Fikrimin İnce Gülü, 31 Ağustos 2004 Zeki Erkut | ||
BASINA ZORLUK Eğer yarın, öbür gün bir hükümet yetkilisi çıkar da "böyle bir uygulamadan haberim yok" ya da "konu yanlış anlaşılmıştır" şeklinde düzeltme yapmazsa basının işi zor. Çünkü, bundan böyle basın mensuplarının Kermiya sınır (çile desek daha doğru olur) kapısından izinsiz görüntü alması resmen yasaklanmıştır.Gerekçe olarak da Kermiya çile kapısının birinci derecede askeri bölge olması gösterildi. Kermiya çile kapısı öteden beri sorunlu. Güneyle Kuzey arasında gerek yaya gerekse araç trafiğine açık sınır kapısı oldukça sınırlı sayıda olduğu ve toplum liderlerinin daha fazla kapı açılmasında ayak sürüdüğü için geçiş kapıları oldukça sıkıntılı günler geçiriyor. Sıkıntı, özellikle kuzeyden güneye geçişlerde ve daha fazla Kermiya çile kapısında yaşanıyor. Çünkü Lefkoşa, Güzelyurt ve Girne halkının araçlı geçişlerde kullanmayı tercih ettiği yer burasıdır. Araç sigortaları da burada çıkarıldığı için yoğunluk bir o kadar daha artmaktadır. Şimdi turist taşıyan otobüslerle ticari araçlar da buradan geçiş yapıyor. Tatil günleri ve hafta sonları kilometrelerce uzunlukta araç kuyrukları oluşuyor. Bazı araç sürücleri sabırla sırasının gelmesini beklerken bazıları açıkgözlük yapıp öne geçmeye çalışıyor. Böyle olunca da ortaya nahoş olaylar çıkıyor. Kilometrelerce uzayan Türk-Rum araç kuyrukları. Bunların vize işlemlerini yapmakla görevlendirilen 1-2 Türk polisi.. Zaman zaman çıkan nahoş olaylar.. Yazın sıcağı ve kışın yağmuru... Çocuklar, yaşlılar ve hastalar.. Ve her türlü tepkiye, ricaya, yalvarmaya karşın yeni geçiş kapıları açmayan yöneticiler. Bunların bir gazeteci için haber niteliği yok mudur? Ayni görüntüler Türkiye'nin Kapıkule ya da Nusaybin sınır kapılarında da yaşanıyor ve biz bunları televizyon haberlerinde ya da gazetelerde görüyoruz. İş Kıbrıs'a gelince basına yasak! Neymiş efendim, Kermiya çile kapısı birinci derecede askeri bölgeymiş ve görüntü alınması, birinci derecede askeri bölgenin sınır güvenliğini tehlikeye sokuyormuş! Sanki bunca zamandır alınan görüntüler az ya da çok sınır güvenliğini tehlikeye sokmuş, "düşmana bilgi sızdırmış"! Bu anlayışa göre Kuzey Kıbrıs'ın hiçbir yerinden görüntü almamamız gerekir. Çünkü sınırlardan başlamak üzere her yer numaralandırılmış olarak askeri bölge sayılmaktadır. Birinci derecede askeri bölge... İkinci derecede askeri bölge... Üçüncü derecede askeri bölge... Biz konulara askeri anlayışla bakmadığımız için Kermiya çile kapısının yerel yönetim ya da askeri çevreler tarafından ne önem taşıdığını doğal olarak bilemiyoruz. Bildiğimiz tek şey, her gün binlerce kişinin geçiş yaptığı bir sınır kapısında insanlara çile çektirmenin yanlış olduğudur. Eğer burada aksayan bir şey varsa ve insanlar saatlerce Türk vizesi için beklemek zorunda bırakılıyorlarsa bunun elbette hem insani hem de bir haber değeri vardır. Haber değeri olduğu için de buna yasak getirmek ya da sınırlama koymak yanlıştır görüşündeyiz. Doğrusu, basına sınırlama ya da yasak getirmek değildir. Doğrusu, tedbir alıp bu çileye bir an önce son vermektir. Ama, " Bu görüntüler 24 Nisan'da referanduma "evet" diyen Türk tarafının imajını zedeler, o nedenle görüntü alınmasın"! denilebilir. Bu takdirde biz de deriz ki, bu rezilliği gizlemek suretiyle dünyayı aldatmaya çalışmak rezilliğin daniskası olur. Birşey varsa, vardır. Bunu görmezden gelmek ya da gizlemek, kime, ne yarar sağlar? Yapılacak olan açıktır. Daha fazla sınır kapısının açılması ve bu vize uygulanmasına son verilmesi! Devletin, devlet olduğunu vatandaşlarına çile çektirmek suretiyle kabul ettirmesi artık çağ dışıdır. copyleft (c) 2001-04 hamamboculeri.org
| ||