Olta, 19 Subat 2001
Hasan Örek
Kimlik
Kimlik
Sürekli olarak kafamda bir sürü sorular dolaşır durur. Bu belki de biraz da paranoyaklıktan mıdır nedir bilmem. Orta okul yıllarından başlayarak hep biz kimiz nereden bu adaya geldik geldiğimiz yer bizim ana vatanımız mı? peki biz onlara ne kadar benziyoruz, neden sokaklarda bu kadar asker var falan filan. Bunların yanında artık bir de bilimsel kaygılarla düşündüğümüz konular var ki onlara hiç girmeyelim. İnsanlar sorular sorarak ve cevaplarını arayarak doğrulara ulaşırlar sorusu olmayan bir insanın hayatta amacı yok demektir. Soru sormayan insan var mı? Belki de var! Bunlar ümmetçi, dogmatik inançlarla donatılmış insanlardır.
Soru sormayan insanları yönetmek, daha doğrusu gütmek gayet kolay bir iştir. Sorgulayan ve eleştiren bir topluluğu, aileyi, sevgiliyi veya kardeşi yönetmek veya ilişkileri düzenlemek gütme metodu ile yapılamaz, onun için demokrasi diye bir şey çıktı. Bu daha sonra gelişti genişledi hatta bazen o kadar genişledi ki bazı gruplar demokrasiden bile ileriye gittiler. Konumuza döner isek, soru sormak bilinçli toplumlarda kaçınılmazdır, doğru dürüst demokratik yapılanması olan ülkelerde, halk haber alma özgürlüğünü basın yayın araçlarını kullanarak yapar.
Sorgulamak sürekli sorular sormak ve cevaplar aramak işte Kıbrıs’ın kuzeyinde eksik olan en büyük olgu. İnsanlar soru sormaktan kaçınıyor ya da kalıplaşmış sorulara kalıplaşmış cevaplara talim edip bir arpa boyu ilerleyemiyor. Soru sormadığımız için ne yazık ki daha doğru dürüst bir Kıbrıs tarihi kitabımız yoktur, soru sormadığımız için yıllardır gençler bu ülkeden kaçıp giderler, soru sormadığımız için yıllardır tutucu, dünyaya at gözlüğü ile bakan ve hala daha milliyetçilik, turan gibi ilkel düşüncelerle yönetiliriz.
Okullarda bize hep soru sormama veya verilen sorulara belli bir kaynağa bağlı kalarak cevap vermemiz istenir, olur olmaz saçmalıklar dayatılırdı. Neden? Eee soru sormayalım diye kim için tabi ki milletimiz için. İşte Kıbrıs da bir kimlik bilincinin oluşamaması aslında insanların sömürge döneminden gelen alışkanlıklarının devamı olarak okullarda uygulanan eğitim sistemidir. Yıllarca eğitim sistemi yenilenmemiş ve tek tip insan yetiştirme çalışmaları okullarda başarılı şekilde uygulanmıştır. Ancak, sevgili cumhurbaşkanımız ve ortaklarının bu dayatmaları son zamanlarda çatırdamaya başlıyor. Neden, halk soru sormaya başladı ve Sn. Denktaş başta olmak üzere yönetimdeki kardeşler bu sorulara mantıklı cevaplar verememektedirler. Bir insana soru sorduğunuz zaman en azından mantıklı bir yaklaşım veya ben bu konuda bir şey bilmiyorum cinsinden bir cevap beklersiniz. Kıbrıs’ın kuzeyinde ne oluyor en hafifinden vatan hainliği ile suçlanıyorsunuz veya rahmetli anneannemin dediği gibi “aman oğlum çok ayıp, söyleme böyle şeyler”.
Yazının başlığını da kimlik koyduk ama merak edilmesin hemen bağlayacağım
konuyu. İnsanlarımız soru sordukça kim oldukları ve nereye ait olduklarını daha net görmeye başlamışlardır. Aslında içinde yaşadıkları cumhuriyettin, bir kutu olduğunu ve bu kutuya giriş çıkışın kendileri tarafından yönetilmediğinin bilincine varmaya başlamışlardır. Yönetici sıfatı ile seçmiş olduğu insanların aslında uzaktan kumandalı birer kukla olduklarını algılamaya, ve artık bu ülkenin kendine ait olduğunun, bu ülkede belli bir ümmetin çıkarlarını değil orada yaşamayı sevdiği için orada doğduğu için ve Kıbrıslı olduğu için, bu memleket bizim diye haykırmaktadır. Arkasını Ankara’ya dayadığını zanneden uyanık yöneticiler, bilmelidirler ki Ankara da bulunan hükümet Türkiye’deki halka (halklara) bile hakkı ile hizmet edemezken okumuşluk oranı çok çok yüksek olan Kıbrıs’taki insanların hiçbir isteğine cevap veremeyecektir. Bu gün gibi açıkken demode Türkçülük politikaları ile kimseyi kandıramazsınız. İletişimin bu kadar hızlı ve yaygın kullanıldığı bugünlerde, ne yazık ki (sizin adınıza) kimsenin haber alma hakkını ve hakkınızdaki gerçekleri öğrenmesini engelleyemezsiniz.İnsanımız soru sormaya ve cevaplar aramaya devam edecektir ve bunu büyük kitleler halinde yapacaktır. Eğer sorulan sorulara cevap veremezseniz oturduğunuz koltuktan inmelisiniz. Kıbrıs Türk halkı artık ne istediğine karar vermiştir daha çok özgürlük ve bir kimlik yani Kıbrıslılık.