Olta, 25 Ocak 2004 Hasan Örek | ||
PROGRAM ÜZERİNE Program
Üzerine... CTP/BG-DP programını hafta
sonu okudum. Çok vaktimi almadı, ama harcadığım vakte acımadım dersem yalan
olur. Öyle çok program okumuşluğum yok, hükümet programı yazmak gibi de bir
iddiam da yok ama en azından bir şeyler karalamış olsaydım içinde bir biri ile
çelişen, hatta ters olan cümleler ve kavramlar kullanmazdım. Özellikle genel
doğrularımdan ve seçilmeden önce verdiğim sözlere sadık kalmaya çalışırdım,
kandırmaca bile olsa. Bazen insanlar anlamsız
işler yaparlar ve bunun sonuçlarını hayatları boyunca taşırlar. Bazen de aşka
kapılıp bir şeyler yaparız ama hep dönüp geriye baktığımızda bunun kendimiz
olduğunu ve bununla yaşamayı öğreniriz, ancak kendimiz gibi davranmadığımız
zamanlar yaptıklarımızı, ömür boyu benimsemeyiz. Kimimiz bunlardan ders alır
kimisi almaz ve böyle hükümet programları yazar. Program sanki bir iş
yapılacakmış gibi, Avrupa Birliğine üyeliğin gerçekleştirilmesi amacı ile
başlıyor ve, fakat Annan planından ve hatta Annan’dan başka bir yerde
bahsedilmiyor. Temel amacı çözüm olan bir hükümet planı Annan’ dan bir defa
bahsediyor. Zaten bu konuda da çok yuvarlak laflarla konu geçiştirilmiş, kısaca
hiçbir şey söylenmeden laf kalabalığı yapılmış. Benim programda en çok
ilgimi çeken konulardan biri, Avrupa
Birliği standartlarına gelmemiz için gerekli tüm çalışmaların yapılacağının
belirtilmesiydi. Doğrusu bu ses güzel gibi duyulsa da mesela demokrasi de
Avrupa standartlarına ulaşmak için bazı temel değişiklerin yapılıp
yapılmayacağı belirtilmemiş. Özellikle polis’in ve itfaiyenin kime bağlı
olacağı belirtilmemiş, bunun yerine bu birimler geliştirilecek,
işlevselleştirilecek, şehir içi trafik belediyelere bağlanacak gibi tuhaf
öneriler var. Aslında bu Avrupa’da da böyle. Bu, polisin daha demokratik ve
tarafsız görev yapması için geliştirilmiş bir yöntem. Kısaca polisinizi başka
devlete bağlarsınız ve böylece daha demokratik ve nesnel polisiniz olur. Bunun
yanında “Kıbrıs Türk halkını, Avrupa Birliği normlarına uyumlu, çağdaş,
demokratik, adil, ekonomisi düzgün, sosyal refah düzeyi yüksek bir devlet
düzenine kavuşturmaktır.” Diye bir cümle var ki ben bunun nasıl olacağını çok
merak ediyorum, hükümet planında bu işin nasıl yapılacağını göremedim. AB
kanunlarının tercüme edilmesi bile düşünülmemiş, herhalde Mümtaz Soysal’a yeni
AB kanunları yazdırılacak. Plandaki en ilginç konu
ise herhalde eşdeğer dağıtımının devam ettirileceğinin yazıldığı paragraftır.
Bu planın en komik yeri burası. Yukarda Avrupa Birliği cart curt de sonra dön
eşdeğer de. Bu kadar mı yanlış iş yapılır, bu yukarıda söylediğiniz AB
normlarına uyar mı? Bu dağıtılan mallar üzerinde belirsizlik varken, bu işi
çözümde samimi bir hükümet nasıl devam ettirir, AB normları çerçevesinde.
Kısaca palanın her yeri bu tip karşıtlıklarla dolu ve hangi sorunun nasıl çözüleceği,
en azından hangi yöntemle çözüleceği belirtilmemiş. Bu planı okuyan bir
vatandaş herhalde bu zatların ne yapmayacağını çok iyi anlar. Zaten en son
gelişen olaylardan sonra da neyin nasıl olacağı ve bu işin Mayıs’a kadar
çözülmeyeceği yavaş yavaş ortaya çıkıyor, kısaca yazdıkları yarım yamalak metin
bile samimi değil. Bu hükümetinde
diğerlerinden bir farkı olmayacak. Muhalefete gelince, BDH kanadı bir kenara
çekilmiş gibi görünüyor, sanki onlar hükümete girseydi farklı bir iş
yapacaklarmış gibi ahkama başladılar. Sonuç olarak BDH Anti-Denktaş görünmeye
özen gösteriyor ama Türkiye’ye de çağrıldıklarında da tıpış tıpış gidiyorlar,
talimatları almak için. CTP iktidarcılık BDH da muhalefetçilik oynamaya
başladı. Oyunun ne kadar süreceği de tabi ki TC tarafından belirlenecek. Esas
olan, bu oyun sonunda bir anlaşma olursa bu zatlar bu anlaşmayı biz yaptık diye
hangi yüzle ortaya çıkacaklar, ilerde çocuklarına torunlarına aslında biz
iktidarcılık ve muhalefetçilik oynarken birileri bizim adımıza bu işleri yaptı
nasıl diyecekler. Bazı şeyleri kavramak benim için güç, hatta imkansız bu
sistemden bir hayır gelmeyeceğini bile bile neden insanlar bu sistemden medet
umarlar, neden bir sistemi değiştirmekten insanlar bu kadar ürker ben anlamış
değilim. Yeni hükümete başarılar dilerim, umarım beni utandırıp mayısa kadar
ülkeyi AB standartlarına getirirler. Gerçi ben sadece Girne Limanı’nı
düzeltseler ona da razıyım, en azında artık ülkeme insan gibi gidip
gelebilirim. copyleft (c) 2001-03 hamamboculeri.org
| ||