Hasan Örek|Ana Sayfa


Olta, 26 Agustos 2001
Hasan Örek

Yemezler

Yemezler

Yemezler

“Yemezler canım yemezler”, Doğan Harman’ ın Sevgül Uludağ ile ilgili görüşlerini içeren yazısının bitiş kelimeleri. Biz bu sayfayı yapmaya ve hazırlamaya başladığımızda bu tip saldırılara uğrayacağımızı biliyorduk. Fikirlerin, hele hele genel görüşün dışındaki fikirlerin açıklanması her zaman tepki alır bunda anormal bir durum yok. Önemli olan tepkinin nasıl verildiği. Tepkiler tez anti tez, bağlamında verilebilir, sataşarak, hakaret ederek, söverek ve en nihayetinde fiziksel güç kullanarak verilir.

Kıbrıslı gazetesi, son yıllarda çıkan ve Türk şovenizmi yapan bir yayın kuruluşudur. Ve yazarları da herhangi bir belge aramaksızın sadece hakaret etmek ve karşıdaki düşünceye saldırmak için yazılarını yazarlar. Bu düzeysiz ve bayağı yöntemi biz hiçbir zaman için desteklemedik ve Hamamböcülerinde yayınlamadık. Eğer bir görüşünüz var ise bunu söylemekte tabi ki serbestsiniz. Bu bizim de oluş amaçlarımızdandır, ancak bu arada gerek basın yayın etiğini gerekse terbiye sınırlarını gözeterek bunu yapmalısınız. Biz bugüne kadar kimseye küfür etmedik hakaret hiç etmedik ettik diyen bir tane örnek göstersin ben burada yazmaktan vazgeçerim.

Bu haksız saldırılar bizi üzdü ve endişelendirdi ama korkutmadı. Yazının başında da belirttiğim gibi bu saldırılar aslında geç bile geldi diyebiliriz. Saldırıların kökeni tamamen faşisttir. Kendilerinden başka hiç kimsenin görüşüne saygısı olmayan hatta tahammül edemeyen bir insan topluluğu var karşımızda. Ve bu yayınları ile belli odaklardan aldıkları emirleri belli odaklara iletmektedirler. İlginç olan kendilerine de faşist denilmesine acayip şekilde bozuluyorlar ve en çok hoşlarına giden de bizim gibileri Rum faşizmine hizmet edermiş gibi göstermek. Tabi burada anlayamadıkları bir ayrıntı var biz, faşizme karşıyız, düşüncenin özgür olmamasına karşıyız, ifade özgürlüğünün engellenmesine karşıyız. Bu baskıların nereden kimin tarafından yapıldığına bakmaksızın karşıyız. Eğer anlamadıysanız biz bu kavramların hepsine fikir olarak karşıyız yani bunlar herhangi bir millete kişiye veya devlete karşı değildir. Biz bu engellemeleri yapanlara karşıyız kimlikleri mevkileri veya kutsallıkları önemli değil.

Aslında bazı fikirleri anlamak saldırganlığı kendine alışkanlık haline getirmiş insanlar için çok zordur. Bu bağlamda bu yazının hiçbir şey değiştirmeyeceğini de biliyorum, ancak bu yazı ileride, geçmiş dönemlerde ne şartlar altında yazı yazdığımızın bir belgesi olacaktır. Kimse bizi böyle basit tehditlerle falan korkutamaz ve doğru bildiğimiz yoldan döndüremez. Bunu düşünenler hayal kurmaktadırlar. Biz doğru bildiğimizi sadece kalemimizle ona yakışır şekilde, hakaret etmeden, kişilere saldırmadan sürdüreceğiz. Bizi ve bizim gibileri tüketmek isteyen güçler de elbet bir gün bizi kaba kuvvet ve tehditle yok edemeyeceklerini öğreneceklerdir şiddet ve kabadayılık ile dünyada hiçbir sorunun çözülmediği ortadadır, insanlar ancak konuşarak tartışarak ve en önemlisi bilgiyi paylaşarak kalıcı çözümler üretebilir. Bunun dışında üretilen ve sadece etki tepki mekanizmasına dayanan çözümler çözümsüzlükler olmaya mahkumdur.


Hasan Örek|Ana Sayfa