Olta, 26 Eylül 2004 Hasan Örek | ||
Lagoslar Neden Ölüyor LAGOSLAR NEDEN ÖLÜYOR Lagos
balığı ki Kıbrıs’ta Lahoz
olarak isimlendirilir, Hanigiller familyasının bir türüdür.
Aslında Akdeniz’de 10 civarı hani türü yaşar, bunların
ekonomik öneme sahip olanları, genellikle boyca diğerlerinden büyük
olanlardır. Ülkemizde de özellikle Orfo çok
önemli bir balıktır. Olta, baragadi,
zıpkın, sirti, vb yöntemlerle avlanır.
Bu balıklar avcılığa karşı hassas türlerdir,
ancak bunu insanlara anlatmak bilimsel makalelerde olduğu kadar kolay
değildir. İstatistikti bilgiler, boy grupları, sürüye
katılım, gibi kavramlar insanlara küfür gibi gelir. Sonuç olarak bu
canlılar genellikle de kontrolsüz avlanılır ve yenir. Ancak son
günlerde Gökova Körfezin de meydana gelen olaylar
avlanmayla ilişkili değil. Lagoslar yarı baygın
karınları şişmiş su yüzünü çıkıyorlar ve
balıkçılar tarafından kolayca toplamıyorlar. İşin
teknik tarafını bırakıp biraz düşünmek istiyorum;
acaba bu balıklar niye bu duruma geliyorlar. Gökova,
Türkiye’nin en temiz körfezlerinden biri, cennetten bir parça. Demek ki
kirlilik burada etken değil gibi görünüyor. Bunun yanında nispeten
iyi korunan bir bölge yani kaçak avcılık ve illegal avcılık
yöntemleri de pek uygulanabilir değil, zaten bölge endüstriyel
balıkçılığa da kapalı. Bu olay yaklaşık 1 aydır devam
ediyor ve insanlar bu konuda düşünmeden konuşma konusunda bir
yarış içerisindeler. Biri çıkıp diyor ki çok deprem oldu ve
su dipte çok soğudu. Mantıklı gibi görünüyor, ancak diğer
balıkların ölmemesi ve sadece büyük lagosların ölmesi bunu
çürütüyor, bir de su ne kadar soğudu? Biri çıkıp alerji
vakası olabilir diyor. Komik alerji bireysel bir hastalıktır
veya duyarlılıktır ve kişiden kişiye
değişir, türe özgü olamaz bunu da çöpe atabiliriz. Bölgede olan
depremler sonucu dipten gaz sızıntısı olabileceği
söyleniyor Bu olabilir ama o zaman da yine bölgede başka
canlıların da ölü bulunması gerekirdi. Bu teori özellikle 17
Ağustos depreminden sonra ortaya atılmıştı (ki bu
olayda bir çok balık türü ölü olarak karaya vurmuştu), ancak bu teori
daha sonra çürütülmüştü. Marmara depremi sonucu İzmit Körfezinin
Hidrografisi değişmişti ve bu değişimler, deniz
tabanın depremden dolayı hareket etmesi sonucunda olmuştu. Bu
hareketler Marmara Denizinde dipte oluşan oksijensiz su kütlelerinin daha
sığ sulara taşınmasını
sağlamışı ve ortamdaki oksijenin ani olarak düşmesi
sonucu bir çok balık ölmüştü. Olaylar arasındaki farklar ve
bağlantılar açık, ama bu hala daha bize bu Lagosların
baygınlığını açıklamıyor. Bakış
açımızı biraz değiştirelim ve bazı basit sorular
soralım. Lagoslar veya büyük hani balıkları, vb. bazı büyük
ve dipte yaşayan balıklar Akdeniz’in başka yerlerinde de
yarı baygın bulunuyorlar mı? Cevap evet Kıbrıs’tan
Mersin’e Anamur’a kadar bu olay yaz sonuna doğru veya yaz içinde
gözlemlenir. Bunu bölgesel bir değişikliğe bağlama
şansımız pek yok gibi. Bu ancak Lagosların ve dipte
yaşayan diğer iri balıkların ortak yaptıkları bir
davranışla açıklanabilir. Bu üreme olabilir, ama lagoslar yaz
başında ürerken ölen diğer balık türleri ki bunlar genellikle
