Fikrimin İnce Gülü, 29 Ekim 2003 Zeki Erkut | ||
KIBRIS'I KAYBETMEK Mİ? Gazeteci Mehmet Ali Birand Milliyet'te yayınlanan bugünkü yazısında günleri sayıyor ve "Kıbrıs'ı kaybetmemize 6 ay kaldı" diyor.Sonra da Kıbrıslırum yönetiminin Kıbrıs Cumhuriyeti adı altında ve tüm Kıbrıs'ı temsilen AB'ne girmesinden sonra nelerin olup biteceğini sıralıyor. Aslında Birand'ın her söylediği gerçekleri yansıtıyor. Bunca zamandır gidişattan endişe duyan hemen herkesin söyleyip yazdıklarıyla Mehmet Ali Birand'ın söyledikleri kelimesi kelimesine örtüşüyor. 1 Mayıs'tan sonra TC'nin Kıbrıs'ta işgalci konuma düşeceği... AB üyesi olmuş Kıbrıs Cumhuriyeti'nin elinde TC'nin AB üyeliğini veto etme kozu bulunacağı.. Adaya taşınan nüfusun geri dönmek zorunda bırakılacağı.. Rumların 1974'te terketmek zorunda kaldıkları mülke yeniden sahip olacakları.. Türkiye'nin iç ve dış baskılara maruz kalacağı.. Evet, bu gerçekler neredeyse kelimesi kelimesine aylardır söylenip duruyor. Kopenhag Zirvesi öncesinde söylendi, dinleyen olmadı. Lahey öncesi yinelendi, dinleyen olmadı. Kıbrıslırum yönetimi Atina'da AB'ye başvuru imzası atarken söylendi, dinleyen olmadı. Hatta "Aralıklar, Nisanlar çok, her senenin bir Aralık bir de Nisan ayı vardır"diyerek akıllarınca dalga geçtiler. Şimdi trenin son vagonu perondan geçmek üzere. Ya atlar yoluna devam edersin ya da arkasından mendil sallarsın. Başka tren yok! Mehmet Ali Birand işte bu noktada can alıcı sözlerini söylüyor: "Bunları yetkililer de biliyor ama sizlerden gizliyor" diyor. Katılırız. Biliyorlar ama söylemiyorlar. Gerek TC yetkilileri gerekse Denktaş ile diğer statükocular bunları bilmiyor mu? B.M'nin, ABD'nin, İngiltere'nin ve AB'nin tavır ve açıklamalarından bunu anlayamıyorlar mı? Kuşkusuz anlıyorlardır ama Kıbrıs'ta iki toplumun uzlaşıp barış içinde yaşamak istemeleri işlerine gelmiyordur. Kıbrıs'ın, inandırıcı bir şekilde tanımlayamadıkları "stratejik öneminden" söz ediyorlar. Sanki Kıbrıslıtürkleri çok seviyorlar ya da çıkarlarını çok gözetiyorlarmış gibi "aman Kıbrıs'ta tek Türk bırakmayacaklar" vehameti yaymaya çalışıyorlar. "Devlet, egemenlik ve bayrak" elden gidecek diye yaygara koparıyorlar. Arada bir Kıbrıslıtürkleri aşağılayan aşağılık yazar ve çizerler de bu kervana katılıp ahkam kesiyorlar. Hepsinin ortak korkusu "Aman Kıbrıs elden gidiyor"dur.! Oysa, örneğin AB, Türkiye'ye müzakere tarihi verse, kalıbımızı basarız ki ne Denktaş'ın gözünün yaşına bakarlar ne de stratejik önemini ön plana çıkarırlar. Bu da bize bütün meselenin ne Annan Planı olduğu, ne adanın stratejik konumun önem taşıdığı ne şu ne bu olduğunu gösterir. Kıbrıslıtürk toplumu bu adada rehindir! AB, Türkiye'ye 1 Mayıs 2004 tarihinden önce müzakere tarihi versin, sorun hemen çözümlenir. Hem de Annan Planı'nın tek kelimesi değiştirilmeden, devlet elden gidiyormuş, egemenlik yokmuş gibi konular telaffuz edilmeden. Ama AB bunu yapmayacağını, TC'nin Kıbrıs'ta daha ileri adım atmasını beklediklerini defalarca söylemiştir. Önce Kıbrıs, sonra ev ödevleri, sonra müzakere tarihi! O nedenle TC'nin Kıbrıs'ı koz olarak kullanıp "verin müzakere tarihini, ben de karşılığında adım atayım" lüksü yoktur. Sorun aslında bu noktada kilitlenmiştir, yoksa Annan Planın'da değil. Tabii, Annan Planı temelinde ve 1 Mayıs, 2004 tarihine kadar çözüm olursa bundan en fazla Türkiye yararlanacaktır. Kıbrıslıtürkler değili. Plan müzakere edilip imzalanmazsa nelerin olacağını Mehmet Ali Birand yazdı. Birand'ın yazısında katılmadığımız tek bir nokta var. O da, çözüm olmazsa Kıbrıslıtürklerin adayı terkedeceği v.s. İşte bu noktaya katılmıyoruz. Kıbrıslıtürkler daha şimdiden kendilerini koşullara adapte etmişlerdir. Bugün Güney'de çalışan yaklaşık 12 bin işçi, okullarında okuyan onlarca öğrenci ve devlet dairelerinde iş alan bir o kadar daha insanımız vardır. Bunların arkası gelecektir. İnsanlarımız 1 Mayıs'a kadar bekleyip bundan sonra yeni koşullara ayak uydurmaya çalışacaklardır. Azınlık olarak mı Kıbrıs Cumhuriyeti'nin eşit yurttaşı mı? İş, aş ve daha belirgin bir gelecek için alınteri döken insanlar için bunların önemi kalacak mı acaba? Ha, adayı terkedecek olanlar yok mudur? "Denktaş nereye biz oraya" diyenler herhalde. O nedenle Birand'ın "Kıbrıs'ı kaybetmemize 6 ay kaldı" demesini farklı şekilde algılamak isteriz. Altı ay sonra kaybedecek olan Türkiye ise, doğru bir teşhistir. Ama Kıbrıslıtürk kaybetmeyecektir. copyleft (c) 2001-03 hamamboculeri.org
| ||