Olta, 18 Ocak 2003
Hasan Örek
Özrü Gabahatından Büyük
Özrü Gabahatından Büyük
Birkaç gündür hayretle Sn. Eroğlu’nun konuşmalarını izliyorum basında. Kıbrıs da yapılan mitinglerden dolayı TC’de katıldığı tüm toplantılarda özür dilemekte sayın Başbakan. Bu nasıl bir akıldır ben anlamış değilim. Biri o toplantılarda, birine sövdü mü? Etrafta bir tane evin veya iş yerinin camı kırıldı mı? bir taşkınlık yaşandı mı? olay ne ve neden sen özür diliyorsun. Anlaşılması güç evet siz oradakilerle ayni fikirde olmayabilirsiniz ama onlar adına özür dilemek ne demek yani
bu halk bir şey bilmeyen ufak tefek bir azınlıktır hatta ve hatta bunlar biziz ailenin yaramaz çocuğudur siz onların kusuruna bakmayın mı? demek istiyor Sn. Eroğlu.Sn. Eroğlu nu zannederiz ki herkes tanır ve hangi çizgide olduğunu bilir. Kendi çizgisi kendine, bizi hiç mi hiç rahatsız etmez bu düşünceleri, ama bunları eleştiririz ve eleştirmeye de devam edeceğiz (demokrasi ahlâkı içerisinde). Burada yapılan büyük bir demokrasi ayıbıdır ancak, bu olay bize göstermiştir ki demokratik yollarla seçilen Sn. B
aşkanın demokrasiden haberi yok. Söz söylenendir eğer oradaki insanlar söylediklerinin veya yaptıklarının arkasında duramayacaklarsa bu, onların sorunudur doğal olarak sizin bundan kaygı duymanıza bir neden yoktur, tabi ki karşıdan bazı çıkarlar beklemiyorsanız.Koltuğa sağlam tutunma isteği, bizce Eroğlu’na bu sözleri söyletti, yoksa Eroğlu bu güne kadar kimin adına kimden özür dilemiş. Bu kadar yıldır, ülkeyi kötü yönettiğinden dolayı halktan kaç defa özür diledi acaba?. Politikayı, politik görüşlerini bir kenara bırakalım ülkede yapılan teknik işlerde ne kadar başarılı oldular mesela kara yollarında. Çok basit bir örnek daha, eğitim sisteminde ne yaptınız sayın Eroğlu? Hiç zahmet etmeyin cevap için; goca bir gulliri. Yüksek eğitim gören gençlerimizin kal
itesi gün geçtikçe düştü. Eskiden Türkiye’nin en saygın üniversiteleri Kıbrıslı öğrencilerle doluyken şimdi bunlar parmakla sayılacak kadar azalmışlardır. Sizin başarısızlıklarınız yanında bir de olanı mahvetmek gibi meziyetiniz vardır ki bunlardan dolayı Kıbrıs Türk halkından günde beş vakit özür dileseniz yeridir.Düşünüyorum da, bu nasıl iştir. Bir ülkenin Başbakanı, bu kadar mı? demokrasi özürlü olur ancak fikir ve ifade özgürlüğü anayasa da olmasına rağmen bu iktidar özgürlüğün ne anlama geldiğini kavrayabilmiş değil. İnsanın bir özgüveni olmaması ne kadar kötü. Sırtını bir başka kütleye daya ve bir daha da ayakların üzerinde durmaya çalışma. İşte Sn. Eroğlu’nun yaptığı budur. Yıllardır TC den aldıkları para ile ülkeyi geçindirmeye çalıştılar, parayla
bağlantısız olan başarısızlıklarını bile ülkeye uygulanan ambargolara bağladılar, yıllarca halkı uyutmaya çalıştılar sonra aç kalan eğitimli insanlar ülkelerini analar babalar da evlatlarını kaybetmeye başlayınca, işin rengi değişti. Hangi ülkede görülmüş Ticaret odasının, böyle bir sol (sol sayılır) eyleme açık destek verdiği, bir tane öreğini en azından be duymadım. Bu da şu demektir, ortada bazı evrensel gerçekler var siz bunu kabul etmek zorundasınız, Türkiye’ye konferanslara gideceğinize oturup halkınızı dinleyin ve ihtiyaçlarına cevap verin. Sizi bu halk özür dilemeniz için değil, iş yapmanız için seçti. Annan planın resmi çevirisini bir ayda bitiremeyen kadronun başındaki zat, kusura bakmasın en hafif terimiyle ancak başarısızdır.Son olarak, UHH (Ulusal Halk Hareketi) un düzenlediği toplantılarda alenen kan dökmekten, insanları soysuzlukla suçlayan konuşmaları duymaza gelen Eroğlu esas olarak bu sözlerin sahibi adına özür dilemesi gerekir ne de olsa kendi fikir birliği olan bir insan tarafından söylenmiş bir sözdür ve ifade özgürlüğü ile alakalı değildir. İşte sayın Eroğlu basıt mantık kullanarak ulaşabileceğiniz basit gerçekler, beğendiğinizi kullanın sonuçta seçim sizin. Mantığa inanmak veya inanmamak elinizde bir deneseniz eminim ki başaracaksınız, iyi şanslar.