Yeni Çağ Gazetesi'nde Bu Hafta Çıkan Yazısı, 15 Kasım 2003 Rasıh Keskiner | ||
>YURTSEVER BIRLIK HAREKETI(YKP) NI GIZLEYEMEYECEKSINIZ Geçtiğimiz Cuma akşamı televizyon programlarının birinde, 14 Aralık’ta Türkiye tarafından yapılacak atamaya talip olanların hepsi arz-ı endam eylediler. Her dönem seçim sonuçlarının kendi menfaatleri için sorun olmaması için tedbir alan TC asker-sivil Yönetimleri, bu kez yine, ne olur ne olmaz tedbiri elden bırakmadılar. Bu çerçevede, yıllarca taşıdıkları nüfus vs. yetmemiş olacak ki, duruma göre kullanmak için,bir de siyasi parti daha kurdurdular.Başına da bir emekli askeri koydular. Tabii ilgili açık oturumun en ilginç yanı hiç kuşkusuz, yeni kurdurulan partinin başına getirilen ve hala ortaçağ karanlıklarında yaşayan emekli askerin Kıbrıs Türk toplumuna yaptığı hakaretlerdi. Tesadüfe bakın ki, emekli asker ilk konuşmacı idi ve söyleyeceğini söyledi, gerici anlayışını ortaya koydu, hakaretlerini peşpeşe sıraladı. E! İçimden , “şimdi seni bizim aslanlar ongaracak” demeyi çok isterdim.Ama biliyordum ki kimse söylenenleri üstüne almayacak.Akıncı hariç.. Emekli askerden sonra hepsi sıra ile söz aldılar, ama daha dün bir, bugün iki bu ülkeye getirtilip bize hakaret eden bu zat-ı muhteremin söylediklerini duymadılar.Havadan sudan konuştular.Akıncı, emekli askere,nereden icap ettiyse “komutan” diye hitap ederek, gerektiği gibi olmasa da bir yanıt verdi.Ama o da dikkatliydi, hani Türkiyeyi ve bir kısım Türkiye kökenli oyları ürkütmemek için.Bu çıkışı ile Akıncı, diğerlerine bir üstünlük sağladı.Bunun üzerine ikinci turda “çözüm ve AB ittifakının diğer temsilcileri olan Erel ve Talat da zevahiri kurtarmak için ne söyledikleri anlaşılmasa da birşeyler söylemeye çalıştılar. Tabii orada oturanlar hep Kıbrıs Türk halkı istediği için bu yollara çıktıklarını söylemektedirler, ama bu konuda Kıbrıs Türk Halkı orada oturanların, emekli askere vermeleri gereken yanıtı veremediklerini de üzüntü ile seyrettiklerini bilmelidirler. Hiç kimse ona. “Sen kimsin? Daha dün bir, bugün iki buraya geldin ve sana parti kurdurdularSenin yurttaşlığın bile uluslararası huhkuka aykırıdır.Senin adaylığın da ulusalararası hukuka aykırıdır.Sen Kıbrıslı Türkler adına konuşamazsın” diyemedi. Hele hele Akıncıya dönüp “Sizin genel sekreteriniz İzzet İzcan Türkiyeyi AİHM’ne götürdü.Ayıp değil mi”sözleri karşısında Akıncı’nın sadece “yanlış biliyorsun”diyerek olayı geçiştirmesi, ona ve dolayısıyle izleyenlere gerçekleri, yani “yanlış biliyorsun, o başvuruyu biz değil YBH yaptı.Senin daha bu ülkedeki partilerden haberin yok”diyemedi.Hatta isterseydi, “bu başvuruyu, 1989 da Türkiyenin ülkeye nüfus taşınmasına karşı mücadele başlattıkları için partiden attıklarımız yaptı” da diyebilirdi , ama onu da diyemedi. Akıncı’nın bu tavrı rastgele olmamıştır.Bilerek ve isteyerek YBH ismini kullanmak istememektedir.Bundan onbeş gün önce de bir başka televizyon programında benzer şeyler oldu ve aynı şekilde davranışlar sergiledi. Kim ne söylerse söylesin.Kim kendini ne şekilde sunarsa sunsun.Benim için “demokrat” olması yeterlidir.Demokratlık da, demokrasiye inanç ve bağlılık da, “azınlık görüşlerine verilen değer”le ortaya çıkar.Her ülkedeki demokrasinin ne ölçüde var olduğunun en önemli göstergelerinden birisi, hatta en önemlisi, o ülkede azınlık görüşlerine verilen değerle kendini gösterir. Yıllarca egemen çevreler saklamaya çalıştı YKP’ni.Hala daha da saklamaya çalışıyorlar.Onlar sakladı da, yeni kurtarıcılığa soyunanlar saklamadı mı? Ama sonuç hepsi için başarısız oldu.YBH (YKP)nin savunduklarını halk benimsedi ve sloganlarını meydanlarda haykırmaktadır.Sloganlarını bazı siyasi partiler kendilerine seçim sloganı yaptı. Hiç kuşkum yok.Bugün YBH’nın AİHM başvurusunu televizyonda konuşmaktan korkanlar, 15 Aralık sabahı YBH’nın AİHM başvurusuna can simidi gibi sarılacaklar. Boşuna gayret.Yurtsever Birlik Hareketi’ni gizleyemeyeceksiniz.
copyleft (c) 2001-03 hamamboculeri.org
| ||