Hasan Örek|Ana Sayfa


Olta, 3 Aralik 2001
Hasan Örek

Pazarlık

Pazarlık

Pazarlık

Kıbrıs üzerine ateşli pazarlıklar son aylarda iyici alevlendi. Bu pazarlıklardan neler çıkacağını önümüzdeki günlerde göreceğiz. Açık olan bir durum varsa o da artık bu işin sonuna geldiğimiz. Avrupa içinde yer almak isteyen Türkiye ve Kıbrıs’ın kuzeyinde yaşayan Türklerin önündeki sis perdesi yavaş yavaş dağılıyor. Aslında bizim için yıllardır bir sis perdesi yoktu, doğrusu sis perdesi falan da yoktu sadece insanlar Kıbrıs pazarlıklarını alenen yapmıyorlardı. Durum şimdi biraz değişti, özellikle Amerika’nın Afganistan’daki operasyonuna başlamasından beridir iyi veya kötü bazı olaylar konuşulmaya başladı, hatta bazı kartlar açık oynanmaya başladı. Tabi ki gerçek böyle değil kimse esas istediğini açıkça dile getirecek kadar dürüst değil. Bunun adına da işte uluslar arası ilişkiler diyoruz, bence bunun adı uluslar arası pazarlıklar falan dense belki de daha doğru.

Bir ülkenin politik ve kaçınılmaz olarak ekonomik çıkarları o ülkenin dış politikasını da belirler. Türkiye gibi mantık dışında bir sistemle yönetilen ülkelerde ise bu gerçek milliyetçilik, halkı galeyana getirmek, ve basını satın almak gibi yöntemlerle maskelenmeye çalışılır. Doğal olarak bıçak kemiğe dayanmaya ve gerçekler halktan saklanamamaya başladığında ise son bir çırpınışla, “bedel ödenecekse bu çok ağır olur” gibi içinde hem tehdit hem de çaresizlik olan cümleler sarf edilir.

Kıbrıs sorunu göründüğü kadarı ile çözüme doğru son hız gidiyor. Gerçi bu gidiş geçen hafta çıkan Milli Güvenlik Kararı ile gölgelenmeye çalışılmıştır ama bunun da bir göz boyama olduğu açıktır. Türkiye politikacıları itiraf etmekte zorlansalar da artık büyük bir pazarlığın bir parçası olmuşlardır. Esas acı olan ise çok daha önce bu işin daha mantıklı çözümleri varken, bunları yapmamak ve bugünkü duruma gelmek. Türkiye de eskiden, çok eskiden de değil 2 sene önce Kıbrıs bir namus meselesi olarak görülür ve hangi görüşten olursa olsun insanlar bu konuda çok kesin konuşurlar ve kesinlikle barış olabileceğini telafuz bile etmezlerdi. Bu güne gelindiğinde Türk askerinin ve otoritesinin Kıbrıs da bulunuş şekli tartışılmaya başlanmış daha doğrusu sorgulanmaya başlamıştır. Bir süredir halkı uyutmaya çalışan politikacılara destek veren basın kuruluşları ve yazarlar da desteklerini çektiklerinden durum, yani pazarlık ortamı iyici ayyuka çıkmıştır. Artık sokakta Kıbrıs namustur diyen insanların yanında yahu biz ne yapıyoruz orada diyenler de artmaya başlamıştır.

Bu pazarlıkların en acı yönü, her zamanki gibi halka hiçbir şey danışılmaması ve tüm görüşmelerin bizim dışımızda devam etmesidir. Gerçi bugün Denktaş bey lütfetmiş Klerides ile yüz yüze görüşme öncesi politik partilere bilgi vermiş ama ne, herhalde bizim onlardan alacağı fikirleri dikkate alacağına inanmamızı beklemiyor. Aslında bizi çok ilginç bir süreç bekliyor bu pazarlık sürecinde umarım ki zararlı çıkmayız, çünkü aklını milliyetçilik ile bozmuş dünyaya at gözlükleri ile bakan bir politikacılar topluluğu ile karşı karşıyayız. Bu politikacı topluluğunun en büyük tehlikesi ise insanlarda gerçekleri saklamaları ve aslında kendi milletlerine karşı bile dürüst olmamalarıdır.


Hasan Örek|Ana Sayfa