Konuk Yazar, 9 Şubat 2004 ULUS IRGAT | ||
GÜNEY KIBRIS TARİHİ VE TARİH KİTAPLARINI TARTIŞIYOR GÜNEY KIBRIS TARİHİ VE TARİH KİTAPLARINI TARTIŞIYOR Esasında bu konuda daha fazla kendi
düşüncelerimi belirtecek bir yazı da yazmak istiyordum ama öncelikle Güney
Kıbrıs’ta neler oluyor ve bu yoğunluk içerisinde neler tartışılmakta diye
oradaki izlenimlerimi ve de 7-8 Şubat tarihlerinde “Tarih Nasıl Öğretilir?”
Konulu sempozyumdan gözlemlerimi aktarmak istiyorum.Öncelikle Bundan yaklaşık
iki hafta önce sizlere Kıbrıs’ın merkezi Lefkoşa’nın Güney’inde bulunan ve bir zamanlar
1963-64 yıllarında içerisinde Kıbrıslı Türklerin de yaşadığı Akaki Köyü’nde
olan tarih kitapları ve eğitim konulu panelden de söz etmek istiyorum. Panel
Öğleden sonra saat 17.00 sularında Köyün AKEL Komünist Partisi lokalinde
yapıldı. Seyirciler arasında entelektüel insanlar olduğu gibi köy halkından da
insanlar bulunuyordu. Köy insanlarının da olaya katılmaları esasında iyi oldu.
Hatta panel sonrasında bile köyden insanlar da düşüncelerini açıkladılar. Bu
panele Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası’ndan Şener Elcil de katıldı. Geriye kalan
katılımcılar Güney Kıbrıs’tan eğitimcilerdi. Güney Kıbrıslı eğitimcilerden öğretmen olan
katılımcılar eğitim sisteminin ve de tarih kitaplarının değişmesi gerektiğini
Güney Kıbrıs’ta değişen dünyaya ve de Avrupa’ya göre gerici ve de kabul
edilmeyecek öğrenci davranışlarının eğitimden kaynaklandığını bölgesel olarak
yapılan araştırmalarda Kıbrıslı Rum öğrencilerinin başka uluslardan olan öğrencilere karşı ırkçı denilecek yaklaşımlarda
bulunduklarını söylediler. Örneğin bugün Güney Kıbrıs’ta eskiden Doğu Blok’u
olarak bilinen ülkelerden gelen çocuklarla, Kıbrıs çingenesi(Bu insanlar daha
fazla Kıbrıslı Türkler arasında yaşamakta ve Türkçe konuşmaktaydılar. Son
birkaç senedir ekonomik sorunlardan ötürü gerek Güney Kıbrıs’a ve gerekse
İngiltere’ye göç etmeye başladılar), Filipinli, Sri Lankalı( Evlerde ve
fabrikalarda çalıştırılmaktadırlar. Genelde kadınları dadılık; erkekleri ise
ağır işlerde çalışmaktadırlar. Son zamanlarda fuhuş alanında da kadınlar
olduğunu Güney basınından okumaktayız, sayılarının yüz bin civarında olduğu söylenmektedir), Kıbrıslı
Türkler(Bugün Kuzey’deki ağır ekonomik şartlar Kıbrıslı Türkleri de artık
Güney’e göç etmeye zorlamakta; erkekler ağır inşaatlarda çalışmakta, kadınlar
da otel ve fabrikalarda iş bulabilmektedirler. Kuzey’de iş koşulları daha fazla ucuz işgücüne dayanmakta ve gerek politik
gerekse ekonomik nedenlerden ötürü egemenler Türkiye’den ucuz işgücü ithal
etmeyi uygun bulmaktadırlar. Aksi takdirde Türkiye’deki “Kemalist” askeri
oligarşi kuzey Kıbrıs’taki rejim sayesinde de ayakta pek o kadar kalamazdı;
Güney’de şu anda gayrı resmi rakamlara göre on dört bin Kıbrıslı Türk
çalışmakta. Bunların bir kısmı da 1974
öncesinde göç etmiş oldukları köy ve evlerine tekrar yerleşmeye
başlamışlardır) bulunuyor. Gürcistan, Azerbaycan, önemli sayıda eski Karadeniz
