Olta, 11 Kasim 2002
Hasan Örek
Öyle Çözümsüzlüğe Böyle Çözüm
Öyle Çözümsüzlüğe Böyle Çözüm
Sayın Denktaş’ a geçmiş olsun yaklaşık 1 aydır tedavi görüyor, Kalbinden. Umarım en yakın zamanda iyileşip emekli olur. Ecevit’ in emekliliği ile ilgili yaygara koparan gazeteler bizim başkan için hiçbir şey yazmıyorlar, tuhaf. Acaba diyorum birileri onlara talimat mı? veriyor, ama olamaz, yüce Türk basına böyle bir dayatmaya boyun eğmez !!!!. Aslında konu bu değil, konu gittikçe ilginçleşen çözüm arayışları.
Birleşmiş Milletler Başkanı sonunda dayanamadı ve öyle değil böyle çözülür bağlamında bir öneri paketini Denktaş ve Klerides e gönderdi. Doğrusu ben bunun bu kadar erken olabileceğini tahmin etmemiştim, herhalde siyaseti son zamanlarda takip etmememden kaynaklı bir eksiklik. Şimdi sormak lazım, rahat ettiniz mi? Diye. Bu güne kadar yok öyle yok böyle, Mümtaz Soysal güdümlü
politikalarla çözümsüzlüğü sürüdünüz ve sonunda ne oldu, yumurta kapıya dayandı. Ne oldu yetkiyi elinde tutan ve bu güne kadar bunu taraflar üstünde bir baskı aracı olarak kullanmayan kurum başındaki adam önlerine bir paket sundu.Anlaşılamayan nokta, ki daha önce defalarca bu konuya değindim: Neyinize güvendiniz? İman gücünün, milli devletlerin tarihe karıştığı bu zamanda neye güvendiniz. Özellikle arka planda durup yıllarca sesi soluğu çıkmayan, ama bir önceki seçimlerde seçim yasaklarının başlamış olma
sına rağmen televizyonlara çıkıp Denktaş’a açık destek veren bilim insanı, ANAYASA Piröfösörü Sn. Mümtaz Soysal’ın bu dayatma karşısında ne söyleyeceğini çok merak ediyorum.Yıllar yılı bu işi çözmek yerine kapalı kapılar ardında bu işi halktan izole, ve halkın katılımı olmadan çözmeye çalışan bu insanlar bu ülkeye yapabilecekleri en büyük kötülüğü yaptılar. Bu beceriksizlikleri sonucu, Kıbrıs ı belki de 3-5 defa görmüş bir adam
, bu sorunu çözümlemek üzere. Bunun sonuçlarını ne kadar zor aşarız o da ayrı bir konu. Kimin ne yapacağı, neyi nasıl yapılacağı bir muamma. Zannederim çözemediğimiz her sorunda dışardan uzmanlar gelecek ve her derdimize deva olacaklar. Mesela, eğitim konusunda bir sorun olunca ne yapılacak bu güne kadar birbirlerini, dahi görmeyen adamlar nasıl oturup iletişim kurup bu sorunu çözecek, Kıbrıs’ da (özellikle Kuzeyde) yaşayan insanlar mesleklerinde bu kadar deneyimli mi? Bence değiller.Bu sorunu çözemeyerek, daha doğrusu çözmek istemeyerek, vatanseverlik maskesi arkasına saklanıp bu ülkeye büyük bir kötülük yaptınız. Halbuki, insanların önüne koyduğunuz kısıtlamaları kaldırmış olsaydınız, bu barış sürecine bizleri de katmış olsaydınız, şimdi ve bundan sonra ne yapacağımızı düşünmezdik. Kapalı kapılar ardında, konuşulanlar yine or
ada kaldı ve çözüm bacadan geldi.