Konuk Yazar, 27 Mayıs 2003 Hayriye Kahveci | ||
Kıbrıs Ben, Ben Kıbrıs... Hayatımın farklı dinamikler tarafından saldırıya uğradığı, baskı altına alındığı dönemlerden birini yaşıyorum şu günlerde. Doktora hayatının en önemli dönemeçlerinin birinden geçiyorum. Doktora yeterlilik sınavı...Bütün bu stres yetmezmiş gibi Adada yaşanan dinamikler de kafamın bir tarafını kemirmekte. Tamam, şimdi Kıbrıs’ı unutmalıyım, sınavlarıma konsantre olmalıyım diyorum ama yapamıyorum. Çünkü Kıbrıs’ı ve orada yaşananları kendimden soyutlayamıyorum... Kıbrıs Ben, ben Kıbrısım... Pişirdiğim molehiyada, dolapta duran ve her açtığımda karşıma çıkan şekerli kafeste karşıma çıkıyor...
Her şeyi bırakıp çalışmaya başlıyorum. Orta Asya’daki devlet oluşturma süreçlerini çalışırken bile karşıma çıkıyor Kıbrıs. Oralarda yaşanan problemlerle bizim ne alakamız var diyeceksiniz. Aslında ilk bakışta bir benzerlik yok gibi duruyorsa da kapitalist dünya düzeninin karşımıza bir ön koşul olarak çıkardığı millet-devlet kavramı ve birçok ülkedeki politik yaşamları kısırlaştırması Kıbrıs’ta yaşananları anımsatıyor bana... Neydi eksik olan ve yeni kurulacak düzende eksik olmaması gereken...
Listenin başında yer alan sebeplerden biri olarak bir Kıbrıslı kimliğinin oluşturulamaması... 1960’ta yaptığımız hatayı tekrarlamamalı ve yeni Kıbrıs’ı Kıbrıslıların yönetebilmeleri için gerekli alt yapıyı şimdiden oluşturmalıyız... Kıbrıslılığın içini doldurmalıyız...
| ||