Yeni Çağ Gazetesi'nde Bu Hafta Çıkan Yazısı, 21 Kasım 2004

Rasıh Keskiner

 

ANKARA BİLİR!

İsterseniz çıkın yollara ve sorun önünüze her kim çıkarsa..

Neyi mi?

Ne isterseniz sorun.

Hangi konuda isterseniz..

Önemli bir bölümünün size yanıtı şu olacak:

Ankara bilir…

Bu soruyu çeşitli yaş guruplarına da sorsanız hiç fark etmez. Her yaş gurubundan insanların da yanıtı aynı olacak.

Ankara Bilir..

Hatta çocukların bile..

Mesela şimdi erken seçim gündemde.

Olacak mı olmayacak mı?

Ankara bilir..

Seçim olursa kim kazanacak? TC kökenli oylar kime gidecek?

Ankara bilir.

Seçimden sonra hükümeti kim kuracak?

Ankara bilir..

Kıbrıs sorununda görüşmeler yeniden ne zaman başlayacak?

Ankara bilir.

Törenlerde, Omorfo - Mağusa anayolu artık ne zaman trafiğe kapatılmayacak?

Ankara bilir.

Resmi törenlerde TC Elçiliği binasına da TC bayrağı yanında KKTC bayrağı ne zaman asılacak?

Ankara bilir.

Cebinde beş kuruşu olmayan TC yurttaşlarının bu ülkeye ellerini kollarını sallayarak girişine ne zaman dur denecek?

Ankara bilir.

Avantası bol projelerin TC’li müteahhitlere ihale edilmesi ne zaman son bulacak?

Ankara bilir.

17 Aralıktan sonra, Kıbrıs’ta ne gibi gelişmeler beklenmektedir?

Ankara bilir.

Mehmedali beyi İstanbul’a veya Ankara’ya gidişlerinde Tayyib bey, Serdar beyi Gül efendi, Sn. Denktaş’ı Sn. Sezer ne zaman karşılayacak?

Ankara bilir?

Bu soru cevabı daha çok uzatabiliriz. Hatta günlük çok işler için de sorabiliriz.

Yanıt hep aynı olacak:

Ankara bilir..

Peki, madem ki her şeyin ne olacağını Ankara biliyor, buradakilere ne gerek var?

Gerek var… Dün gerek vardı, bugün gerek var, yarın da gerek olacaktır.

Çünkü burası bir vitrin.

Vitrinin süsü tamam olmalı. Dışardan bakınca eksiği görülmemeli.

Bir takım şovlar için gerekli..

Peki, bu durumu en iyi bilen halkımız bu duruma razı mı olmalı. Daha ne kadar?

Düdük çaldı. Haydi içtimaya diye çağırıyorlar. Buna uymalı mı?

Hayır.. Artık buna tepki koymanın zamanı.

Artık bilmelidirler, onların çağırdığı zaman değil, biz istediğimiz zaman uyarız çağrılarına.

• Geçtiğimiz hafta Sn Talat Kıbrıs FM’de Taylan Kav’ın sorularını yanıtlarken önemli birkaç söz söyledi. Dinlemeyenlere duyurulur: “ Biz bir Türk Partisiyiz Taylan bey, hem bizim üyelerimiz arasında Rum üye de yoktur.”

(19/11/04)

-------------------------

HALK SORGULAMASIN MI ?

Emir buyurdu Mehmedali bey:

Hazır ol...Sıraya geç.. Tek başıma isterim. Verin bana iktidarrı tek başıma..

Eyi güzel, versinler sana ama bu işin hiç sorgulaması olmasın mı?

Mesela hiç kimse size, “yahu Mehmedali bey, bir yıldır bütçesiz nasıl olabilir bir hükümet” sormasın mı?

Mesela hiç kimsesize, “yahu Mehmedali bey, siz statükoyu yıktınız dediydiniz, hatta bize kuğulu parkta statükonun helvasını da yedirmiştiniz: ondan sonra statükoyu siz devraldınız” sormasın mı?

Measela, hiç kimse size, “siz yıllarca Denktaş’la imkansız dediniz, bırakın birisini ikisiyle de imkanlı olduğunu kanıtladınız” sormasın mı?

Mesela hiç kimse size, “ siz yıllarca Denktaş-Derviş çiftini şovenizmi tırmandırıyor diye suçladınız, şimdi aynı şeyi siz yapıyorsunuz” sormasın mı?

Mesela hiç kimse size, “ siz, yıllarca, Denktaş-Derviş çiftine, Türkiyeye şukran çekiyor diye suçladınız, şimdi aynı şeyi siz yapıyorsunuz” sormasın mı?

Mesela hiç kimse size, “ siz yıllarca TC’den talimat alanlara saldırdınız, şimdi siz talimat alıyorsunuz” sormasın mı?

Ve daha neler, neler...

Sormasınlar değil mi? Asker gibi sıraya girsinler ve seni yek başına getirsinler .. Niçin? TC’ nin menfaatlerini daha iyi savunasınız mı, TC’den talimatları daha rahat kabullenesiniz mi?Yoksa, Kıbrıs’ta hiç oturmadan da seçimlerde isteyenin aday olabilmesi için, daha çok yurttaş yazabilmeniz, Rum toplumu yetkilileri ile görüşmemek için daha güçlü olabilmeniz için mi?

Bizce bu halk bu kez sorgulamalı,

Sadece Mehmedali bey’i değil, diğerlerini de sorgulamalı.

Memleketi bu hale getiren Denktaşları, Eroğlu’nu, Hasipoğlunu ve benzerlerini.

Onurlu ses diye diye, koltuk kapmak için Serdar’ın önünde takla atanları da teker teker sorgulamalı.

“Denktaşlarla imkansız” deyip Denktaşlarla hükümet olmak için sıraya giren herkesi, ama herkesi sorgulamalı.

Bu sorgulama yapılmalıdır. Yapılmalıdır ki, kirlenen politika temizlensin.

Artık, seçim platforumlarında, kendinden geçip vaad üstüne vaad veren, ama ertesi gün söylediklerini unutanlar siyaset sahnesinden silinsin.

Bu sorgulama yapılmalıdır. Yapılmalıdır ki, politika yalandan, dolandan temizlensin.

Neymiş, “barışa bir şans daha”.. Ohh, ne ala. Suyundan da koy. Kaçıncı şans bu?

Onun için sorgulanmalıdır bu sahnenin pehlivanları! Artık zamanıdır.

Düdük, çaldı.. Sıraya geç.. oyunu bana ver, hikayesi kapanmalıdır.

Şimdi, halk konuşmalı: “Durun beyler, bakalım” demeli.

İçtimaya çağrılan asker gibi, her çağruya itaat etmemeli.

Sorgulamalı ve yargılamalı..

Sorgulamalı ve yargılamalı ki, politika temizlensin.

Biz halkımıza, bu sorgulamyı yapması için çağrı yapacağız, ve sorgulamayı yapabilmesi için gerekli her türlü katkıyı yapacağı, yardımcı olacağız..

(12/11/04)

copyleft (c) 2001-04 hamamboculeri.org