Yeni Çağ Gazetesi'nde Bu Hafta Çıkan Yazısı, 14 Ekim 2005

Ahmet Karaman

 

DELİLER VE DELİLİKLER

Bazen tartışmayı bırakın,işitmek bile istemediğiniz konular,hiç beklemediğiniz anda “tak” diye çıkarılır karşınıza..

Tabiri uygunsa kuyunun dibine taş atar bir deli,çıkarmak için ye canını!.

Salt atılan taşı çıkarmak olsa neyse, taşın üzerinde deli de asılı.

Ve bu ülkede ne taşlar bitti,ne deliler eksildi!..

***

Şeytan ayrıntılarda gizlidir denir ya, deliler de kuyulara atılan taşlarda gizlidir.

Çok haber deliliğin üzerine asıldığı kuyuya atılan taştır,işin yoksa uğraş dur..

Ne kadar bunlardan kaçınmaya çalışsanız da, ne yapar eder küçük de olsa bir gazete köşesinde çıkarılır karşınıza..

Yer verilmemsi gibi okumasanız da olmaz kardeşim..

Sonra ülkede söz hakkı ve okuma özgürlüğü yara alır,bu da demokrasiye ters olur!..

Bu hukuka da bir derttir ya neylersin.

Yetişip söylenmiş o söz bir kere:

-Delidir,ne yapsa yeridir.

“Yukarıdaki” da yaratıp yaratıp dünyaya gapsalıverir!.

***

Alın size ülkemiz Kıbrıs’a yönelik devam edip giden bir delilik örneği terane:

-Kuzeydeki yönetim güneydeki kadar meşrudur.

Tut ipinden ve çek bakalım ucundan ne çıkacak!.

Efendim,Kıbrıs’ın tümünün AB toprağı olması halinde,KKTC’nin de AB içinde 26.’ncı devlet olması gerekirmiş..

Al da bozdur kardeşim.

Hey güzel Allah’ım,yani dünyaya neler de yaratıyorsun?!.

***

-Deli olup da başkalarının derdini çekeceğine,deli ol da başkaları senin derdini çeksin!.

Deliler bunun farkında ya,”dert ortağı bulamadım derdime” şarkısını bize çağırtmada üstlerine yok dünyada!.

Dünya mantıken ve hukuken Kıbrıs Cumhuriyetinin adada geçerli tek devlet olduğunu kabulleniyor,bu gerekçe ile Kıbrıs’ın tümünün AB toprağı olduğunu kabul ediyor.

Siz öne sürülene bakın.

Akıl hastanesinin içinde olanlarının aklına böyle şeyler gelemez.

Ama dışarıdakilerin gelir ve onlar kayıtsız/sayısızdır!...

***

Düşünüp duruyorum da şu KKTC denen devletin ilanı harika bir delilik abidesi.

O kadar ağır bir taşla o kadar derin bir kuyuya atılmış,iple değil,vinçle çekilmeye çalışılmasında hala kuyudan çıkarılamıyor ki aşk olsun!..

Kuyudaki taşa yapışan yapışan ki sormayın!..

Vaktiyle buna karşı olanlar bile bugün kuyudaki taşa yapışıp çıkarılmamsı için ağırlık yapıyorsa varın artık siz durumu anlayın..

Ülkenin ruh halinin de nereden nereye geldiğini,statükonun,pardon,KKTC’nin deliliğinde düşünün!.

***

Yaşamımız ve kayıplarımız bu delilikler arsında sürüp götürülüyor kardeşim..

Açık hava hapishanesi kısmen açıldığından kapalı cezaevi eskisi gibi yok artık.

Olup da görülmesinden kaçınıldığı zannedilen,cezaevimizdeki suçlular, bu toprakları içinde bulunduğu hale getirenlerin aynadaki yüzleri..

Arada bir kader kurbanları da oluyor da,olacak o kadar..

Bu topraklarda kurulan demokrasi o kadar masum değildir!.

***

Rica etmek,hatta yalvarmak bile ülkemdeki deliler ve deliliklere fayda etmedi.

Kolayına edeceğe de benzemiyor.

Bakın o deliliklerin ve delilerin sesi hala atılması sürüp giden sloganda:

-Sonsuza kadar yaşatılacak KKTC.

Kafa bozan delilik haberlerinde kuyuya taş atma yanında,atılan taşa sarılanlara anladıkları dilden seslenelim:

Be deliler,bitirin artık bu delilikleri!.

Sonra “devletinizin” tanınmayışında damı “kırmızı kiremitli olan” yerin vereceği sizi kurtaracağını hesapladığınız “test kağıdını” geçin.

Gün gele oraya konmanız bile kurtaramayabilir sizleri!.

copyleft (c) 2001-05 hamamboculeri.org