Hasan Örek|Ana Sayfa


Olta, 13 Agustos 2001
Hasan Örek

UHH-2

UHH-2

UHH-2

Vallahi bu UHH iyi ki kuruldu, artık yazı sıkıntısı da çekmez olduk. Gene bildiri yayınlamış kardeşler (en doğal hakları) ve kendilerinden başka kimsenin bildiri yayınlamasını istemediklerini üstü kapalı biçimde ifade ettiler. Bu bildiri aslında üniversitelerde ders olarak okutulmalı. Bildirinin yazım şekli dil kullanımında alan bir falso yok konular ve kurgu da o kadar iyi oturtulmuş ki okuduğunuz zaman, aman ne demokratik örgüt demek geçiyor içinizden. Tabii ki gerçeğin bununla yakından uzaktan ilgisi yok.

UHH burada çok ustaca yazılmış bir liste veriyor. Bu liste içinde halkın sorunlarını içeriyor. Nedir bunlar; emeklilik hakları, göç, yaşamın standardının yükseltilmesi, hayata pahalılığı vs.. Liste uzayıp gidiyor. İşin püf noktası ise bu liste arasına serpiştirilmiş milliyetçi, militarist ve hatta faşist söylemlerdir. UHH ne yapıp edip anavatana bağlanmayı dile getirmiş ve fakat bundan önce özgürlük, mözgürlük ekonomik güçlüklerin aşılması falan demeyi de ihmal etmeyerek. Bu günlerde (daha doğrusu Denktaş’ ın 1950’lilerden beri savunduğu taksim tezinin uzantısı) ağızlarına entegrasyonu sakız etmişler. Neyimiş anavatan ile her konuda entegrasyona gideceklermiş, yani il olmak istiyorlar. Şimdi bu kardeşlere sormak lazım dünyanın en berbat ve anlaşılmaz ekonomisine sahip bir ülkeye entegre olarak mı? hayat standardı ve ekonomik sorunlar çözülecek. Buna neremle güleceğimi şaşırdım. Bu insanları enayi yerine koymak bile değil düpedüz dalga geçmektir.

İkinci inci ise “Partizanlığa, ayrımcılığa son verilmeli; yolsuzluk ve usulsüzlüklere karşı kararlılıkla mücadele edilmeli; siyasilere tanınan ayrıcalıklar kaldırılmalı”. Sanki yıllardır ülkeyi ben ve benim gibiler yönetiyor ve rüşvet yolsuzluk aldı başını gider da UHH halkı buna karşı korumaya çalışır. Yıllardır bu ülkeyi kendileri gibi düşünen ve fikir babaları olan Denktaş zihniyeti ve anavatan ortakları yönetiyor ama şimdi artık milliyetçi zırvaları işe yaramadığı için olsa gerek halkın sorunlarına eğilmeye başlamış gibi görünüyorlar. Aslında insanlara sunulan o kadar seviyesiz ki! Öncelikle bir sistemi bir uygulamayı eleştiriyorsanız bunun anti-tezini veya alternatifini veya çözümünü önermeniz gerekir. Ancak UHH’ un önerdiği tek çözüm entegrasyon.

Yıllardır ekonomik olarak entegre olduğumuzdan bahsedilir ama gümrük kapıları tek yönlü olarak açıktır. Kapılar sadece Türkiye’den KKTC’ye doğru açıktır yani siz Türkiye’ye bir şeyler satmak istediğinizde gümrüğe takılacaktır. HA bunu zamanında yapanlar herhalde ben değilim veya benim görüşümdekiler, bunu yine kendileri yaparak o şikayet ettikleri işsizliğin esas nedeni oldular.

Gelelim düşünce özgürlüğüne verdikleri öneme; hep tartışılır işte demokrasiler kendini yıkmak isteyen görüşlere karşı nasıl savaşmalı, bir yasakçı politika gütmelimi? Falan filan diye uzar ve ben daha bunu tam olarak cevaplandığını duymadım. İşte UHH burada demokrasinin nimetlerinden faydalanıp milli değer adı altında kabul ettiği görüşlerin ve metaların eleştirilmesini ortadan kaldırmayı önermekte, işsizliğe ve ekonomik olumsuzluğa bir alternatif önermezken, bu samimiyetsizliktir. Bu samimiyetsizliğin en önemli nedeni tabii ki bu adaların uzaktan kumandalı ve belli bir adamın görüşü doğrultusunda hareket etmeleridir, kısacası daha kendi bile olmamış bir örgüttür.

Açıklamalarının belki de en dikkat çeken iki paragrafı:

Devlete, devlet makamlarına, Anavatan'a, orduya ve komutanlarına, milli güvenlik ve ulusal değerlere yönelik saldırıların anında kovuşturulmasını ve gerekli müeyyidelerin uygulanmasını sağlayacak, Rum pasaportu aldıkları tespit edilenler hakkında işlem yapılmasına imkan verecek yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesini isteyen Ulusal Halk Hareketi, başka ülkelere iltica edenlerin mallarına el konulmasını, Rumlara mal satanlara karşı önlem alınmasını içeren yasal düzenlemeler gerektiğini belirtti.

Ulusal Halk Hareketi, "KKTC'yi tanımamalarına rağmen ülkede serbestçe beyin yıkama operasyonları sürdüren emperyalist dış güçlerin yıkıcı ve bölücü faaliyetlerinin" önlenmesini, izinsiz olarak söz konusu faaliyetlere katılan kamu görevlileri hakkında idari önlem alınmasını talep etti.

Bu ne demektir kısaca bizim görüşümüz dışında görüş olmasın kimse askere, TC’ye KKTC’ye herhangi bir eleştiri getirmesin getirenler cezalandırılsın. Bunun tarihte bir adı olduğunu unutmuş olacaklar onu da ben ekleyeyim “Faşizmgayet açık net. Kendimi Hitlerin Kavgam kitabından pasajlar okurmuş gibi hissetmeye başladım, bu yazılanları görünce ve merak ediyorum bu kutsal değerler ki yüzyıllardır insanlar bu değerler uğruna bir birini kesti doğradı tecavüz etti, ne zaman sorgulamayı öğreneceğiz.


Hasan Örek|Ana Sayfa