Baflılara İthaf: Benim Güzel Kasabam
Ne oldu sana
Neler yapmışlar sana böyle
Ben seni böyle bırakmamıştım
Yayılmışsın saçılmışsın
Daracık mini etek misali yolların
Bir genç kız gibi
Tombul tombul olmuş meydanda kalan kalçaların
Bırakıp giderken seni
Gökyüzüne açılan pembe yanakların
Yükselen binaların gölgesinde kararamış
Akıp giden unutkanlığında yılların
Içimdeki Kasabayı
Ayıp değil
Göremedim bulamadım
Yürüdüm yollarında şaşkın şakın
Görmek istedim seni
Kirpklerin derinliklerinde her bakışın
Bir kızın güzeliğine takıldım bazan
Saçları uzun ve sarışın
Veremedi bana yılların ötesindeki tadı
Gerisindeydik çoktan savaşın
Kral mezarlaında her taşın
Keskin uçlarında
Kıbrıslılığımı aradım
Yüksek binaların sakladığı uzayda
Tadı da değişmiş sanki barışın
Sonra buldum seni Güzel Kasabam
Bir bardak şarabın sarhoşluğunda
Yüreğimi kabartan Denizinin dalagasında
Güzel Kasabam tatlı kasabam benim
Endamını sallada da geç gözümün önünden
Ne olur değmesın sana yeniden
Soğuk eli savaşın
GİDEBİLSEM
Gitsem yeniden köyüme,
Tozlu taşlı yolun ucunda
Asmanın altında kahvehane
Bir sade, bir metriyo, bir lokum
Paylaşabilsem yeniden sevgiyi
Diyebilsem Kıbrıs benim Vatanım
Gidebilsem yeniden dumanlı dağlarıma
Yokuşlu inişli yolun ucunda
Bir serin gölge, bir çam
Bülbülün yanık sesi
Paylaşabilsem doğayı
Diyebilsem Kıbrıs benim vatanım
Gitsem yeniden o çeşmeye
Taşlı tepenin yamacında
Bir yudum bir içim su
Bir dilim hellimle ekmek
Paylaşabilsem her rızkı
Diyebilsem kıbrıs benim vatanım
Gitsem yeniden eski günlere
Bir yortu bir bayram
Çörekler pilavunlar
Kalon paska iyi bayramlar
Paylaşabilsem ellerdeki sıcaklığı
Diyebilsem Kıbrıs benim vatanım