Yeni Çağ Gazetesi'nde Bu Hafta Çıkan Yazısı, 8 Ocak 2004 Rasıh Keskiner | ||
DÜN DÜNDÜR, BUGÜN BUGÜN, ÖYLE Mİ Hey yavrum hey..Analar ne aslanlar doğururmuş!Kıbrıslılar toplandı meydanlara. Kararını verdi. Hem de dört kez.. Ama bazıları bu mücadeleyi kendi hanelerine yazmak istedi. Önce kitleleri meydanlardan kopardılar. Ondan sonra da “seçim” için sandığa çağırdılar. Biz bu ülkede seçim olmadığını, sadece zaman zaman atamalar yapıldığını söyledik. Dinlemediler. Neler söylemediler ki seçim öncesi: Avrupa göründü, Mayıs’a kadar çözüm ve AB, Talat görüşmeci, Tek onurlu ses Akıncı.. Statükocularla hükümet etmeye asla.. Bu sloganları attılar, attılar... Ve şimdi yattılar, yattılar.. Kendilerine soruyorlar: Hükümet işi ne oldu? Yanıt, Ankara bilir. Annan planındaki değişiklik önerileri ne? Yanıt, Ankara bilir. Eroğlu Talat’a soruyor: Global mal mülk değişimi için ne düşünüyorsun?Yanıt, Annan’a sor. Ankara tavrını açık açık ortaya koyuyor. Gül “görüşmeci Denktaş olmalıdır” diyor. AB, birliğe üye olacak olan aday ülkelerden, askerin sivil idareye bağlanmasını, siyasete karışmamasını şart koşuyor.Tam da bu sırada Genel Kurmay Başkanı Tayyip Erdoğan’a Kıbrıs için hazırlanan planlardan memnun olmadıklarını, başka bir deyişle “Kıbrıs için siz karar veremezsiniz” diyor. Ve ondan sonra TC nin AB üyeliği için, görüşmelere başlama tarihi almalarını bekliyorlar. Türkiye’nin kurtarıcılığına soyunan Talat ve Onurlu Ses bu durum karşısında, “Dur bakalım Kıbrıs için biz karar vereceğiz” diyemedi. Sustular. Neler söylemediler ki seçim öncesi? Şimdi ise başka telden çalmaya başladılar. Neymiş efendim, mayıs’a kadar çözüm mümkün değilmiş.. Denktaş beyin hala daha yapacağı yararlı işleri varmış.. Eroğlu statükocu imiş ama Serdar değilmiş. Söylediklerimiz maalesef yine teker teker gerçekleşiyor. Statüko değişmedi, bir kısım statükocu değişti. Bunların mayısa kadar bir çözüm bulmaları mümkün değil.Çünkü karar verecek olan bunlar değil ki! Bu işleri Ankara halledecek. Peki bunlar ne yapacak. Vitrini süslemeye devam edecekler. É, “Tek Onurlu ses”. Öyle mi? Hani nerede? Kıbrıslı her gün aşağılanmakta, kendisine hiçbir konuda söz söyleme hakkı verilmemekte. Ama hepsi susmuş, kaderlerine razı.. Hiç umurumda değil. Zaten bunlardan benim hiçbir zaman için umudum olmadı ki. Sadece bir husus beni rahatsız etti.Üzdü. Oda sloganlarımızı aldılar. Her yerde kullandılar. Ve ne acıdır ki gereğini yapamadılar. Yapamazlardı zaten. Onu, ancak inananlar yapabilirdi. “Bu memleket bizim” derken biz, bütün Kıbrıs’ı,büün Kıbrıslıları anlatıyorduk. Onlarsa KKTC den bahsediyorlardı. Kurultay yaptık, kurultayımızın adını, Yeni bir Kıbrıs için “Yeni Kıbrıs Kurultayı” koyduk, onu da aldılar kullandılar. Yıllarca AB’ni savunduk. AB’ne girişi kutladık diye bize “Peşmerge” diyenler AB şampiyonu kesildiler. Meğer bütün bunları birkaç yüz oy daha fazla alabilmek için yapmışlar meğer..Yani inanmıyorlardı ama oy için gerekliydi böyle sloganlar.. Neye sahip çıktılar ki, seçimde söylediklerine sahip çıksınlar.. Onlara böyle..İnsanımız onları hergün biraz daha iyi tanıyacak. Sloganlarımızı ise bundan sonra bu sloganlara yakışanlar atacak. Artık ne dün dün, ne bugün bugün olmayacaktır. copyleft (c) 2001-03 hamamboculeri.org
| ||