Konuk Yazar, 10 Şubat 2004 Hamza Irkad | ||
SÖYLEMEDİ DEMEYİN Söylemedi Demeyin !!!!!! Kıbrıs sorunu ile
ilgili her şey yazılmış ve yazılmaktadır.Hele hele hesapta milliciler
tarafından onaylanan kabul gören politikanın dışında siyaset üreten aydınlar,demokratlar
ve yurdunun tümünü sevenlerin yazdıkları ve söyledikleri.....Resmi tarihin
dışında yazılan tarih geçmişten günümüze kadar bir çok karanlık döneme ışık tutmuş bir çok karanlık olayı
aydınlatmış ve bir çok konuda bizlerin analizlerine katkı koymuştur...Değerli
dostum sn Ahmet An tarihimizin bilinmeyenlerini araştırmaları ile ortaya koyan
emek ürünü yapıtları ile bizleri bilgilendiren 1974 sonrasının ilklerindendir. Kutlu Adalı ağbimiz de bu yola baş koyanlardandı.Bu günlere kolay gelmedik.Gerçekleri
dile getirenler katledildi baskılarla susturuldu yada susturulmaya
çalışıldı...Birçok yiğit İnsanımız hayatı ile ödedi susturulamamanın
bedelini...1948’lerden itibaren faili meçhul Saldırılar karşısında birçok
insanımız hayatları ile ödediler ONURLU insan olmanın bedelini.Yahya, Fazıl,
Ahmet Sadi, Avkatlar, Kavazoğlu
sonradan Türkiye de katledilen arkadaşlarımız ve son olarak Kutlu Adalı
abimiz....Ve daha bilinmeyen karanlıkta kalmış bir çok faili meçhul cinayet.
Kendi yurdunda sürgünde yaşayanlar ve yurt dışında sürgün hayatı
yaşayanlar.Kendi yurdunda kendi insanının ve de bağımsız bir Kıbrıs'ın özlemi
ile yanıp tutuşarak hayata veda eden Dr Ihsan Ali’yi mi yoksa hayatta olup ta
yüreği özgürlük ateşi ile yanıp kavrulan İbrahim Aziz’i mi yazalım....Ta
Londralarda sürgünde yaşamını yitiren hayatını Kıbrıs'ın bağımsızlığına adayan
Ahmet Sadi’yi mi?....Yücel Salih abimizi mi?..... İnsanlık onurunu ayaklar
altında çiğneyen yüz kızartıcı eylemlerin sorumluları ,kin ve intikam uğruna
değil, İNSAN HAK ve ÖZGÜRLÜKLERİNİN daha da ileri yol alması bakımından
yargılanarak, yapmış oldukları insanlık dışı uygulamaların bedelini en ağır bir
şekilde ödemelidir. Çağdaş saydığımız ve uğruna mücadele verip katılmak
istediğimiz AVRUPALI AİLE BİRLİĞİ örneklediğimiz suçların faillerini en ağır
şekilde cezalandırmış ve hatta bu suçların tekrarlanmamasını sağlayan yasalarla
da bu suçların tekrarlanmasını önlemek yolunda ileri adımlar atmış bir
BİRLİKTİR.....Avurda Birliği içerisinde yer alan üye ülkelerde faşizm,şovenizm,nasyonalizmim,sexizim
en ağır bir biçimde cezalandırılır. Hiç bir kimse, dininden, dilinden,
ırkından, renginden, cinsinden, Yaşam biçiminden dolayı hor görülmez. Hor
görenler ve bu konuda söylem ve eylem içerisinde bulunanlar en ağır bir biçimde
cezalandırılırlar.... İngiltere’de resmi devlet dairelerinde ve okullarda hatta
kamuya açık herhangi bir iş yerinde ulusal işaretlerden tutunda ulusal
söylevlere rastlamak imkansızdır. Okullarda İngiliz milli marşları yada
bayraklarına rastlamak imkansızdır ve yasaklanmıştır.İngiltere’de geçerli olan
bu gibi uygulamalar tüm AVRUPA BİRLİĞİ’ NE üye ülkelerde de geçerlidir....
