra da hiçbirşey yokmuş gibi Alvaro de Soto’ya da “gel bu ülkede yaşa” daveti yapılıyor.
Bunların hepsi de ayni gün oluyor.
Adına ister rastlantı deyin, isterseniz olağan şeyler.
Ama birşeylerin doğru gitmediği gün gibi ortada.
Anlaşılan devlet yetkilileri tek bir şeyin dahi doğru gitmediğini anlayıncaya dek, köpeğin önünde saman, eşşeğin önünde de kemik olacaktır.