H. Irkad Baris Icin, 22 Nisan 2003
Huseyin Irkad
GİDECEĞİMİZ KÖYÜN MİNARELERİ
6 Nisan da geçti ve onunla bereber adı ve tadı damaklarımızda kalacak olan
Annan planı da tarihte yerini almak üzere raflara kaldırıldı..
Annan planı Denktaş ve şürekası tarafından katledildi.
Adı tüm belgelerden silindi.
Hatta Saraydan selası okundu . Eroğlu iktidarı tarafından ölüm belgesi
hazırlandı.
KKTC meclisi patlayan bir yanardağın lavları arasında toz duman içinde
kalarak son günlerine geldi.
1964 sonrası kurulan adı, geçici Türk yönetimi, daha sonra otonom Türk
yönetimi olmasının ardından, Türkiyenin müdahalesi sonrası kurulan Türk
Federe Devleti ve daha sonra da anlı şanlı bayrağın gögesinde hayata
geçirilen KKTC denilen ve yalnız Türkiye tarafından tanınan korsan devlet de
ortadan kalkmış bulunuyor. Allah onun da taksiratını affeyle mi dersiniz
yoksa hala daha musalla taşında duran meftanın cenaze namızında imamın
sorduğu o meşhur soruya:
"Rahmetliyi nasıl tanırdınız."
Bizlere bunca acılar çektiren, hayatımızı karartan birisinin ölüsünün
kaldırılmasını önlemek için
"Kötü birisiydı" der
Gömülmesini angellermiydiniz
Yoksa cesedi üzerinde tıbbi denemeler yapılması için bir üniversitenin Tıb
fakültesine verilmesini mi isterdiniz.
Ama tüm bunlar dün alınan bakanlar kurulu kararıının yarttığı sonuçları
ortadan kaldırmıyacaktır
BUNLAR NEDIR
Bu bakanlar kurulu oturuyor bizi yakından ilgilendiren bir dizi karar alıyor
ama ne halka ne muhalefete HOŞT köpek demiyor. Bize bir şey söylemeden
otuluyor ve kurtuluş fermanı mı idam fermanı mı şu anda adını pek açıklıkla
koyamıyacağımız despotik bir karar alıyor.
Yeşil Hat üzerindeki kapıları açtık.Artık isteyen kimlik kartını göstererek
Rum tarafına gidip gelebilecek. Yani bu iş bu kadar kolaymış ama ne hikmetse
bu bugüne kadar yapılmamış hatta hatta bunu dile getirenler vatan haini ilan
edilmiş.
Halka alın başınızda parçalayınız dercesine :
İşte bizim yapabileceğimiz ancak bu kadar böyle bir karar alıyorlar.
Kararı hükm-ü karakuşi örneği yarım ağızla bir açıklama ie halka
duyuruyorlar Bu halkın bundan sonraki temsiliyeti;Adadaki pozisyonu,
1960 anayasasına göre var olan ama Denktaşın devamlı inkar ettiği hakları
nasıl savunabileceğini bilmiyoruz. Ya bu süre içinde vatan haini ilan ederek işlerinden ettikleri veya mahkeme salonlarında sürüm sürüm süründürkleri insanlar ne olacaklardır; O da belli değil. Yani bu kişiler affedilmişler mi yoksa haklarını aramak için AIHK mahkemelerine mi gidecekler. Anlıyacağınız arkalarında bir yığın pislik varken bu halk onları bırakmıyacaktır.
Gerekirse Sar Önünde Dikili Taşın altında bir halk mahkemesi kuraack ve
onları yargılayacağız.
Yerine behemahal getirilmesi gereken bir gerçek var.
Denktaş ve Eroğlunu süratle uzaklaştırmak bu toplumun işlrine burunlarını
sokmalarını önlemek.
Yoksa Denktaş bir kırk sene daha yine bir arpa boyu yer gitmez.
Olanlar bize oldu
Hiç olmadı bundan sonra olacakların dizginleri bizim elimizde olsun.
Seçimleri beklemeden hemen bugünden harekete geçelim.
Zira ayların haftaların değil günlerin çok önemi var.
1960 anayasası baz mı alınacak . Annan'a haber verilerek "gel o senin
planını da kullanmamıza yardımcı ol" mu denilecek
Yoksa artık Denktaşın Kıbrıs Cumhuriyetine hediye ettiği Avrupalılık
kimliğnin verdiği temsiliyet hakkını kabullenip onların diyeceklerine,
önerilerine boyun mu iğeceğiz.
Bu halk hemen var olan haklarını savunmalı hatta bu hakları daha da ileriye
götürmenin yollarını aramalıdır.
Denktaş ve Eroğlu ne yapmalı?
Türkiyeden sığınma hakkı mı isterler İstesinler. Ama artık bu halkın
üzerinden kirli ellerini çeksinlerSn Denktaş'a Yılan adasında artık kalamıyacağını duyuralım.
Kıbrıs'ta kalmak isterse papazlar sanırım ona geriye kalan ömrünü geçirmesi
için Cikko Manastırında bir hücreyi seve seve verirler.Ne de olmasa hep
onlar için çalışmıştır. Bu kadarcık bir şeyi ondan inkar etmezler.