Yeni Çağ Gazetesi'nde Bu Hafta Çıkan Yazısı, 6 Aralık 2005 Ahmet Karaman | ||
DELİLİKLER ADASI Bu “deyyusun adası” vaktiyle sürgünlerin adasıydı,şimdi resmen “delilerin” adası oldu.. Ve bırakın üzerinde yaşayanları,her gelen de bu oluşumdan nasibini alıyor.Yalnız almakla kalsa yine iyi. Aldığı deliliği kendi geldiği ülkesine de taşıyor. Lanetlidir bu topraklar efendim.. Ne üzerinde yaşayana yarıyor,ne alana yarıyor!. Hani kan çekiyor diyorlar ya cinayet yerine cinayet işleyeni,hep öyle oluyor burada da!. Yığınla suçlu dolaşıyor sokaklarında,cenaze başında bekliyorlar da hepsi kendilerine göre masum. Be ama kim öldürdü yani bu kanlar içinde yatanı?. Allah indi gökten öldürdü ve tekrar yerine çıktı!. Bakın sonunda ben de delice düşünmeye başladım işte. Akıl mı koydular ki akıllıca düşünelim?!. *** Ben iddia ediyorum efendim. Bu topraklarda eskiden Osmanlı,ardından Türk deliliklerine yetişen olmadı. Hala da olamıyor!. Bir bakın bakalım bugüne kadar hangi cami kilise yapıldı bu topraklarda?. Uzatmaya gerek yok: Osmanlıdan kalan mezarlıkları bile biz yıkıp yerlerine okul park vs yaptık. 1974 sonrasında cami yapılan kiliselere yenilerini ekledik. Delilikler adasında “atalarımıza” ters düşüp akıllı kalamazdık! *** Zamanla bu adaya damgamızı vurmak için elimizden geleni arkamıza koymadık,hala da koyamıyoruz. Bakın,biz tarihten gelen yapımızla asker milletiz ve askere herşeyin ötesinde değer veriyoruz ya,bu alışkanlığımızı bu çağda bile sürdürebiliyoruz. Asker millet oluş,Kıbrıs’ın kuzeyinin her karesinde geçerli. Sınıflandırılmış olsa da askeri bölge olmayan kaç metre toprağımız var ki?. Lokmacı barikatının geçişlere açılmasında da ayni duyarlılığı sürdürüyoruz. Burada da askerin korunması en önde planda. Kuzey Kıbrıs’ın her yerinde olan öncelik,burada da sürdürülmek isteniyor ve askere ayırımcılık yapılmaya çalışılıyor. Ama ortaya bu nedenle çıkan uyuşmazlığın sorumlusu Rum!. E insaf be birader.. *** Askeri ve o çok askere bağlı olan “milliyetçileri” geçtik. Onlar bu yolda ta eskilerden deliydiler!. Peki “solcu” hükümet partisi yetkililerine neler oluyor?. Ya Cumhurbaşkanına?. Kıbrıs’ın kuzeyinde en yapılması gereken yollarda bile tamiratı yapamayanlar, tutup Lokmacı barikatında üst geçip yapacaklar ve bunun adını sivillerin rahat geçişi için koyacaklar!. Deliysek dediysek bile daha onlar kadar çağ atlamadık!. *** Yalnız bu olsa neyse delirmeler. Bakın Cumhurbaşkanı sayın ne diyor son Mülkiyet yasası ile ilgili açıklamalarında: Mülkiyet yasası çözüme destekmiş!. Elindeyse gel de delirme efendim. Yahu siz bu yasayla müracaat eden Rumlara ne vereceksiniz ki haklı çıkmaları halinde?. Bu malların tapu vererek dağıttığınızı geri almayı bırakın,ellerde tutulanları bile en azından satılmalarını el değiştirmelerini, üzerine inşaat yapılmalarını önlemiyorsunuz. Sonra da kalkıp Rumlara “bana müracaat edin,mallarınızı size vermeyi görüşelim” diyorsunuz. Size deli demeyelim de siz çıkıp bunun akıllıca bir iş olduğuna gelip bizi inandırın ki delirmeyelim!. *** Yazımızın başında bu topraklara her gelenin delirmesi yanında adada yaşayanları da delirttiklerini yazdık. Bu konuda “övünerek” söyleyebiliriz ki Türk’e kimse yetişemez!. Geçmişiyle tarihe bir bakın,yaşananları da yapılanlara ekleyin. Bunu net olarak görebilirsiniz. Sakın “deli olanlar tımarhaneye” demeyi düşünmeyin. Kan hakkı insanı delirtiyor efendim. Osmanlı döneminde öyleydi,şimdi yine öyle oluyor. Eh hal böyle olunca delilikler adasında ayrı tımarhane,yeni ismiyle akıl hastanesi kurmaya değmiyor!.. copyleft (c) 2001-05 hamamboculeri.org
| ||