Olta, 1 Aralık 2004

Hasan Örek

 

Hristofyas ve İncileri

Nisan ayındaki referandum teşkil etti

Hristofyas ve İncileri

 

Geçen Perşembe Birikim dostum ve nişanlısı Hayriye ile güzel bir yemek yiyip sohbet etme imkanı buldum. Aslında Ankara’ya, daha doğrusu büyük şehirlere işim düşmedikçe gitmem. Onun için birçok dostumu da uzun süre göremem. Neyse yemek hikayesine gelince, aslında tavuk yenecekti ama benim tavuk yemememden dolayı Hayriye hanım hemen köfte işine başladı, bu arada ben de Birikim efendinin sakladığı alkol madenini keşfetmekteydim. Neyse konu konuyu açtı ve en sonunda AKEL ve Genel Sekreteri Dimitris Hristofyas'a geldi. Ben son zamanlarda, bu partiyi ve Genel Sekreterini samimi bulmuyorum, bunun için de yeterli haklı sebeplerim olduğunu düşünüyorum. Tabi ki Birikim ile bire bir görüşlerimizin örtüşmediğini söylememe gerek yok. Benim neden bu kadar negatif olduğumu anlamakta biraz zorluk çektiğini açıkça belirtti. Sonuç olarak çok önce yazmayı tasarladığım bu yazı bugüne kısmet oldu.

 

Kişisel olarak Sn. Genel Sekreter’i tanımam onun için onun kişiliğine yönelik bir eleştirim olamaz benim yapmaya çalıştığım söylediği sözlerden ve partisinin izlediği politikadan çıkardığım sonuçlardır.

 

Sn Hristofyas’ınOrfeas” Barikatı’nda 15 Kasım 2004 Yasa dışı devleti mahkum eden işgal karşıtı etkinlikte yaptığı konuşma benim oldukça ilgimi çekti. Kendimce söylediklerinden bazı notlar çıkardım bunları sizinle de paylaşmak istiyorum

 

Daha ilk paragrafta başlıyor desteksiz atışlar, Buyurun okuyun:

 

Referandumda olumlu olarak tutumumuzu ortaya koymamıza izin verecek değişikliklerin Annan Planı’nda yapılması için son ana kadar bütün gücümüzle mücadele ettik. Barış yolunu açılmasına katkıda bulunmak için Partimizin Kıbrıs Konferansı’nın kararı AKEL’in Kongre kararlarından da bir adım daha ileri gitti. Ama yine de barış yolu açılamadı ve bunun sorumlusu biz değiliz. Kıbrıslı Rumların ve Kıbrıslı Türklerin, tüm Kıbrıs halkının gerçek çıkarlarına yabancı olan çıkarlara hizmet etme derdindeki başka niyetler uluslararası alanda egemen oldular. Maalesef önerimizi Kıbrıs Türk toplumunun liderliği de kabul etmedi ve sonuç somut planın Kıbrıs Rum toplumunun büyük çoğunluğu tarafından reddedilmesi oldu.”

 

Hristofyas günah çıkarıyor; Barış yolunun önünde durduklarının ve Türkiye’nin ekmeğine yağ sürdüklerinin farkında bile değildi herhalde. Ve diğer bir ilginç gelişme de; her nedense, Rusya ile paralel olarak referandumda nasıl bir yol izleneceğini son hafta açıkça telaffuz etmişti sn Genel Sekreter, neden? bu yukarıdaki paragraf bunun cevabı olamaz ve en azından benim için palavradan öteye gitmez.

 

 

“Referandumun yolun sonu olmadığı açıkça görülmektedir. Bu nedenle de, “evet” ve “hayır” tartışmalarını gereksiz ve zararlı olarak görüyoruz. Maalesef bu tartışmalar sürdürülüyor ve sürtüşmelere yol açmaya devam ediyor. Biz, bakışlarımızı bugün ve yarının çabalarına çeviriyoruz”.

 

Buna yorum bile yazılmaz. Yani bir halt ettik ama olsun önümüze bakalım.

 

Çözümün parametrelerini Birleşmiş Milletler kararları ve Doruk Anlaşmaları belirliyorlar. Çözümün iki bölgeli, iki toplumlu federasyon çözümü olacağını ve Annan Planı çerçevesinde çözüme ulaşılmaya çalışılacağını Ulusal konsey’in yakın bir zaman önce tekrar teyit etmesini selamlıyoruz.

 

Şimdi sormak lazım neyi selamlıyor sn Hristofyas? Beğenmediği Annan Planını faşist Papadopolus la birlikte el ele selamlıyorsunuz sonuç olarak. Herhalde Milli!!! Meseleler olunca sosyalizm halkların kardeşliği falan rafa kalkıyor, ilginç ve anlaşılmaz.

 

Yabancılara değil, daha çok Kıbrıslılara hizmet edecek bir çözümü hedefliyoruz.

 

Bizde onu hedefliyorduk, ama sonuç olarak ne izolasyonlar ne de doğru dürüst kendimizi yönetecek bir hale gelebildik sizin de katkılarınızla. Sn. Rauf Denktaş’ın bol bol hayır duasını aldınız vesselam.

 

Bizim için yeniden yakınlaşma ideolojimizden kaynaklanan bir yaşam tutumudur ve AKEL’in dile getirdiği gerçek yurtseverliği ifade etmektedir. Pusuda bekleyen ve fırsat kollayan milliyetçilik ve şovenizm karşısında geri adım atmaksızın mücadeleyi sürdürüyoruz.

 

İşte bu koca bir yalan, hiç bir gerçekçi tarafı yok biraz önce milli bir yapı olan ulusal konseyi selamla, Güneyin en faşist adamlarından biriyle ortak hareket et sonra pusuda bekleyenler var de, güzel.

 

Türkiye’nin birleşik Avrupa’nın koşullarına, taleplerine ve değerlerine uyum sağlayacağı düşüncesiyle, AKEL Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne girmesini desteklemektedir.

 

Ve son bomba ülkede işgalci diye adlandırdığı bir ülkeyi AB yolunda destekleyeceğini söylüyor. Tabi başına AB koşulları falan da ekliyor zaten AB de Hristofyas’ın söylemesini beklerdi bunu.

 

Sonuç olarak, Sn Genel Sekretere ne kadar da sempatiyle yaklaşmaya çalışsam, ne kadar da, onu anlamaya çalışsam olmuyor, çünkü Hristofyas samimi değil. Bu ülkede nadir yetişen insanlardan bir olan Plutis Servas’ın Ortak Vatan kitabı çok önemli bir kaynaktır ve Hristofyas gibiler ortak vatan için hiçbir şey yapamazlar. AKEL’in, bu geçen süre (referandumdan sonra) zarfında laf ebeliğinden başka bir somut adımı yoktur.. Ne yazık ki ülkemizdeki büyük sol partilerin (Kuzey Güney ayrımı olmasızın) çapları bu kadardır.

 

AKEL m.k. genel sekreteri ve meclis başkanı  Dimitris Hristofyas’ın Yasa dışı devleti mahkum eden işgal karşıtı etkinlikte yaptığı konuşmasının tam metni:

http://www.akel.org.cy/Turkish/sa151104.htm

 

 

copyleft (c) 2001-04 hamamboculeri.org