Fikrimin İnce Gülü, 25 Agustos 2002
Zeki Erkut
RECEP VE RAUF
Recep bey ve Rauf bey, Türk kamuoyunun son günlerde gündemine oturan iki isim.
Recep Tayyip Erdoğan ve Rauf Raif Denktaş.
Recep bey AKP lideri olarak Türkiye'nin gündemine bomba gibi düştü, Rauf bey ise gündemden hiç düşmüyor.
İki liderin ortak yanı var mıdır?
Var.
Recep bey, islami kesimden geliyor, yasaklı olup olmadığı henüz açıklığa kavuşmuş değil ama seçimlere katılacakmış gibi harıl harıl hazırlanıyor. Anketler, AKP lideri Recep'in seçime katılması halinde ipi göğüsleyeceğini işaret ediyor. AKP seçimden birinci parti olarak çıkarsa, Türkiye, Avrupa Birliği hedefinde ciddi bir yara alacak. Çünkü Avrupa Birliği Türkiye'ye "AKP'nin ideolojisi bizim ilkelerimize terstir." diyebilir. Tıpkı Avusturya'nın faşist liderine "kırmızı kart" gösterdiği gibi.
Recep bey bunu bildiğinden takiyye yapıp "Ben laikim. Parti olarak biz modern Türkiye'den yanayız ve Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliğine karşı değiliz" demektedir.
Tabii yerlerse!
Rauf bey, milliyetçiliğin timsalidir. Milliyetçiliğinden kimsenin kuşkusu yoktur ve milliyetçilik onun tekelindedir.
Rauf bey, dışa karşı "Avrupacı"dır ama içte her kürsüye çıktığında ya da karşısında kendisini dinleyecek birini bulduğunda "ilhak ya da entegrasyon" ülküsünden söz etmekte ve bu politikasıyla Türkiye'nin Avrupa Birliği yolundaki ilerleyişinde "barikat" görevi görmektedir. O da tıpkı Recep bey gibi "Avrupa Birliği'nden yanadır" ama tavır ve açıklamalarıyla Kıbrıs Türk toplumunu nezdinde "takiyye" yapmaktadır.
Şimdi bu iki lider kamuoyunun gündemine oturmuştur.
Kamuoyu iki farklı mekanda iki liderden açıklama beklemektedir.
Türk kamuoyu Recep beyin 3 çocuğunun onbinlerce dolar tutan yüksek öğreniminin kim veya kimler tarafından finanse edildiğini sormaktadır.
Dile kolay, İngiltere ve Amerika'da üniversite öğrenimi gören 3 çocuk ve onbinlerce dolar tutarında yıllık bir masraf!
Recep bey kem-küm ediyor ve "işadamı bir arkadaş"tan söz ediyor.
O işadamı arkadaş kim, bu parayı hangi menfaat karşılığı veriyor? Aralarında ne gibi "al gülüm-ver gülüm" ilişkisi var?
Kamuoyu soruyor ve "etik" bir değer taşıyan bu konunun açıklığa kavuşmasını istiyor. Malum, Avrupai değerlerde "etik" sorunu temeldir ve son derece önemlidir. Madem ki yolunuz Avrupa Birliği yoludur, Avrupa'nın temel saydığı bir ilkeyi hayata geçirin de kendinizi kanıtlayın, şeffaf olun, değil mi ama?
İngiltere Başbakanı Blair çocuklarına "özel ders" aldırdığı zaman az mı eleştirilmişti? Fransa'da sosyalist lider bu "etik" nedenle tabancasını şakağına dayayıp intihar etmemiş miydi? Ya da Türk kökenli bir Alman Milletvekili, tefeciden düşük faiz karşılığı borç aldığı için istifa ettirilmemiş miydi?
Demek ki "etik" sorunu politikada önemlidir ve seçmenlerin politikacılara inanmaları için politikacının sütten çıkmış kaşık gibi "ak" olması lazımdır. Ak sütten çıkan kaşık kara ise politikacı "siyasi intihar" etmiş sayılmaktadır. Ya istifa eder ya da tabancayı şakağına dayayıp intihar eder!
Avrupai anlayış budur. Benimsemek ya da eleştirmek ayrı konu.
Rauf bey için gündeme bomba gibi düşen iddia, Recep beye yöneltilen ithamların çok daha ötesinde ve çok daha ciddi.
Rauf bey, 1963 yılında toplumlararası çatışmalar başlarken, yani toplumun önemli bir kısmı av tüfekleriyle mevzilere koşar, öteki önemli bir kısmı göçmen durumuna düşerken meğerse O, Rum toplumu lideri Glafkos Klerides'e ailesini Ankara'ya kaçırması için ricada bulunmuş . Klerides ise bunu kabul etmiş ve Denktaş ailesini toplumlararası çatışma ortamından uzaklaştırmış.
Rauf beye yöneltilen iddia bu.
Klerides bunu "İfadem" isimli kitabında yazdı. Son günlerde gündeme geldiği için "Evet, doğrudur, Denktaş ailesini kendi arabamla aldım ve havaalanına götürdüm" şeklinde haberi ve dolayısıyla iddiaları doğrulamıştır.
Rauf bey milliyetçidir. Milliyetçiliğe toz kondurmaz. Ona göre kendisi ve etrafındaki bir avuç insan dışında herkes "Rum işbirlikçisi", "Rum ajanı" ve "Rumdan para alan hainlerdir".
Haşa! Rauf bey hain değildir, milliyetçiliğinden kimsenin kuşkusu da yoktur. Hatta, varsın kendisi ve dar çevresi dışında herkes "Rum işbirlikçisi" ve "Rumdan para alan hainler" olsun. Ama ne olur, herkese her fırsatta laf yetiştirmeyi bir "görev" sayan Rauf bey kamuoyunun daveti üzerine bir açıklama yapsın.
İddialar doğru mu? EOKA'cı Klerides'ten ailesini yurtdışına kaçırmak işin yardım istedi mi? Klerides "İfadem" isimli kitabında yazdığı ve önceki gün yinelediği gibi bu ricanızı yerine getirdi mi?
Etik değerler bunu zorluyor. Sıradan bir vatandaşı anlarız ama toplumu temsil eden ve toplumun gözü önünde olan politikacıların açıklama yapmaması diye birşey olmaz. Olmamalı.
Recep bey orada, Rauf bey burada, halklarına açıklama borçludurlar.