H. Irkad Baris Icin, 25 Subat 2003
Huseyin Irkad
MAFYA KADAR OLAMADIK
Kıbrıs Türk Toplumunun geniş hoşgörüsünün , ve de her konuyu zamana bırakma eğiliminin Ahmet An konusu AİHM de sonuçlanınca bize nelere mal olduğu ve olacağı gerçeği ile bir kez daha karşımıza çıktı.Yaşamakta olduğumuz açmazlardan nasıl kurtulacağmızın bir de yasal yolu olduğunu gördük. Ama bu yolu nasıl izleyeceğimizİ bilememenin acısıyla da kıranmağa ve çare aramağa başladık.Öyle bir noktaya geldik ve gördük ki bu toplumun eriyip bu toprkalardan ilelebet kaybolmaması için baş vurmamız gereken bir yasal yol vardır ve de bir AİHM vardır.Ama bir baktık ki bu yolu nasıl kullanacağımızı bilemiyoruz. Ancak yaşamsal bir evre olan hak aramanın ne biçimde yapılacağını bilememnin, bilgisizliğin elimizi ayağımızı bağladığını da görüyor ve denize düşen bir insan gibi yılan da olsa sarılabilecek birisini arıyoruz, yol soruyoruz ne yapmalıyız diye araştırıyoruz.Ne denli yetersiz olduğumuzu görünce de ayaklarımız dolanıyor ve çaresiz kalamanın burukluğu içinde eziliyoruz .ARZU HALCİ ARIYORUZ Bir delekçenin nasıl yazılacağını, halimizi ve istediklerimizi hukuksal bir çerçeve ve yapı içinde nasıl ortaya koyacağımızı bilmiyoruz. Yani kendimize bir arzu halci arar duruma düştük İster Türkçe olsun ister İngilizce olsun kaçımız bu güne kadar, hade diğer güncel konuları bir yana bırakalım, resmi bir makama bir dilekçe ile başvurduk . Kaç kez kaçımız ehliyet alırken bile nasıl açmazlar karşısında bir bilen aradık bize yol gösterecek birinin yardımına sığındık MAFYA KADAR DA OLAMADIK . Açıkçası bir Mafya örgütü kadar da olamadık. Onlar yasa dışı işlerine yasal kılıf bulmak için devamlı avukatlarla çalışıyorlar. Ama biz böylesine haklı olduğumuz bir konumda hangi avukatı bulacağımızı,hangi hukukçunun bu konuda bize fikir verebileceğini öğrenemedik ve şu anda da bizi yönlendireck birisini bulamamanın acizliği içinde kıvranıyoruz Doğrudan methaldar olan kişi ve kuruluşlar;varmış olduğumuz noktada faklı beklentiler içindedirler veya korkunun pençesinde susmayı yeğlemektedirler, ama sustukçada sıranın hepimize geldiğini görmekteyiz. Uzun lafın kısası bizlere bu konuda yol gösterecek danışacak kişileri bulmalıyız. Bizleri dinleyecek yaşadığımız ortamın insan haklarına ne denli aykırı olduğunu yazıya dökecek; gelişmeleri nasıl takip edeceğimizi bize söyliyecek, burada dava açılması gerekiyorsa hukuki işlemleri yapıp mahkemeye başvuracak birilerine ihtiyacımız var. Bu konuda yetişmiş uzman gençlerimiz ve akademisyenlerin olduğuna inanıyorum.Gerekirse emeklerini ödiyelim diyorum. Görünüyorki hak arama konusunda da çok geride kalmışız.Haklarımızn ne olduğunu bile hala daha öğrenemedik.İyi ile kötüyü fark edemiyecek kadar kör kaldık.Kabahat bizde mi yoksa davamızı savunmak için seçtiğimiz Avukatta mı diye de düşünmekten kendimi alamıyorum Ihanetine mi uğradık. Bir çoklarımız onu da bilmiyor. Ahmet An sağ olsun gözümüzü açtı. Gözlerimiz yeniden çapaklanmadan harekete geçelim diyorum Hüseyin Irkad 25 Şubat 2003