Yeni Çağ Gazetesi'nde Bu Hafta Çıkan Yazısı, 14 Eylül 2005 Ahmet Karaman | ||
ŞAŞIRMA... Allah insanı şaşırtmasın denir.Şaşırmaya başlarsa artık arkası gelir ve şaşırmaların da arkası gelir. Hele de şaşırtan yer ayakta,olaylar da gündemde durduk sonra!.. İnsan şaşırma yanında öyle bir şaşırtır ki şaşırır kalırısınız! *** Bakın Türkiye’den esen şaşırtma rüzgarları,bu güne kadar herkesi şaşırttı efendim.. Şaşırtmayı da bir müddet sürdürecek gibi görünüyor. Toplum olarak şaşırmamız da bu rüzgarlardan kaynaklanıyor da kime anlatırsın!.. Meşhur laftır “balık baştan kokar” diye. Eh, bizim balıklarının baştan ve çoktan kokmasında kuyrukta ne hayır kalır ki?!.. *** Önce “Rüzgara” bakalım,esintisinden sallananlara daha sonra geliriz. Ne diyor TC Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan son günlerdeki açıklamalarının birinde?. Efendim bu işin şakası olmazmış.Güney Kıbrıs’ı tanımak Kopenhag kriterleri arasında değilmiş. Kendiler her isteneni yapmışlar,şimdi yeni talepler ve koşulların sırası değilmiş. Kaldı ki Güney Kıbrıs da adanın tümünü temsil etmiyormuş. Eh,haydi gelin Güneyi bir yana koyup Kuzeyi konuşalım.. *** Kopenhag kriterlerinden bahseden sayın Erdoğan,Kıbrıs’ın kuzeyine nüfus taşınmasının o sözünü ettiği kriterlere göre uygun olduğunu anlatabilir mi bize?. Ya silah zoruyla elde edilen topraklara taşınıp buralara yerleştirilenlere,ada halkına ait insanların tapulu malalarını ellerinden alıp tapu verdirerek dağıtılması neresine uygun Kopenhag kriterlerinin?.. Sorulacak soru daha çok ama yalnız bu iki soruya yanıt versin verebilecekler varsa,gerisini sonra konuşuruz.. *** Şaşırma rüzgarının bizdeki son sallantılarına gelelim: Cumhurbaşkanı sayın Talat ne demişti birkaç gün önce yaptığı açıklamamada: Rum yönetimi KKTC’nin limanlarını kapalı ilan ettiği için Türkiye de Rumlara limanlarını açmıyormuş.Bunda da haklıymış, bu doğruymuş!. Hani derler ya “kandır çocuğu da taksim istesin” diye,sayın Talat’ın da söylemi öyle işte. Yahu kardeşim,KKTC limanlarını kapalı olarak gören,buralara uğranılmasını yasaklamayan kaç AB ülkesi var ki dünyada?. Haydi Türkiye onlara da uygulasın Rumlara uygulamada kendini haklı gördüğü müeyyedileri da görelim bakalım boyunu!. Sayın Talat boş bir vaktinde başını boşaltabilirse,iki ellerinin arasına alarak şunu düşünsün önce: Saray’da Türkiye ve adanın kuzeyinde 1974 sonrası yaptıklarının savunulması mı doğrudur, yoksa Kıbrıs Türklerinden başlayarak Kıbrıslıların çıkarlarının savunulması mı önemlidir? Üzerinde durulması gereken ana neden budur. *** Ve sayın Başbakan Ferdi bey de bu sallantıdan nasibini almada son açıklamasında halkın yine sokaklara döküleceğini açıkladı. Halkın derken de “Kıbrıs Türkü” deyiminin üzerinde durduğunu da söylemek isterim. Sokağa dökülme de Rumlara ve dünyaya karşı olacakmış. Al da bozdur bozdurabilirsen!.. Sayın Başbakanım,eski yoldaşım.. Bırakın artık esen rüzgarlara karşı sallanmayı kardeşim. Daha önce bunları yapanları eleştiriyordunuz,şimdi sizlere ne oldu?.. *** Yaptırılacak mitinge gelelim: Bu halkın değil “devletin” mitingi olacak efendim. Ve eski dönemlerde yapılanın ötesinde pek bir şey olmayacak özde.. Bunun zaman olarak planlaması da önemli. Ekim ayında AB’nin Türkiye’ye tarih vermek konusu var ya,yapılacak mitingle AB’ne göz dağı verilmesi hesaplanıyor.. Kıbrıs Türkünün değil, Türkiye’nin ve “haklarının” savunulmasına yönelik yeni olmayan bir düşünce ve uğraş.. Yaptırılsın efendim. Ve ağırlıklı olarak kimlerin katılacağını sayısı atmış-yetmiş bini geçmeyen Kıbrıs Türkün nüfus yapısında,katılacak olan rakamı da bir görelim!!.. *** Tanrı şaşırtması başka,insan şaşırtması daha başka oluyor dünyada Şaşırmanın insanlardan geleni daha tehlikeli oluyor kardeşim.. “Şaşırmada kimse yolunu kaybetmesin,kaybedenler de kendilerine gelsin” deyip,yazımızı bu temenni işe bitirelim... copyleft (c) 2001-05 hamamboculeri.org
| ||