Konuk Yazar, 19 Mart 2004

Hamza Irkad

 

Kıbrıs Kıbrıslıların Olana Kadar

Devasa mitingleri işaret edip ‘’aha bu iş buraşda bitti ‘’ diyenlerimiz çoğunlukta idi.Her zaman olduğu gibi bu işide yüzümüze güzümüze bulaştırdık.Bırakın bir çuval inciri ,bir okka inciri de bok etmede üstümüze yok.Kişisel çıkar ve ihtiraslar halkın ve ülkenin çıkarları önünde gelirse çuvaldan cıkanda,hartucdan çıkanda maalesef bok olur.

Statuko yıkıldı,çöktü diyerek meydanlara yığılan halkın ensesinden kredi toplıyanlar,aslında statukoya verdikleri dolaylı destekle STATUKOYU güçlendırip kendi sonlarını da hazırlamışlar.İyi niyetle organize edilmiş gibi görünen Platform Oluşumu,Halkın Gücünü meydanlara yansıtması ile birlikte ‘’SEÇİMLER’’arifesinde seyir değiştirmistir.Şark kurnazlığı ile meşhur polıtıkacılarımız yüce meclis dedikleri ‘’SIYARA FABRIKASINDA’’deri koltuk kapma uğruna statukoya yenik düşmüş ve Halkın sergilemiş olduğu TARIHSEL PERFORMANS’ı heba etmiştir.Maalesef çöktü dedikleri statuko karşısında ise çatur çutur cöken kendileri olmuştur.Halkın meydanlarda toplanması karşısında sahnede yerlerini alan showman’lerimiz kendi stasyonlarının reytingini artırmak için canla başla uğraş verdiklerini seçimler arifesinde ve sonrasında bizlere açık seçik göstermişlerdir....Denktaş bizi temsil etmez bizim görüşmecimiz değildir diyenler ertesi gün denktaşın sarayında dize gelerek DENKTAŞ’la birlikte bizleri GOMBINAYA getirme planlarına girişmişlerdi...Denktaş DEMOKRAT’tır!!!! Diyerek son cumhurbaskanlığı seçimlerinde Dektaşın sandıktan cıkmasını sağlıyanlar da yine bu bizim GOMBİNACILAR’dı.....

Seçimlere katılmakla aslında statukonun güçleneceğini,otuz yıllık geçmışimiz bunu kanıtladığını,böylelıkle seçimleri boykot etmek gerekliliğini gündeme getırenler, STATUKO COKTÜ diyerek statukodan da statukocu kesilenlerin hışmına uğramıstı.Bu tesbitlerimden yola çıkarak söylediklerimden SEVİNDİĞİM yada MUTLU olduğum sonucu sakın çıkarılmasın.On bir yıldır memleketine dönmeyi düşleyen ve memlekete dönüşü yasaklanan bir insan böylesi bir duruma nasıl sevinsin. EŞEĞİNİ DÖVEMEYEN SEMERİNİ DÖVER misali yurt dışında kayıtlarını yaptığım albümümden dolayı kardeşim 15 yıl hapis istemi ile yargılanıyor.Hem de saçma sapan iddialarla.CTP BİRLEŞİK GÜÇLERİN hükümetliğine rağmen bir çok aydınımız,yazarımız da ÇÖKMÜŞ STATUKONUN!!! silahlı korumacılığını yapan askeri gücün mahkemelerinde yargılanmakta!!!!!. Bankaları batırıp halkın parasını hortumlıyanlar,faili meçhul!!! cinayetlerın ve bombalama olaylarının failleri ve ınterpol tarafından kırmızı bültenle arananlar ise ellerinı kollarını sallaya sallaya aramızda dolaşmaktalar.

30 yıldır hukuksuzluğun ve yasadışılığın hüküm sürdügü kuzey kıbrısta ,’’Kıbrısta çözüm gerçekleştiği gün genel af cıkarılacak ve diğer suçlular gibi boyacıda aftan yararlanacak’’diyen sevgili bakanımız suç işliyenler kadar suçlu sayılmazmı?....Annan Planı çerçevesinde gerçekleşmesi öngörülen çözümle birlikte 30 yıldır STATUKODAN nemalanmakta olan kesimler kıbrıstürk halkına dayattıkları anti demokratik uygulamaları,gasp ve talan rejimlerini temıze cıkarıp hukukun yolunu kapatma derdine düştüler.Sanırlar ki ANNAN planı çerçevesinde gerçekleşecek olan çözümle birlikte hukuk dışılık temize çıkacak ve ışledikleri suçlara yönelik yargı yolu da kapanacak.Hukuk eğitimi almış ve İngilizler tarafından eğitilmiş Rauf Denktaş ışledikleri suclar karşısında yargı yolunun kapanmıyacağını bildiginden ötürüdür ki ÇÖZÜME HAYIR demektedir...

