Yeni Çağ Gazetesi'nde Bu Hafta Çıkan Yazısı, 19 Temmuz 2005 Ahmet Karaman | ||
FAŞİZMİ ANIMSARKEN Dünden anılmaya başlanan acılarla dolu bir günün bugünkü yıldönümünde,Yurdumun öte yanından esecek acılara açık olacak yüreğim.Faşizmin katlettiği insanların mezarlarına zeytin dalı yanında çiçek koyacağım bir bir sanal olsa da.. Bilirim,bizde birileri çarptıracak olayları her yıl olduğu gibi. Ve o günlerde “bu Rumların iç meselesidir.Biz karışmayız” dediklerini unutarak,şovenizmin en koyusuna getirip dayamaya çalışacaklar yine o konuyu.. -Türk müdahalesi olmasaydı, sıra Türklere de gelecek ve adada Türk bırakılmayacaktı. Her zamanki yalanları işte.. Yaşananlar ortadayken,birilerine bakarsanız Türkiye’nin buraya çıkması Kıbrıslı Türkleri kurtarmak içindi!.. Biz burada yaşayışta bunu bilmiyoruz yaşamadıklarımızda da, bu hikayeyi uydurup kendileri de inanalar öğretecekler bize. Eğer Türk askeri buraya çıkmasaymış işimiz zormuş!.. *** Zaman, masum gibi gösterilmeye çalışılan “Türk Barış Harekatının” niçin yapıldığını ortaya koyuyor,birileri hala daha işgali bize “kurtarılma” olarak satmaya çalışıyor.. Yine de “Sezar’ın hakkı Sezar’a!” Doğrudur,Türk askerinin adaya çıkışı faşist darbeyi ve Yunanistan’daki tasarlatıcılarını götürmüştür ama,getirdikleri de pek iç acıcı olmamıştır. Kazanan ayırımsız ada insanları olması yerine,işin içine o kahrolası milli ayırımcılıklar sokularak,kazandırılan şovenizm olmuştur. Kıbrıslı Rum’la başlatılan “Türklük” kavgası ne yazık ki hala sürdürülüyor.. *** Evet. 15 Temmuz 1974 darbesinde Güney Kıbrıs’ta yüzlerce solcu faşist cuntacılar veya uzantıları faşist EOKA’cılar tarafından öldürüldü. Bazıları da mevzilerde ayaklarından kelepçelenerek,Türk askerinin karşısında bırakılıp gidildi. Yani bir kayıpları da böyle oldu. Bu arada faşist cuntacıların ellerinden kurtulmak için Türk bölgelerine sığınanlar vardı.Bunlar da bizim anlı şanlı yetkililerimiz tarafından öldürülecekleri biline biline geriye gönderilerek,faşistlerin ellerine teslim edildiler. Ben iddia ediyorum: Bu insanların katledilmelerinde katledenler kadar,kendilerine sığınanları da namlu önüne gönderenler de suçludur. *** 15 Temmuz’un ardından gelen 20 Temmuz,bir başka acıları daha yaşattı Kıbrıs halkına.. Önce Kıbrıslı Rumlar aldılar “kurtarılmadan” paylarını,ardından yıllar içinde Kıbrıslı Türkler.. “Kurtarılma” pişman etti kurtarılmaya!.. Birileri kulaktan dolma veya kasıtlı,gerçekleri çarptırıcı şekilde söz atıyorlar ortaya: -Türkiye geldi önce Rumları,ardından da Türkleri kurtardı.. Be insanlar, önce söyleyin bakalım “kurtarılan Rumları” nasıl kurtardı?. Bırakın harekatlarda ele geçenlerin toplu mezarlarına gömülenlerini.. Evinden yerinden ettikleri mi kurtardıkları?. Taşıdığı insanlara önüne kattıklarının mallarını tapu vererek dağıtmaları mı?. Ada Türklerini “gelen Türk giden Türk” politikalarıyla kendi ülkelerinden kaçırıp azınlığa düşürmeleri mi?.. Ve hala daha ayni politikayı sürdürmeleri mi?.. *** Bugün acı bir olayın yıldönümü. Benim gönlümde biriken, faşizmin kurşunları altında can verenlerden yana.. Bu tarihten bir hafta kadar sonra “kutlanacak kurtarmaya” da ayni şeyi düşünüyorum şimdiden.. Ada insanların acıları üzerine kurulan zaferde,bu toprakların insanlarının karı ne oldu ki?. Ben o günde de yine acı duyacağım kardeşim. Çünkü biliyorum ki ne kadar gizlenmeye çalışılsa,20 Temmuz 15 Temmuz’un devamıdır.. *** Evet,bugün 15 Temmuz. Faşizmin kurşunları ile ölenlere bugünden başlayan acı duymam, anıları önünde saygı ile eğilmem, 20 temmuz günü da devam edecek.. Ülkemin yaşanan doğrularında daha başka ne diyebilirim,nasıl davranabilirim?..
copyleft (c) 2001-05 hamamboculeri.org
| ||