Fikrimin İnce Gülü, 28 Ağustos 2004 Zeki Erkut | ||
AGIOS MAMAS KİLİSESİ BOMBALANDI Omorfo'daki 16.ncı yüzyüzyıla ait ikon müzesi, Ayios Mamas klisesi dün malum odaklar tarafından bombalandı.Ayios Mamas klisesi, gerek Bizans ve gotik mimarisiyle gerekse Hristiyan aleminin değer verdiği manevi şahsiyeti açısından önemli bir yapıttı. Ama dün TNT tipi bomba kullanılmak suretiyle bombalandı. Klise, molotof kokteyli kullanılmak suretiyle yakılmak da istendi. Malum odaklar ya da terörist saldırganlar hızlarını ve öfkelerini bununla da alamamış olmalılar ki duvarlara çirkin yazılar da yazdılar. Neden? Terörün kuşkusuz ideolojisi yoktur diyebiliriz ama mantığı için ayni şeyi söyleyemeyiz. Çünkü terör kaynaklı eylemlerde tahrip etmek, korkutma, kontrolsüz ve gözü-kara cana kıyma amacı vardır. Tıpkı Ayios Mamas klisesine yapılan gibi. Aslında böyle bir saldırının yapılmayacağını ummak saflık olurdu. Günlerdir, Kıbrıslırum toplumunun burada Türk yönetiminin verdiği izinle ayin yapacağı ve buna yine malum odakların karşı çıkarak yandaşlarına sinyal verdiği görülmüştür. Adamlar açıkça burada ayin yapılmaması için her türlü yola başvurulması gerektiğini söylediler ve yandaşlarını buna karşı hareket etmeye zorladılar. Açın malum çevrelerin borazanlığını yapan gazeteleri ve son bir haftanın yayınlarını okuyun.,! Ne kadar açık, ne kadar ne! Yöre halkı "biz bu ayine karşı değiliz" diye altını çize çize görüş belirtirken sande bir avuç barış karşıtı güruh buna karşı çıkıyordu. Sonuçta, bu menfur olay çanlarını çala çala bir gecenin karanlığında yapacağını yaptı. İnsanlığa mal olmuş bu tarihi ve kültürel mirası acımasızca vurdu, kırdı, yaktı! Şimdi yorumların bini bir para! Kime anlatacağız içine düşürüldüğümüz rezilliği ve utancı? Kim anlayacak Kıbrıslıtürk toplumunun iki toplumun barış içinde yaşayabileceğine olan kararlılığını ve inancını? Saldırı geliyorum diyor ve biz herhangi bir önlem alamıyoruz. Olacak şey değil bu. Bu utancın ne mazereti olur ne de özürü. Eğer Kıbrıs'ın yeniden birleşmesi için referandumda %65 oranında "evet" oyu kullanan insanlarımız bir avuç baldırı-çıplak terörist bozuntusuna teslim oluyorsa, yuh olsun bize! Evet, bu menfur saldırı sadece kültürel-tarihsel mirasa yapılan bir saldırı değildir. Çan sesine tahammülsüz de değildir. Hele Kıbrıslıtürk toplumunun bir Hristiyan ayininden rahatsız olacağı da söz konusu değildir. Kıbrıslıtürk toplumun bunları çoktan aşmış 21.nci yüzyıla yaraşır bir olgunluğa ve hoşgörüye sahiptir. O nedenle malum odaklarını son bir haftadır iddia ettikleri gibi "halk infial içindedir, halk tahrik edilmektedir" yaklaşımları tamamen yalan ve hayal ürünüdür. Kıbrıslıtürkler ve Omorfo halkı, Kıbrıslırumların Ayios Mamas Klisesi'nde yapacağı ayin günlerinde konukseverlerliğini en ileri boyutta göstermek için hazırlığını yapmıştı. Ama Ayios Mamas Klisesi malum odakların menfur emellerine hedef oldu. Bu saldırının asıl amacı iki toplumun yeniden yakınlaşmasının önüne geçmek, ellerinden gelirse sınır kapılarını kapatmak ve bizi yeniden birbirimize düşman yapmaktır. Bu arada Kıbrıslıtürk toplumunun 24 Nisan referandum sonrası dünya arenasında elde ettiği sempatiyi sıfırlamak ve belki de Türkiye'nin AB yolunu tıkamak da bu odaklarının emelleri arasındadır. Ancak bu olay bize, bir kez daha nasıl bir ortamda yaşamakta olduğumuzu da sorgulama fırsatı vermiştir. Defalarca ve aklıbaşında her insanın belirtildiği gibi Kıbrıs'ta sınırlı-özürlü-göreceli bir demokrasi vardır. Seçimmiş, meclismiş, çıkarılan yasalarmış, bunlar hep perdenin önünde görülenler. Herkes bunlara bakıp "ne güzel demokrasiniz var" diyor" Hangi demokrasi? Hani güzellik? Sokak ortasında gazeteci katlediliyor, katiller bulunmuyor. Başbakanların evleri bombalanıyor, failleri bulunmuyor. Kime ait olduğu arabanın bagajında bir köyü havaya uçuracak kadar TNT ve diğer patlayıcılar bulunuyor, olay sümen altı yapılıyor. Parti binaları, gazeteler ve basımevleri defalarca bombalanıyor, hala sonuç alınmıyor. Ve polis karakolu ile askeri kışlalarının 200 metre yakınındaki Ayios Mamas klisesi bombalanıyor, bundan da bir sonuç çıkmayacağını peşinene iddia edebiliyoruz. Bu mu demokrasi? Can ve mal güvencesinin olmadığı, havai fişenklerin yasaklanıp TNT kullanmanın serbest bırakıldığı bir ülkede demokrasiden nasıl söz edilebilir? Ancak bunları yaparken softa şaşırtması yapıp hedef olarak CTP'yi göstemek ve bakanlarını istifaya çağırmak da yanlıştır. CTP'li hükümetin yanlışları, eksiklikleri ve zaafiyetleri yok değildir ama bilinmesi gerekir ki malum odakların menfur emellerine tam anlamıyla ulaşmaları önünde sübap görevi yapan da yine CTP ve demokrasi güçleridir. Ama asıl sorgulanması gereken CTP'nin de gücünün yetmediği güçler ve koşullardır. Asıl bunları teşhir edip sorgulamak gerekir. Şimdi yapılması gereken bu halkın -Kıbrıslıtürklerin ve Rumların- yeniden yakınlaşmanın önüne kimsenin ve hiçbirşeyin geçemeyeceğini bir kez daha kanıtlamak için Omorfo'da yapılacak ayine tüm gücümüzle destek olmaktır. 1 Eylül Dünya Barış Günü kutlamasının Omorfo'ya alınması da bu yolda atılan bir adımdır. İsabetli bir karardır ve barış ve yeniden bütünleşmek adına sahip çıkmamız ve sesimizi yükseltmemiz gerekmektedir. Meydanı bir avuç çapulcuya, ayak takımına ve terörist bozuntularına bırakmayalım. copyleft (c) 2001-04 hamamboculeri.org
| ||