Olta, 28 Kasım 2005 Hasan Örek | ||
BİRİKİM’İN BABASI ÖZKER HOCA BİRİKİM’İN
BABASI ÖZKER HOCA Geçen 10-12 gün boyunca Akdeniz’in
kötü hava koşullarında çalışmak için cebelleşirken,
arada sırada aile ile de temas kurma fırsatları kollarım.
Genelde, ne var ne yok, iyiyim işte sallanıyoruz hava düzelmedi orada
hava nasıl vs gibi genel şeyler konuşuruz. Ancak en son
konuşmamızda annem bana Özker hoca’nın
öldüğünü söyledi. Birikim ile hastalığı sırasında
bir kaç defa konuşmuştuk ve bana en son yapılabilecek her
şeyin yapıldığını söylemişti. Hoca’nın
ölmesi benim için beklenmeyen bir şey değildi, ama yine de insan ilk
anda bunu kabul etmek istemiyor. Birikim ile bir çok kez hayat üzerine
konuşmuşuzdur, belki öyle sık sık
değildir ama yine de birbirimizi anladığımızı
düşünüyorum. Baba kaybetmek bir evlat için her ne kadar da doğal bir
süreç olsa da, özellikle Kıbrıs’da (en
azından benim yakın çevremde) insanlar babaları ile birlikte en
yakın arkadaşlarını da kaybederler. Özellikle üniversite
sonrası, bu arkadaşlık artık iyice pekişir, daha
doğrusu biz babamızla rekabet etmekten ve inatlaşmaktansa onu
anlamaya başlarız ve işte babadan hayata dair bir şeyler
öğrenilen zaman budur. Artık ortada bir otorite yoktur,
karşımızda bir dost vardır, bunun için Birikim hem bir baba
hem de bir dost kaybetmiştir ki o dost onu hiçbirimizin
anlayamayacağı kadar iyi anlayabiliyordu, şüphesiz. Doğrusu buraya Özker Hoca ile ilgili de bir kaç cümle eklemek isterdim,
ama onu uzun yıllardır tanıyan ve mesaisi olan insanlar dururken
benim bir şeyler yazmam abes olur. Ancak şu da açıktır ki,
kim olursa olsun Özker Hoca için kötü bir şeyler
söyleyeceğini zannetmiyorum. Bence onurlu bir yaşam sürdü ve onurlu
da öldü. Doğru olduğuna inandığı fikirlerini hep savundu
ve bundan da pek de taviz vermedi. Olması gereken ve örnek
alınması gereken de budur, bir insan daha ne için yaşar ki. Bundan sonra Birikim (ve tüm aile)
onsuz yaşamak zorunda, ancak Birikimin bunun üstesinden
gelebileceğini inanıyorum. Tabi ki hayat eskisi gibi olmayacak
bazı alışkanlıklarından vazgeçmek kolay olmayacak ama
ölüm de hayatın en somut gerçeği değimlidir nihayetinde ve biz
bu gerçeğe inanmak istemesek de hep önümüze çıkacak ta ki bizi bulana
kadar. copyleft (c) 2001-05 hamamboculeri.org
| ||