Hasan Örek|Ana Sayfa


Olta, 8 Ocak 2003
Hasan Örek

Masgaralığa Devam

Masgaralığa Devam

Masgaralığa Devam

Aslında uzun bir süre yazı yazacak vaktim olmayacak ama buna artık dayanamayacağım. Yıllardır süren bir sorunu çözmek için neden o sorunu bu güne kadar çözemeyenler seçilir anlamam. Görüşmeler sırasında karalaştırılan ve Kıbrıs Türk teknik komitesi olarak adlandırılan bir grup oluşturulmuş. Bu grup anladığım kadarı ile olabilecek bir anlaşmanın hukuki yönünü tartışacak, ancak bu komitede nedense 3-5 tane TCli üye var ve koordinatörlük de Ergün Olgun a değil de Mümtaz Soysal efendiye verilmiş durumda.

Anlamsız işler dönüyor mesela seçilen isimler; o kadar kitabına uygun ki inanılmaz, aslında kariyer olarak parlak isimler ama hepside milliyetçi gibi görünüyor, yani düşüncelerini belli kalıplarla ve kurallarla sınırlayan bilim adamları (nasıl oluyorsa bu), bana göre uşaklar, statükonun devamına çalışan üniversiteli piyonlar. Özellikle Mümtaz Soysal’ın koordinatörü olduğu bir komiteden ne hayır gelecekse o da ayrı bir tartışma konusu, bekleyip görelim.

Beni burada rahatsız eden en büyük nokta, bu işi yapacak onların Kıbrıslı bilim adamı varken neden Belçika Uzamanı, TCli Bilim gibi adamların bu komiteye sokulmasıdır. Bence Belçika konusunda da uzman bulunabilir herhalde. Komitenin içindeki bir çok isimle politik görüşüm birleşmese bile Kıbrıslı olmalarından dolayı ses çıkarmam. Artık kendi kaderimizi tayin etme zamanıdır. Bunu yaparken tabi ki iç hesaplaşmalar olacak, dış ilişkilerde belki birbirimize düşeceğiz ama yine de bunları biz yapmış olacağız, çünkü ilerde bu noktadan da hak iddia edenler olabilir. Nasıl ki bazı kendini bilmez emekli generallerin son zamanlarda ana avrat düz gittiği gibi, sanki aklı kendine yetiyormuş gibi bir de bize laf yetiştiriyor. Ama suç onda değil bu lafları yutup üstüne bir iki bardak da su içen bizim iktidar sahiplerinde.

Bu güne kadar sırtlarını TC yardımına dayamış olan bu insanlar, şimdi yüzlerine tükürülse yarabbi şükür diyorlar. Haklı olarak, tek başlarına bir işi beceremeyen sayın iktidar parti üyelerimiz ve başkanları şimdi iyice şaşırmışlardır. Türkiye deki iktidar vatan millet Sakarya muhabbetini bırakınca bizimkiler de ne yapacaklarını şaşırdılar, ama haklı adamlar, şimdi sen yıllarca yala yut ondan sonra bir anda karşındakiler değişsin olacak iş değil. Bu güne kadar herhangi bir konuda düşünüp karar vermemiş dostlar haliyle şimdi de, işleri kendilerinin yerine yapacak adamlar aramakta ve bulmakta da hiç zorlanmamaktadırlar.

Uzun yıllardır, süren antidemokratik yaşmadan sonra, sonunda bir ışık görünüyor. Bunu ya değerlendireceğiz ya da her zamanki ipleri, Denktaş ve ekibine verip bu işi batırmalarını bekleyeceğiz. Zaman artık özgürlükler zamanıdır, insanların barış içinde yaşaması gereken bir dönemdeyiz. Amerika Birleşik Devletleri gibi bazı kışkırtıcı ve kabadayı güçlere rağmen bu dünyayı yaşanacak hale getirmeliyiz. Ve bunu yaparken, toprak üzerinde yaşayan insanların bunu konuşarak, anlaşarak yapmaları gerekmektedir. Kimseye ihtiyacımız yok. İhtiyacımız olan her şey kendi insanımızda var. Ülkemizde yaşayan veya şu anda yurt dışında bulunan yüzlerce bilim insanı vardır ve bu insanlar çağrıldığı zaman da göreve hazırdır ben bunu reddedecek olan insan sayısının %1 geçeceğini zannetmem. Artık kendi kendimize bir şeyler yapma ve başarma zamanıdır, bu barışı Türkiye veya Yunanistan’ın bizim için yapmasını beklersek bu barışı ve bu ülkeyi sahiplenme hakkını da başkalarını yine devretmiş olacağız, onun için bu masgaralığı bırakıp işimize bakmalıyız, hiçbir halk ne diğerinden daha az değerli ne de az değersizdir ama her halk da yaşadığı toprak üzerinde söz sahibi olmalı ve bunu kimseye devretmemelidir.


Hasan Örek|Ana Sayfa