Kırmızı ve Siyah, 4 Mayıs 2003

Eser Keskiner

 

Yazacağım….

“…Ruhu karaları, çirkinleri, hortlakları bu dünyanın… Istedikleri kadar görmemezlikten gelsinler, istedikleri kadar saklasınlar baharın gelişini; yalanlarını, riyakarlıklarını, alavere-daleverelerini yüzlerine çarpacağım bu bahar.

Sanki dört mevsim baharmış gibi, sanki sosyalizm; eşitlik, haklılık, dopdolu bir sevgi için verilen kavga yeni başlıyormuş gibi koklayacağım bu sene baharı.

Yazacağım; sanki hiç yenilmemişim, sanki hiçbirşey yitirmemişim […] gibi. […] Sanki hep sevinçlere gark olmuş, sanki hep sevmiş, hep sevilmişim gibi yazacağım.

[…] Yeniden Jack London okuyacağım, Amerikan serserileriyle kaçak yolculuk ettiğim trenlerin tepelerinde serüven arayacağım. Traven’in romanlarını karıştıracağım bir kez daha, Brezilya’nın balta girmemiş ormanlarında karın tokluğuna kauçuk toplayan zenci kölelerin acısını paylaşacağım. Latifunda ağalarına karşı onlarla birlik kavga edeceğim. Ömer Seyfettin’i okuyup falakaya yatırılan küçük ve yoksul öğrenciler için gözyaşı dökeceğim. Orhan Kemal’in kumaş dokuyan gencecik kızlarının umutsuz aşklarını paylaşacağım.

Gece gündüz felaket tellallığı yapan, görmemiş gecekondu ağalarının, vur kaç zenginlerinin şımarıklığını, pisliklerini kusan, Hatoş’un donunun rengini, Zelo’nun sarkık memelerini haber diye yutturan aptal kutusunun karşısına geçip vız gelir tırıs gider sizin yalanlarınız, diye yazacağım.

Birlikte üretmesini beceren insanoğlu, muhakkak ve muhakkak birlikte tüketme becerisini düşe kalka öğrenecektir bir gün, diye yazacağım.

Sosyalizm ölmedi, ölen kötü hastalıklardı, kangren olmuş yaralardı; toprağa gömdük bunların tümünü, hepsi yeni çıkacak sağlıklı fidanlar için gübre olacaktır gömdüğümüz yanlışlıklar, diyerek yazacağım. Katıyı, serti, acımasızı insan olana yakışmayanı atarak yazacağım.

Yarın uykumdan fedakarlık edip, bir saat önce kalkıp, evimin ötesindeki parkta bir gezinti yaparak, baharın gelişini salt koklayarak değil, gözlemleyerek, not defterime küçük notlar aldıktan sonra yazacağım.

Şair dostum, “kimi ölür izi kalır, kimi ölür buzu kalır” diyor. Buzu kalanlardan olmamak için yazacağım.

Yazacağım, küçücük sevinçleri, koskoca acılara katık ederek yazacağım.

“Yeter ki sevinçler yenilmesin” ” *

….evet, yazacağım... Yaklaşık bir yıllık aradan sonra yeniden merhaba

* Atilla Keskin’in Dostluk isimli romanından alınmıştır.

 

copyleft (c) 2001-03 hamamboculeri.org