büyük eşkine ve minekoplardır, ve üreme
dönemleri lagoslarınkinden farklıdır. Sonuç olarak dipte
başka bir şeyler olmalı ve bu da çok büyük bir ihtimalle bu
canlıların beslenmesi ile ilgilidir. Bu canlılar dipte
buldukları balık ve kabuklu deniz canlıları ile beslenir. Denizde
yaşayan tüm canlılar su kolonunda olan değişimlerden veya
yabancı maddelerden değişik şekillerde ve oranlarda
etkilenirler. Bu olayda olabilecek en güçlü senaryo baş aktörleri, bölgede
üreyen pelajik (su kolunun da yaşan) ve dip mikroskopik bitkilerdir. Bu canlıların bir
kısmı hücre dışı atığı olarak,
diğer canlılara zara verecek atıklar üretirler. Ancak bu zehir
besin zinciri boyunca artarak ilerler. Bu ne demek? Bu canlı
tarafından üretilen atık onu ilk yiyen canlı da 1 birim
atık madde bırakıyorsa bu her beslenme basamağında
konsantrasyon 5-10 kat artarak gidecektir. Hani balıkları da besin
zincirinin en tepesinde oldukları için bu olaydan en çok etkilenenler
olacaktır (bu bitkiyi yiyen ilk canlının vücudundaki madde
oranı 1 iken lagos gibi iri balıklarda 100 olabilir). Bu olay daha
önce zehirli balıkları veya vücutlarında kimyasal atık
buluna balıkları yiyen insanlarda da gözlemlenmiştir. Bu
kimyasal maddeler balıkları öldürmezken bunları yiyen insanlar
da ölüme varan rahatsızlıklar yaratabilmektedir (PSP gibi “Paralytic shellfish Poisoning”). Ancak bu en
güçlü senaryonun bile soru işaretleri ile dolu yönleri var çünkü en
azından benim bulduğum balıkların hepsinin midesi
boştu, ancak bu da bizi yine su kolonunda ve dipte çoğalan
mikroskobik bitkilere yönlendiriyor. Sonuç olarak bu canlılar diğer
canlılar için hoş olmayan atıklarını su kolonuna
bırakıyorlar, fakat bu neden de sadece büyük balıkları etkilenmesiyle
yine başa dönüyoruz. Bir diğer ilginç nokta ise bu balıklarını
tümünün hava keselerinin şiş vaziyette bulunması. Bu
aslında neden su yüzeyine çıktıklarını
açıklıyor ama sorunu çözmüyor. Bir diğer ilginç not ise, bu
balıkların insanlar tarafından tüketildiğinde insanlarda
bir hastalık veya rahatsızlık oluşturmamaları. Bu da
bizi bu balıkların rahatsızlığının sinir
sistemi ile ilgili olduğu sonucuna götürüyor. Sonuç olarak bu
balıklar bir şekilde ölüyorlar aslında ölüp ölmedikleri de
şüpheli çünkü bu balıklar ölüden çok baygın veya yarı
canlı olarak bulunuyorlar ve tüketiliyorlar. Bazı kişilerin de
belirttiği gibi eğer balığı elinize alıp
karnını biraz sıkarsanız balıklar canlanıp tekrar
yüzmeye de başlayabiliyorlar. Son söz olarak bu balıklar bir şekilde
bayılıyor, ölüyor, tüketiliyor ve kimse tam olarak ne olduğunu
bilmiyor. Uğru Mumcu’ nun kitaplık sözü “fikir
sahibi olmadan bilgi sahibi olmak” sözü kulaklarımda çınlıyor.
Bu olayda da bir sürü tuhaf yorum okudum ki en komiği bir arkeologun bu
konudaki araştırma yapacağını söylemesiydi. Ben de
artık işi gücü bırakıp kazı çalışmalarına
başlamazsam ne olayım. Burada yapılması gereken
olabileceklerle olamayacakları ayıklamaktır, ve diğer
bölgelerde neler olduğuna göz atmaktır ancak bunu yapmak yerine
insanlar daha çok akıllarına gelen ilk şeyi söylüyorlar. copyleft (c) 2001-04 hamamboculeri.org
| ||