Konuk Yazar|Ana Sayfa


Konuk Yazar, 29 Mayis 2002
Selma Bolayır

ÖNSÖZ

Elimde kocaman bir kitap var.
Bitmiş bir serginin tüm fotoğraflarını içeriyor.
İki toplumlu bir fotoğraf sergisini ölümsüzleştiren değerli bir kitap.
Önsözü şöyle:
“Bu kitap insanlar hakkındadır.Uluslararası sınır olarak bilinen uzun ince bir çizgiye çok yakın, birbirleri ile harmoni içinde yaşayan Kuzey ve Güney Kıbrıslılar hakkındadır.
Bu kitap aynı zamanda bir kutlamadır.
İki, onurlu ve özgür Ulus arasında barış ve arkadaşlık atmosferini yansıtan bunun yanında diğer birçok ilişkiye de yayılan insan ruhunun o çarpıcı zaferinin neşeli bir kabulüdür.
Bundan sonra hiç kimseye, arada sırada oluşan zorluklar yüzünden yorum yaparak arkadaşlığımızın gelişmesini değersizleştirmelerine izin vermeyin.
Bir gerçektir ki ; Hayat boyu arkadaşlıklarda olduğu gibi bazan fikirlerimiz arasında ciddi ayrılıklar oldu, birbirimizi yanlış anladık, rekabet hırsımız yüzünden birbirimizle kavga ettik.Hatta uzun zaman önce, özellikle sınırlarımızın belirlenmesi ile ilgili olarak savaştık.
Olaylar göstermiştir ki bizim uluslararası ilişkilerimizin gerçek doğası farklılıklarımızda değil fakat onları çözmekte gösterdiğimiz yetenek ve bunu başarmak isteğimizle tanımlanmaktadır.
Biz, Kuzey Kıbrıs ve Güney Kıbrıs’lıların Uluslararası sınırımız ve ona farklı taraflardan bakan kadınların ve erkeklerin Uluslararası topluluklara öğretecekleri hayati değeri olan dersler vardır.
Kuzey ve Güney Kıbrıs toprakları arasındaki sınırı belirleyen bir levha üzerinde bu açıkça belirtilmiştir.Bu levhada Kuzey ve Güney Kıbrıs arasundaki arkadaşlığın “Bütün Uluslara bir barış dersi” olduğu yazılıdır.

KKTC Cumhurbaşkanı
R.Rauf Denktaş
Doğaldır ki görsel ve içerik olarak çok değerli olan böyle bir kitabı betimlemek olanaksız.
Muhakkak görmeniz gerekir.
Kitabın karşılıklı sayfalarında komşu insanlar ve doğa fotoğrafları yer almış,belleklere kazınacak birçok veciz sözle birlikte.
Şöyle:
-Bulli etinin tadı sınırın her iki tarafında da aynıdır.
-Coğrafya bizi komşu,tarih de bizi kardeş yaptı.
-Ulusal karakterimizi oluşturan mücadele başka insanlara karşı mücadele değil soğuğa,rüzgara ve doğal olumsuzluklara karşıdır.Bu başarı değil bozgunun ertelenmesidir.
-Deniz,kıyısında oturana aittir.
-Sınır ötesinde bir arkadaş edinmek kadar hiçbirşey yerküreyi çok genişmiş gibi gösteremez.Onlar eylem ve boylamları yaratırlar.
-Kuzey ve Güney Kıbrıs arasındaki sınır,
İnsan yapısı,
Fiziksel olarak görünmez,
Coğrafik olarak mantıksız,
Askersel olarak korumasız ve
Duygusal olarak kaçınılmazdır.

Fakat ben ne yaptım???
Sayın R.Rauf Denktaş, sizden ve sevgili okurlardan özür diliyorum.
Çünkü bu ÖNSÖZÜN altında Kanada Başbakanı
Sayın Pierre Elliott Trudeau’nun imzası vardı.
Senelerdir yaşadığımız gelecek belirsizliği ve her düşüncenin bir diğerine düşman olduğu sevgisiz,insan değerinin sıfırla çarpıldığı düzeysiz ortamlardan
kaçıp kurtulma özlemi bana bunu yaptırdı sanıyorum.
Kendimi,sınırları hiçbir şekilde dikenli teller ve gözleme kuleleri ve de silahlı erler tarafından değil de insanların birbirlerine saygısı ile korunan bir ülkede yaşıyor varsaydım.Geçici de olsa bunun dayanılmaz mutluluğunu yaşadım.
“Hayali Cihan değer”
Gerçekten Sayın R.Rauf Denktaş sizin Sayın Pierre Elliott Trudeau’nun yerinde olabilmenizi çok isterdim.
Toplum içindeki ve toplumlar arası barış kültürünü geliştirmek için böyle bir serginin oluşmasına önayak olabilirdiniz.
Rum tarafında yaşayanlar her ne derse desin,şimdiye kadar her ne yaptılarsa yapsınlar,geçmişte yaşananları öne çıkarmadan,şimdi yaşadığımız dünya gerçeklerine daha çağdaş yaklaşabilirdiniz.
Tıpkı senelerce önce oluşturulan Taksim tezinden Türkiye derin yaralar alacak diye vazgeçildiği gibi.
Tüm politikalarımız Rumun oluşturduğu yanlışlar üzerine kuruldu.
Bu sefer onlar yaptı diye değil ama onların tüm yaptıkları olumsuzluklara karşın, kendiniz istediğiniz ve toplumların yakınlaşmalarını ve barış kültürünün yeşermesini gerçekten arzu ettiğiniz için yapın.
Onlar geçmiş tarihimizde hep hatalı ilkler yaptılar.
Olumlu bir ilki gerçekleştirmek sizin elinizde.
Halkınız için istedikleriniz her ne ise,özgürlük,eşitlik,bağımsızlık,”Türkiyenin etkin ve fiili garantisi”Hatta ve hatta adada diğer gizli ve aşikar üsler dururken bir üs de isteyebilirdiniz ama bu yaşadığımız coğrafyada Ulusal ve dinsel farklılıklar üzerine lütfen politika üretilmesin.
Dünyayı karanlıkta kırmızı gören kurtların söyleyecek sözleri kalmasın.
Geçmişteki tüm düşmanlık ve kinler yüreklerdeki insan sevgisinde eriyip yok olsun.
Henüz hiçbir şey geç değildir.
Kıbrıs’lılar olarak bizim meşhur inadımız var ama,Yunus Emre’lerimiz,Hacı Bektaş’ı Veli ve Mevlana’mız da var.Olumlu yönde değişim ancak akıllı insanların harcıdır.
Tüm dünya bunu çok daha iyi anlayabilir ve inanın ki bu dostluk büyüyen halkalar halinde tüm toplumumuzu ve toplumları sarabilir.
Yaratılan böylesi bir ortamda da kaybeden olmaz.

Birine Kanada diğerine de Amerikan bayrağı çekilmiş iki gemiyi görüntüleyen bir fotoğrafa bakıyorum .
Altında “Kanadalılar ,biz aynı gemide değiliz ama hemen hemen aynı sulardayız” yazılı.
Halbuki Kıbrıs’ta yaşayanlar hem aynı gemi hem de aynı sulardalar.


Konuk Yazar|Ana Sayfa