Olta, 10 Haziran 2001
Hasan Örek
Türban Falan....
Türban Falan....
Şimdi nereden çıktı bu türban işi gene diye içinizden geçirmeyin. Memleketin medarı iftiharı DAÜ türban yasağını hakkı ile uygulamış bir kısım öğrenciyi okuldan atmış bir kısmını disiplin kuruluna sevk etmiş falan. KKTC irticadan koptu dinciler ellerinde pala adam keser orada burada ya hemen önlem aldık. Denebilir ki bunun olmasını beklemeliyiz hayır ama bu işin yöntemi de insanların eğitim hakları ellerinden almakla olmaz. Eğer bu kişilerin aktif olarak ve ANTİDEMOKRATİK yöntemlerle şeriatı savunduklarını ispatlarsanız ancak bu suç olabilir yoksa kimse saç uzattı yırtık pantolon giydi makyaj yaptı saçını punk kestirdi kırmızı don giydi diye üniversiteden atamazsınız.
İşin en acayip tarafı da bu işleri yaparken Atatürk ilkelerine sığınmaları. Bu Atatürk ilkeleri son zamanlarda çok moda oldu sanki adama çok saygı gösterirlermiş gibi bir de ismini kendi çıkarları doğrultusunda kullanmaktadırlar. Bu tip davranışları yıllardır Türkiye de görmeye alıştık, Kıbrıs’ta da olması şaşkınlık verici
değil. Kendi ilkelerini belirleyemeyip 12 Eylül faşist darbesi kurumu YÖK ün kucağına oturan bu üniversitelerden işte bu kadar hayır gelir.Kişisel olarak herhangi bir dine falan inanmam ama son zamanlarda oluşan acayip ortam da kendimi türban takan veya sakal uzatan (Benim de yıllardır sakalım var; “siyasi veya dini hiçbir anlamı yok” insanları savunma ihtiyacı duyuyorum. Burada yanlış anlaşılmasın ben Türbanın mantıklı bir iş olduğunu veya din için yapılan herhangi bir davranışı doğru bulmam ve yapmam an
cak başkalarının da yapmaları beni çok ilgilendirmez eğer bunu bana dayatmaya çalışmazlarsa. Burada önemli olan bu insanın türbanı hangi şartlar altında taktığı ve başkalarının haklarına ne kadar saygı duyduğudur.Şimdi bu dinci kardeşler kendilerini atan üniversite yönetimlerinden daha mı akıllılar? Hayır ama ilk görevi bilim üretmek olan insanların bu kadar boş zaman bulup onun bunun kıçıyla başıyla uğraşmaları bana “işi olmayan bakkal taş-klarını tartar” deyişini hatırlatıyor. Sayın üniversite yönetic
ileri üniversiteleri ne zaman üniversite gibi ve bilim adamına yakışır şekilde etiğe uygun yönetecekler işte o gün ne türban ne sakal ne de don sorunu olacak. İşi gücü bırakıp türban avına çıkan arkadaşlar biraz da üniversite de nasıl para kazanılırları da bırakıp Kıbrıs da doğru dürüst bilim yapan bir yapılanmaya gitmeleri gerekmektedir. Hemen hemen hiçbir temel bilim bölümünün olmadığı bu üniversitelerde haliyle insanlar popüler isimli işletme, işletmeme, bankacılık, bakkalcılık gibi bölümlerle uğraşırlar ama sağlam bir ekonomi bölümü olmaz buralarda hele hele fizik biyoloji, kimya gibi bölümler hak getire. Şimdi son olarak nereden nereye geldik türbandan girdik üniversitelerin yapısından çıktık YÖK ü andık, üniversite yönetimlerine değindik, hepsini birleştirin alın size ülkemizdeki üniversite gerçeği. Dikkat ettiyseniz hiç öğrencilerden bahsetmedik çünkü onların bu işte hiçbir rolü olamaz, hiçbir yönetim öğrencilere daha çok özgürlük bunun da ötesinde yönetime katılmalarını istemez antidemokratikler ve buradan da üniversitelerin aslında bir nevi imparatorluk ve onu yöneten padişahlardan oluştuğunu düşünebiliriz. Ha kul ha öğrenci değil mi? Ama hakkı yok harcını verir oh ne güzel hani bir de sınıflara girip padişahların vakitlerini almasalar tam olacak.