Olta, 16 Eylul 2001
Hasan Örek
Ölümün Kıyısında
Ölümün Kıyısında
Öncelikle tüm Hamamböcüsü
okurlarından özür dilemek istiyorum. Eylül ayının başında geçirdiğim trafik
kazasında hem babam Ersin Örek hem de dostum Mehmet Toykan Yorgancı yı
kaybetmenin acısının üzerimdeki etkisi yeni yeni dağılmaya başlıyor.
İnsan hayatı doğumundan itibaren hep
ölümün kıyısında seyreder bu hayatımızın belki en acı ama bir o kadar gerçek
yanıdır. Bu yazımda, ne Toyki den ne de pederden bahsedeceyim. Onlarla ilgili
yazı yazmak için daha çok erken. Onların hak ettiği yazıyı şimdi bu kafa ile
yazarsam zaten gerçekçi olmayacağı için sonraya erteliyorum. Ancak onlar için
şunu söylebilirim: “her nerede olursam olayım her ne yaparsam yapayım hep siz
yanımda olacaksınız. Ölüm bizi ayırsa da sizlerle yaşadığım hatıralar bana yaptığınız
katkılar bedenleriniz ölsede benim içimde yaşayacaktır. Benim tanrı veya din
inancım yoktur onun için mekanınız neresi olur bilemem ama benim gozumde siz
denizdeki balığın pulunda, yağmurun ilk damlasında veya ulu bir çam ağacın
gövdesindesiniz yani doğanın her parçasındasınız.
Evet gelelim esas konumuza ben de,
ABD de yapılan terörist saldırı üzerine birşeyler karalamak niyetindeyim.
Öncekile şunu belirteyim: “Her ne amaç için olursa sivillere yönelik tüm
saldırıları kınarım. Hiç bir görüş insanların uğrunda katledilmesine sebep
olmaz. Bizler dünya üzerinde yaşayan halklar bir birimizi sömürmeden ve
kardeşce yaşamak zorunda olduğumuzu unutmamalıyız.
Saldırı sadece Amerika’ya değil de
tüm kapitalist düzene yapılmış gibi geliyor bana. Bu sistemin iki kalesi
sayılabilecek iki önemli hedef vuruldu. Bunlardan birisi dünya ticaretine yön
veren dünya ticaret merkezi, diğeri ise sistemin koruyuculuğunu üstlenen askeri
güçlerin merkezi Pentagon. Amerika yıllardır emperyalist politkasını tüm
dünyaya dayatmaktadır. Özellikle ortadoğu da artık ABD izni dışında bir hareket
bile olamamaktadır. Bir taraftan Saddam’ı ülkesine hapsederken diğer taraftan
çevre ülkelerde sayısız üs kurup bölgenin kontrolünü elinde tutmakta ve deyim
yerinde ise ortadoğu petröllerini sömürmektedir.
Bölge ülkelerinin hemen hemen
hepsinde ABD karşıtı örgütlenmeler vardır. Bu örgütlerin bir kısmı solda bir
kısmı da dinci görüştedir. Ancak bölgede ABD için ciddi güç oluşturan grupların
hemen hemen hepsi de islamcı kesimdedir. Bu islamcı gerilla örgütleri, soğuk
savaş zamanında yine ABD tarafından Sovyetlere karşı yetiştirilmiş ve
desteklenmiş örgütlerdir. Bunlar sır değildir, bunları bilmek için de ortadoğu
üzerine uzman olmanıza da gerek yok. Sonuç olarak elimizde ABD nin bölgede
yarattığı bir kaos ve onu sonucunda ortaya çıkan çok güçlü terörist örgütler
vardır. Bu örgütlerin, zaman içerisinde hedefleri ABD olmuştur. Bu süreç
aslında o kadar da gizli değildi, hangi
aşırı görüş yaşamak için yarattığı örgütler tarafından yok edilmemiştir ki. Burada
önemli olan nokta dünya da kapitalist düşüncenin ne kadar yanlış olduğunu
anlamaktır. Bu gün belli bir kesimin refahını hedefleyen ve ezilen bir çoğunluk
üzerine inşa edilen ve korumasını da NATO ile Amrika’nın yaptığı sistem artık
değişmelidir. Avrupalılar bu bağlamda Amerika’ ya karşı olcakken Amerika ya
istediği yeri bombalaması için vize verme yarışına girmiştir. Evet bu işin
sorumluları ortaya çıkarılıp cezalandırılsın (Ölüm cezası ile değil) ama masum
insanların sivillerin ve çoluk çocuğu da kapsayacak bir operasyona çanak tutan
tüm ülkeler en az bu terörist eylemi yapanlar kadar suçlu duruma düşeceklerini
de bilsinler. Bugün şiddetin şiddeti doğurduğunu anlamamız için daha kaç masum
insan ölmelidir.
ABD de de insanlar emperiyalizmin
nimetlerini o kadar alışmışlardır ki yapılan istatistiklerden ürkütücü sonuçlar
alınmaktadır. Bunun yanında yapılan eylem ile ilgili omadığı halde bir sürü
Amerikalı müslümana da saldırlar başlamıştır. Bu nasıl bir ülkedir ki halkı bu
tür bir failiyet içerisine girmiştir. Düşünün ki bu halk içinden çıkan bir
Başkan bu dünyayı yok edebilecek nükleer gücün tek hakimidir, düşünün Amrika bu
saldırıya maruz kaldığı için daha kaç tane masum insanı öldürecek ve bir daha
düşünün ve bu şiddete dayalı politikaların sonu olmadığını görün ve en yakın
çeverenizden başlayarak şiddeti en aza indirin.