Kırmızı ve Siyah, 26 Kasim 2001
Eser Keskiner
Karartma Altındaki Gerçekler – II
Haziran ayında Hamamböcüleri dergisi için yazdığım “Karartma Altındaki Gerçekler” başlıklı yazıda sizlerle “ Hani o “süperstar”ların özel hayatı, egemenlerin hamaset nutukları kadar önemli olmadıklarından (!!!) olsa gerek hiçbir zaman n e ana haber bültenlerinde ne de gazetelerin manşetlerinde görme fırsatı bulamadığımız gerçeklerden bazıları” nı paylaşmıştım. Bugünkü yazımı da popüler medyada duyamayacağınız, “büyüklerimiz”in öğrenmenizden pek hoşnut olmayacağı bazı gerçeklere ayırmak istedim. Rakamlar gerçekleri yansıtmakta yeterli.
Dünyanın en fakir 46 ülkesinde nüfusun yarıdan fazlası modern sağlık hizmetlerine erişim sahibi değil. (UNDP 1997 raporu)
Gelişmekte olan ülkelerde 1 milyarın üzerinde insan güvenli içme suyuna sahip değil (WHO 1998 raporu)
Afrika, Asya ve Latin Amerika’da 600 milyonun üzerinde insan Dünya Sağlık Örgütü’nce “sağlık ve yaşam tehdidi” sayılan koşullarda yaşıyor. (WHO 1998 raporu)
1998’de dünya çapındaki ölümlerin yüzde kırkı tedavi edilebilir hastalıklardandı. (WHO 1998 raporu)
Dünya çapındaki besin kaynakları son kırk yılda ikiye katlarnırken (nüfus artışının çok üzerinde), gelişmekte olan ülkelerde 840 milyon insan kronik açlıkla karşı karşıya. Her gün ölen 31 000 çocuğun yarısının ölüm nedeni açlıkla ilişkili. (“Bread for the World”, 1999 raporu)
ABDnin en zengin %1’lik kesimi 1976’da bu ülkenin kaynaklarının %19una sahipken bu oran 1997’de %39a çıktı. (UNDP 1998 raporu)
Dünya çapında temel eğitim, temel sağlık sistemi, yeterli besin kaynakları, temiz ve kullanılabilir su sağlamak için dunyanın en zengin 225 kişisinin toplam zenginliklerinin %4’ünden az bir miktar yeterlidir. (UNDP 1998 raporu)
Yaklaşık üç milyar insan günde 2 doların, 1.3 milyar insansa günde 1 doların altında bir gelirle hayatta kalmaya çalışmaktadır. Her gün yaklaşık 840 milyon insan gününü tamamen aç geçirmektedir. (UNDP 1998 raporu)
Gelişmekte olan ülkelerde yaşayan 4.4 milyar insanın neredeyse %60’ı temel sanitasyondan yoksundur. Bunların 1 milyarının temiz içme suyuna erişimi yoktur. Gelişmemiş ülkelerdeki nüfusun neredeyse üçte biri 40 yaşına gelmeden ölecektir.
1980-1993 yılları arasında 1 milyarın üzerindeki insanın reel gelirleri azalırken bu süre zarfında dünyanın en zengin 15 kişisinin toplam zenginlikleri Orta ve Güney Afrika devletlerinin toplam milli gelirini geçmiştir.
1990ların sonunda dünyanın en zengin üç kişisinin toplam mal varlıklarının değeri dünyanın en fakir 48 ülkesinin GSMHsını geçmiştir.
1960da dünyanın en fakir %20si küresel gelirin %2.3üne sahipken bu oran 1991’de %1.4’e, 1990ların sonunda ise %1.1’e düşmüştür.
En zengin %20’lik kesimin gelirinin en fakir %20’lik kesimin gelirine oranı 1960’da 30’a 1’ken bu oran 1995’te 82’ye 1’e yükselmiştir. En zengin %20’lik kesim tüketimin %86’sını oluştururken en fakir %20’nin tüketimdeki orani %1.3’tür.
Afrika’nın bütününde hükümetlerin borç faizine ödedikleri miktar kendi vatandaşları için eğitim ve sağlık hizmetlerine harcadıkları miktarın dört katıdır.