Uluslararası hukuk ve İnsan Hakları sebeb ne isterse olsun, insanların mal mülk konusunda,serbest dolaşım ve yerleşme konusunda sınır ve engel tanımaz.Gasp ve işgal edilen mülk aradan 30 yıl da geçse işgal edenin nufuzuna geçirilemez. IŞGAL ve GASP edilen mülkün gerçek sahibine verilmesi konusunda HUKUK ısrarını sürdürür ve mülkün gerçek sahibine geri verilmesi konusunda davayı sonuçlandırır.Örnek teşkil eden bir cok dava sonuclanmıstır dünyanın baska baska Ülkelerinde.Loızıdo ve Ahmet An davaları ise ülkemiz kıbrıs ıçin örnek teşkil eden en yakın davalardır.İnsan Hakları hukuku çerçevesinde sonuçlanan davalarda İŞGALCİNİN magduriyetinden mada İŞGAL sonucu mağduriyete uğramış gerçek haksahıbinin mağdurıyeti hesaplanır ve mağdiriyete uğramış olanın lehıne dava sonuçlanır.İşgalcinin mağdur olması diye bir konuyu gündeme getırmek saçmalıktan ibarettir.İşgalciye insan hakları talep ederken 30 yıldır işgal sonucunda gerçekten mağduriyete uğramış insanların INSAN HAKLARINI niye dile getirmediginizi de sorarlar.İşgal ve Gasp neticesinde yıllarca çadırlarda yarı sefaletle yaşam süren kıbrıslırumlar iken, bizlerde çadırlarda yarı sefil yaşayan bu halkın malları ve mülkleri üzerinde hanedanlık kurulmasına izin verdik, hemde tüm yaşam haklarımızı Denktaş beyin ve gerçek İŞGALCİNİN kullanımına vererek....Kimisi cıkıp ‘’ma bre bizda bu urumların yüzünden çadırlarda yaşardık’’demesin....

Doğrudur çadırlarda yaşam sürdürdüğümüz,doğrudur, ama bizlerin çadırlarda yaşam sürdürmemizin gerçek sorumlusunun sn Denktaş ve TMT nın uyguladığı terörden dolayı olduğu da unutulmasın.Bir çok köy ve bölgenin terkedilmesi için TMT nin estirdiği terörü erken unuttuk.Bu baskı ve terörü dile getiren ve karşı çıkan aydın ve demokratların başına neler geldiğini de unutmamalıyız. Gerçekleri dile getirenlerin kalleşçe saldırılarla hayatlarını kaybettiklerini yada birçoğunun sessizleştirildiğini....EOKA nın TMT ile işbirliği yaptığı da bilinmeyen gerçekler değildir.Katledilen Avkatların ve Kavazoglu-Mişaulis olayı unutulmasın.

Şöyle yada böyle bir çözümün eşiğinde olduğumuz aşikardır.Arif hocamızın dediği gibi barışı gerçekleştirecek olanlar da Kıbrıslılardır.Tabiiki tüm bu yaşamış olduklarımızın dersini da iyi bir sekilde çıkartmış isek!!!!....Açgözlülüğe kaçmadan.Hem da barış ve özgürlük uğruna bir kez daha mağdurıyeti göze alarak.Bizleri mağduriyete uğratanları yargılayarak....

Mucadelemiz Kıbrıslıtürklerin kendi ülkelerinde sözsahibi olma mücadelesi idi.Meydanları dolduran halkın önünde ONURLU seslerimiz bu yolda and içmişler ve halka söz vermişlerdi.Hatta protokol bile ımzalamıslar.Ne oldu?....Herşey DEVE’yi hendekten atlatana kadarmış.Meğer herşey SİYARA FABRİKASINA girene kadarmış.Bir referandum kararını bile TBMM’ye devretmişler.Hemde el pençe durarak.Referandum kararını TBMM alacak ve onaylıyacak.Hazırlanan anayasayı bile TBMM nin onayına sunanların Yenı Bir Kıbrısı insa edecekleri konusundaki projeleri de samimi olmaz.YENİ KIBRISIN temelleri taşıma harçla sağlam durmıyacak.Hele hele bu harcın anavatanı Turkiye olursa.Insan Hak ve Özgürlükleri konusunda sabıkalı bir konumda olan Türkiyenin hazırlayıp onaylıyacağı bir anayasanın kimseye bir yararı olmaz.TBMM önce kendi anayasasını çağdaş bir konuma kavuştursun ,ikenceyi durdursun,polıs karakollarında gözaltında iken insanların katledılmelerine bir son versin.Yıllardır Kürt halkına karşı uyguladığı etniktemizliğe ve baskılara son versin.En önemlisi Turkiye Cumhuriyeti kuzey kıbrıstaki askeri varlığına ve kıbrıslıturklere yönelik uyguladığı anti demokratik uygulamalara bir son versin....Kıbrıstürk halkı kendi siyasi iradesini meydanlara yansıtmış ve BAGIMSIZ BİRLEŞİK bir kıbrıstan yana olduğunu tüm dünyaya haykırmıştır.....Bizim mücadelemiz ,İŞGALCİ’nin , bizleri rahat bırakmasına kadar, BAĞIMSIZ BİRLEŞİK KIBRIS yaratılana kadar sürecektir.....KIBRIS KIBRISLILARIN olana kadar yani.......

copyleft (c) 2001-03 hamamboculeri.org