Bunun aksini uygulayan veya uygulanmasını sağlayanlar en ağır bir biçimde
cezalandırılırlar.... Hapislik cezasının yanında haftanın belirli günlerinde de
parkların temizliğinden, parkları çevreleyen demirlerin boyanmasından ve
okullardaki hatta umuma açık tuvaletlerin temizliğinden Sorumlu tutularak
ücretsiz olarak buralarda çalışmakla görevlendirilirler..... İngiltere’de en
sağcı en şoven Türk derneği, binasının içerisinde dahi, duvarına ‘’Bir Türk
dünyaya bedeldir’’ diye yazamaz...Ya da en sağcı Rum , sıkıysa ‘’en iyi Türk
ölü Türk’tür’’desin...Ya da en sağcı Türk ‘’Bin gavur kellesi bir kin
ödemez’’desin....Yada sıkıysa bir İngiliz ‘’Pis yabancılar’’desin.....Ya da
sıkıysa bir İngiliz milletvekili ‘’ben kendi sınırlarım içerisinde Alman yada
Fransız yada Yunan yada İtalyan malı sattırmam’’desin..... Avrupa Birliği diye tutturmuş bu birliğe üye olmak için çırpınan bizlere bir bakalım..... Gerek Kıbrıslı Rum gerekse Kıbrıslı Türk politikacılarımızın söylemlerini dikkatle izleyelim.Kıbrıslı Rum politikacılar bu işin ciddiyetini genelde kavrasalar da arada falsolar verenler az sayılmıyor.... Kıbrıslı Türk politikacıların söylemleri, bırakın UBP ve DP’yi ki yıllarca uyguladıkları insanlık dışı uygulamalar yüzünden ömür boyu hapislerde çürümeye namzettirler CTP ve BDH'lı politikacıların söylemleri ve tavırları da Avrupa’da suç teşkil etmektedir.... Bu işin şakası yoktur, kendimize çeki düzen
vermenin geri kalmışlığında ilerlemenin üzerinde ısrar etmek bizlere pahalıya
mal oldu.Böyle giderse de daha çok pahalıya mal olacağı ortadadır.Bizler çağdaş
insan olarak yanşamanın gerekliliklerini yerine getirmeden çağdaş insan
topluluklarının içerisinde yerimizi alamayacağımız ortadadır.İşe eğitimden
başlayalım,şu an okullarda okuttuğumuz tarih kitaplarını müzelere
kaldıralım,dağlara daşlara kazıdığımız ve gerçektende büyük bir cevre kirliliği
yarattığımız bayraklar ve söylevleri söküp atalım yerlerine, uğruna kesip
katlettiğimiz ağaçları tekrar dikelim.....Faşist ve şövenist EOKA ve TMT
örgütlerini yasaklayıp hala daha bu çağ dışı kalmış zihniyetin devamını
sağlamak için faaliyet gösterenleri yargılayalım.Savaş
suçlularının,katliamcıların ve gerçekte failleri bilinen ‘’Faili meçhul’’lerin
sorumlularını da faillerinin de yargılanmasına olanak sağlayalım..... İnsan Hak ve
Özgürlüklerinin uygulanması için mücadele verelim. Bizlere, otuz yıldır uymayan bir kefenle yaşam zorla baskılarla
dayatıldı..Onurlu bir yaşam için katledilen abilerimiz, kardeşlerimiz ve
yoldaşlarımız dün beş’ken, on’lara, yüzlere ve binlere ulaşmıştır. Meydanlar
artık bizlere dar gelmektedir.... Bizlere yaşarken biçilen kefen daralmış ve
artık yırtılmıştır.... Bu kefene YAMA olmak onursuzluğun ve İHANETİN
göstergesidir.....Şimdi sıra HALKIN’DIR yeter ki engel olmayın zaten HALK ne
engel ne da ÇENGEL tanımayacak ‘’SİYARA FABRIKASINI’’ başınıza
geçirecektir.....Duyduk duymadık demeyin sakın ‘’Söylemedi
demeyin’’’............ copyleft (c) 2001-03 hamamboculeri.org
| ||