ahalisinin torunlarından Rus sahillerinden getirtilen Pontuslu Rumlar da
Güney’de bulunan gruplardan. Pontusluların Rumca ve Rusça yanında Türkçe
konuşmaları da dikkatimi çekti. Zaten onlarla konuştuğunuz zaman size “Karadeniz’de
yaşayanlar da kardeşimiz” diye Türkçe cevap vermektedirler. Hatta bir tanesi
bana geçenlerde tarihi de şöyle açıkladı; “Topal Osman diye bir ittihatçı
vardı. O Hıristiyan olan soydaşlarımızı öldürmeye başlayınca bizler de
Müslümanlığı kabul eden kardeşlerimizi bırakıp Karadeniz’den ayrıldık” Evet, kendi gözlemlerimle süsleyerek sizleri esas konudan ayırmak da
istemiyorum. Ama Güney Kıbrıs’ta öğrenciler arasında böyle anketlerde görüldüğü
gibi ırkçılık olduğu ve bunun eğitimcileri telaşlandırdığını da belirtelim. Bu
arada Akaki köyündeki panelde katılımcılardan olan bir eğitim müfettişinin son
zamanlarda AB üyeliğinden ötürü Eğitim Yasalarının değişimi konusunda bilgiler
verdiği ve yasaların demokratikleştirilmesi konusunda detaylı bilgiler
verdiğini belirtmek gerekiyor. Örneğin bu yasalardan birinin “Kıbrıs
Cumhuriyeti sınırları içerisinde bulunan tüm insanların eğitim hakları
engellenemez” ilkesi olduğunu belirtti. Kıbrıslı Türklerin de AB üyeliğinden
sonra Güney’de eğitim görmeleri konusunda tedbirler alındığını söylemesi de
ayrı bir bilgiydi. Akaki köyündeki panel “OELMEK” adlı solcu aydınlar
tarafından oluşturulan bir dernek tarafından düzenlenmişti. Aynı panelde KTÖS(Kıbrıs Türk
Öğretmenler Sendikası) Genel Sekreteri Şener Elcil ise Eğitim alanında çok yanlışlıklar
yapıldığını bu yanlışlıklardan ötürü de her iki tarafta tamamıyla milliyetçi ve
şövenist eğitimlerin hakim olduğunu bunun da engellenmesi için işbirliği
yapılarak önlemler alınması gerektiğini vurguladı. Şener Elcil tarih
kitaplarının yalan ve yanlış konularla dolu olduğunu belirterek bunların da en erken bir
zamanda düzeltilmesi gerektiği üzerinde durdu. Bugün Kuzey’de araştırmacı, her
şeyin nedenini niçinini araştıran öğrenciler yerine ezberci, test sistemlerine
göre başarılı ama kitap okumayan, edebiyattan ve tarihten anlamayan robot
kafaların yetiştirildiğini konuşmasına ekledi. 7 ve 8 Şubat tarihlerinde ise Lefkoşa’nın Intercollege Yüksek okulunda
“Tarih Nasıl Öğretilir?” konulu sempozyum yer aldı. Bu sempozyumdaki panellere
Kuzey Kıbrıs’tan İlkokul, orta ve liseden yaklaşık yüz Kıbrıslı Türk Sosyal Bilgiler ve Tarih Öğretmeni
katılırken, Güney Kıbrıs’tan iki yüze yakın yine aynı dereceli okullardan gelen
Kıbrıslı Rum öğretmenler katıldı. Panellerin konusu “Tarih Nasıl Öğretilir?” di. Her
oturumun sonunda tartışma olanağı sağlanarak katılımcıların panelistlere
sorular sormalarına ve değerlendirme yapmalarına olanak sağlandı. Panellere
İngiltere, Portekiz ve Avrupa’nın çeşitli ülkelerinden gelen katılımcılar da
katıldı. Açılış konuşmalarını yapan Kıbrıslı Rum ilgililer yanında Avrupa
Birliği Tarih Öğretimi Başkanı Bayan
Alison Cardwell ve EUROCLIO adlı kuruluşun Başkanı Bayan Manuela Carvalho da
birer konuşma yaptılar. Ve Tarih eğitiminin öğretimi üzerinde durdular.
