Olta, 2 Nisan 2002
Hasan Örek
Çocuklar Ağlamasın
Çocuklar Ağlamasın
Çocukların sokaklarda ağladığı bir ülke düşünün, veya düşünmeyin. Sokak çocukları veya ailelerine
küçük bir katkıda bulunabilmek için Türkiye’nin hemen hemen tüm illerinde rastlarız onlara. Bizim aklı evvellerin anavatan diye tanımladıkları bu coğrafya, sokaktaki binlerce çocuğa analık yapmıyor, yapamıyor veya yapmak istemiyor.Hafta sonu lisans eğitimimi tamamladığım kent olan İzmir’deydim. İzmir’e oldukça sık gitmeye çalışırım, doğrusu İzmir’ in içi değil, ama çevresi hep güzel olmuştur. Özellikle Egeli balıkçılar ve Ege insanı bana hep yakın gelmiştir. Yine İzmir sokaklarında dolaşıyorduk ki bir şeyler almak için kaldırımda yürürken, son anda orada ağlayan bir çocuk fark ettik. Doğrusu neden ağladığını bile soramadan süpermarkete girmiştik bile. O kadar çok kanıksamışız ki, birini özellikle bir çocuğu ağlarken görmeye, doğrusu durup neyin var bile diyemedim. Akşam bir süre, kendi dertlerimizden sıyrılabildiğimiz kadar bunu düşündüm. Neden bir ülkenin sokaklarında yalnız başına çocuklar ağlasın bunun nedeni ne olabilir? Bir ülke ki, coğrafi olarak düşündüğünüzde sonsuz bir tarih ve kültür zenginliği olması gereken bir yer. Bu tip yerlerde genellikle refah da yüksek olmalı diye düşünür insan, ancak burada böyle değil. Kapitalizmi bile doğru dürüst uygulayamayan dar milliyetçi zihniyetlerin yönetimi altında bugünlere gelindi.
Milliyetçi zihniyet, direk olarak otoriteler tarafından yönlendirilir. En önemlisi de kendi aralarında ilginç ve güdülmeye kadar varan bir saygı söz konusudur. Kısacası, size çok ters bile gelse, üstünüzün söylediği doğrudur. Son günlerde Vatan gazetesi adı altında çıkan ve biz dahil bir çok muhalif grubu hedef gösteren yayınlarla boy göstermeye başladı. Aslında UHH (Ulusal Halk Hareketi) un yayın organı olan bu gazete, emirlerini de herkesçe bilinen Reis den alırlar. Devlet politikasından bile devletçi olan bu zihniyetteki insanlar doğrudan doğruya isim, isim hedef göstererek halkı bu insanlar üzerine kışkırtmaya çalışmaktadır. Bu acayip düşünce sahibi insanlar, kutsal gördükleri konularda kimsenin bir şey söylemesinin, veya eleştiri yapmasının yasaklanması, yapanların ise en sert biçimde cezalandırılmalarını talep ediyorlar. Bunu yaparken de anayasaya gönderme yaparak, ki o anayasanın ilk maddelerinin birinde çok açık şekilde KKTC de düşünce suçu yoktur der; dile getiriyorlar.
Daha okuduğunu bile tam olarak anlayamayan bir topluluğun, muhalifler üzerine adam göndermesinin ve mesnetsiz talepler yapması, bugünkü iktidar için bir avantajdır. Bugünkü iktidar mümkün olsa, anavatandaki ortakları ile ülkenin nüfusunu 100% arı Türk ırkına dö
ndürecekler, ne de olmasa Türk ün Türk ten başka dostu yoktur. Ama bu arkadaşların göremedikleri detay arkalarında bıraktıkları, ve sokaklarda ağlayan çocuklardır. Bunun için fazla uzağa gitmeye gerek yok; gidin Türkiye’nin herhangi bir ilini gezin veya gidip bugünlerde Şaron denen insan bozuntusunun kan gölüne çevirdiği Filistin’e bakın. Bunlar size çok mu? Uzak geldi o zaman Lefkoşa surlar içini dolaşın. Bizim muhalif olarak mutluğumuz ancak sokaklarda ağlayan çocukların kalmadığı bir dünyayı yarattığımızda gerçekleşir. Evet biz herhangi bir millet için kaygı duymayız çünkü tüm milletlerin çocukları vardır ve onlar gelecektir, bizler geçmişle değil gelecekle uğraşıyoruz, geçmişte arkamızda bıraktığımız ağlayan çocuklara bakarak.