Yeni Çağ Gazetesi'nde Bu Hafta Çıkan Yazısı, 23 Mayıs 2003 Kemal Aktunç | ||
“ŞOK” GELİŞMELER TC ve KKTC yetkililerine bakarsanız, bugünlerde dünyayı şok eden kararlar alıyorlar.Kaldı ki şok olacak birşey yok. Songünlerde olanların hepsi bekleniyordu. Ve bundan sonra daha çok “şok” kararlar alınacak. Olanların tümü Kıbrıs’ın AB üyesi olmasından dolayıdır. Türk tarafı Kıbrıs’ta insanların seyahat özgürlüğü önündeki engelleri kısmen kaldırmış. Ya da Kıbrıslı Rumların Türkiye’ye girmesinde vizeyi kaldırmış. Ve sanki karşı tarafa bir jest yapmış gibi görünmeye çalışıyor. Oysa olanlar, uluslararası hukukun gerektirdiği zorunluluklardır. Kıbrıs adasının tümü AB toprağıdır, ve bu topraklar üzerinde seyahat özgürlüğünü engelleyenler AB hukukuna göre suç işlemiş olurlar. Üstelik bu engellemeyi yapan, Türkiye gibi AB üyeliğine aday olan bir ülke olursa, üyelik görüşmeleri için alacağı tarihi daha çok bekler. Yine, AB adayı bir ülke, AB ülkelerinin yurttaşlarına vize uygulayamaz. Göreceksiniz, önümüzdeki aylarda, en azından yıl sonuna kadar, daha çok kararlar alınacak. Kendi kendilerini tatmin için, örneğin ada içinde Rumlardan pasaport isteme gibi saçma uygulamalardan da vazgeçecekler. Sayın Denktaş, son birkaç aydır daha önce söylediklerini yalanlar pozisyonundadır. Bir başka ifadeyle, her gün daha önce tükürdüklerini yalamaktadır. Daha önce Kıbrıs Cumhuriyeti Pasaportu alanlar suçlanırken, şimdi aynı pasaportun Kıbrıslı Türklerin hakkı olduğunu söylüyor. Daha önce aramıza tek bir Rumun girmesini istemezken, şimdi Türklerle Rumların kaynaşmasını normal karşılıyor. Daha kısa bir süre önce “sınırlarımızı delik deşik edemeyiz” derken şimdi Yeşilırmak’tan Mağusa’ya kadar bir sürü geçiş kapısı açılmasına karşı çıkamıyor. Evet, dediğimiz gibi, “bizimkilerin” kendi insiyatifleriyle yaptıkları birşey yok. Tüm yapılanlar Kıbrıs’ın AB üyeliğiyle beraber gündeme gelen zorunluluklardır. Ve bunun yanında Kıbrıs Türk Toplumunun Çözüm ve Barış için gösterdiği kararlılığın sonucudur da. Halkın kararlılığı sürdükçe, Kuzey Kıbrıs’taki demokratik hak ve özgürlükler önündeki tüm engeller kalkacaktır. Bunun yanında sorunun çözümü, önümüzdeki kısa dönemde mutlaka gerçekleşecektir. Türkiye, Kıbrıs sorununun BM’nin öngördüğü çerçevede çözülmesi ve Yunanistan’la olan diğer sorunlarını çözmek için 2004 yılına kadar mutlaka girişim yapmak zorundadır. Statükonun sürmesinden yana olanların tüm direnmelerine karşın, Türkiye adımlarını atmak zorunda kalacaktır. Gelişmeler kimseyi şok etmesin.
copyleft (c) 2001-03 hamamboculeri.org
| ||