EUROCLIO adlı kuruluş bu sempozyumun düzenlenmesinde UNOPS’la birlikte AB’nin
de maddi katkıları ile sponsor oldu. Sempozyumun konusuyla ilgili ilk
konuşmaları da Eğitim okutmanı Christine Counsel ile Kuzey İrlanda’dan Carmel
Gallagher yaptılar. Christine Counsel Merak, Eleştirel Düşünce ve Entelektüel
Bağımsızlık: Tarih Öğretmenleri Tarih Öğretimini Nasıl Değiştirir? Konularında
yaklaşık 15 dakikadan fazla konuşma
yaparken Carmel Gallagher Kuzey İrlanda’daki müfredat değiştirme üzerindeki
deneyimlerini katılımcılara aktararak oradaki ulusal sorun üzerinde de bilgiler
verdi. Tabi ki milliyetçiliğin de aşıladığı ve de etkilediği önyargılar
konusunda her iki gruba yani Protestan ve Katoliklere de eleştirilerde
bulunarak yüzlerce sene önce yapılan yanlışların bugün yaşayanlara yüklenemeyeceğini
vurguladı. Ama geçmişi unutmadan, empati teknikleri kullanarak şovenizm ve
ırkçılığın da ortadan k aldırılarak uzlaşma yollarının açılabileceği üzerinde
durarak bilgiler verdi. Diğer panellere eşit sayıda Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rum eğitimciler katılarak
müfredatlardaki kitaplar üzerinde bilgiler verdiler. Kıbrıs Türk tarafından
öğretmen Ulus Irkad katılımcıları İlkokul kitapları konusunda bilgilendirerek
kitapların revizyonu konusunda öneriler getirirken yine Orta Dereceli
Okullardan öğretmen Tahir Gökçebel de Lise ve Ortaokul kitapları üzerinde
bilgiler verdi. Emilios Solomu ve İstavrula Filippu adlı Lise ve ilkokul
öğretmenleri de kendi alanlarında bilgiler vererek Güney’deki şovenist etkileri
ortaya serdiler. Öğleden sonraki panellerde de Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rum Üniversite öğretmenleri
Üniversite eğitimi konusunda bilgiler vererek katılımcıları aydınlattılar.
Oturumlar konusunda Güney’den Kıbrıslı öğretmenlerin kitapların değişmemesi ama
öğretmenlerin eğitilmesi konusunda hemfikir oldukları görüldü. Bu fikirlere
Andrulla adlı bir Kıbrıslı Rum öğretmen hanım meslektaşımızın verdiği yanıt oldukça çarpıcıydı: “Kitapları
değiştiremeyen kafalar öğretmenleri nasıl değiştirecek?”. Yine Maria Hrisanthou
adlı bir öğretmen, gazeteci hanım arkadaşın Kıbrıslı Rum katılımcılara olan
sorusu da oldukça şaşkınlık yarattı: “ Birkaç sene önce Yunanistan’daki değişikliklerde EOKA adlı örgüt terör örgütü olarak
nitelenmiş ama Kıbrıs’tan buna karşı tepkiler ortaya çıkmıştı. Bu konuda ne
gibi değişiklikler yapmak istiyorsunuz?”. Bu konuda Kıbrıslı bir Rum öğretmen
Emilios Solomu sorulara her toplumun ulusal değerlerine saygı gösterilerek ve
de her iki toplumun da farklılıklarının olduğunu söyleyerek yanıtını verdi ama dinleyici katılımcılardan biri bu verilen yanıta
tepki gösterdi. Tarih kitaplarında Kıbrıslılık konusunda neler yazılacağını
sordu ama yanıt da alınamadı. Paneller sırasında düzenli olarak İngilizce,
Rumca ve Türkçe çeviriler yapıldı. Her katılımcı Sempozyuma girerken imza karşılığında almış olduğu kulaklık ve cihazlarla bu
dillerden yapılan konuşmaları dinleme olanağını buldu. 8 Şubat yani Pazar günü de Seminer atölye çalışmaları ile devam etti. Atölye
çalışmaları Christine Counsel tarafından yönetildi ve Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı
Rum öğretmenlere öğrencilerini tarihi yorumlamak, araştırıcı ve sorgulayıcı
olmalarını sağlamak için
uygulayacakları teknikler konusunda uygulamalı bilgiler verdi.
Öğrencilerin tarihi sevmeleri, bunun yanında tarihi anlatmaları veya tarihe ne
zaman ve nasıl başvurmaları konusunda da oldukça bol pratik ve de teksirlerle
ve teorilerle süslü bir atölye çalışması sundu. Bu çalışmalarda büyük bir emek
göstererek birçok genç arkadaşıyla
katkıda bulunan Cambridge’de doktora
çalışması yapan Chara Makrinai adlı
Hanım arkadaşımıza buradan bir öğretmen olarak teşekkürlerimi sunuyorum. O bu başarılı etkinliğin arkada
kalan meçhul kahramanıydı... copyleft (c) 2001-03 hamamboculeri.org
| ||