Yeni Çağ Gazetesi'nde Bu Hafta Çıkan Yazısı, 25 Aralık 2003

Rasıh Keskiner

 

KİM KİMİ İKNA EDECEK?

Geçen son iki yazımızda, Kıbrıs’ın Kuzeyinde yapılan “seçimleri” Ankara’nın kazandığını hatırlattık.

Varsın pekçok kişi, “ne olacak şimdi” diye soru sormaya devam etsin.Elbette sonucu bu şekilde çıkarmayı başaran Ankara, bundan sonrasını da istediği gibi halledecek.Bundan hiç kimsenin kuşkusu olmasın.

Nitekim bunu bilen, ama bunu hazmeden seçim kazanan siyasi parti yetkilileri Ankara’nın kararını beklediklerini açıklayarak beklemeye başladılar.

Bu durumdan daha da cesaret alan, kendilerini memleketin sahibi gören TC yetkilileri de bizlere hergün çeşitli mesajlar iletmeyi sürdürüyorlar. Nasıl bir hükümet istediklerinden, milletvekili pazarlıklarına kadar Kıbrıslılara akıl vermeyi sürdürüyorlar. AKP hükümeti göreve başlayalı bir yıl oldu, ama Mümtaz Soysal’ı oraya kimin getirdiğini bilmezlikten gelerek konuşuyor. Madem Tayyıp bey Mümtaz Soysal’dan memnun değil niye kendisini görevden almıyor? Niye kendisini değiştirmiyor?

Oysa, seçim kazandığını iddia eden aslanların ortaya çıkıp,”seçimi kazanan biz siyasi partiler şu şekilde bir hükümet kurmasını bilmeliydiler. Ama herşeyleri ile, hiçbir anlamı kalmayan birkaç koltuk için TC’ne teslim olanlar, şimdi de TC’nin ne karar alacağını beklemek zorunda kaldılar.

Şurası bir gerçek ki, TC asker-sivil Yöneticileri bu günlerde, önümüzdeki aylarda ne yapacaklarını, Mayıs ayını nasıl atlatacaklarını planlayacaklar.Ondan sonra da bizimkileri çağırıp kararı tebliğ edecekler. Bu karar doğrultusunda da vitrinin hükümet modelini oluşturacaklar.

Kıbrısta “seçimi” kazanan parti yetkilileri, mayıs ayının çok önemli olduğu hususunda Türkiye’yi ikna etmeye çalışacaklarmış!

İyi güzel de, bunca yıldır, ne zaman TC Yetkilileri Kıbrıs Türk Toplumuna söz hakkı tanımışlardır ki, bu kez onlarıı dinlesinler. Hiçbir zaman, gelmiş geçmiş tüm TC hükümet yetkilileri ve diğer yetkililer, Kıbrıslının ne dediğni dikkate almadılar.Ona ne düşünüyor sormadılar. Sadece onlar söyledi, onlar nasihat çekti. Hiç kuşkumuz yok, bu sefer de yine onlar söyleyecek, onlar nasihat çekecek ve emin olun onlar bizimkileri ikna edecek.Her zaman olduğu gibi..

Şimdi Türkiyede yerel seçim kampanyası başladı.Tayyib’e veya Gül’e bel bağlayanlar boşuna bekliyorlar. AKP şimdi yerel seçimlerde nasıl birinciliği kaptırmam hesapları içinde Kıbrıs sorununda andlaşma yanlısı olabilir mi? Hiç sanmam. Dolayısıyle, bu seçim cümbüşü içinde Kıbrıs sorunu ile uğraşacak zamanları da olmayacaktır.

Kurduracakları hükümet işi oyalamakla görevli olacak. Ve sanki mayıs sonrası da birşey varmış gibi halkı inandırmaya çalışacaklar. Ve Aralıkta bir görüşme tarihi almak için bekleyip duracaklar.

Oysa Avrupa Birliği herşeyi açık açık ortaya koydu.Mayısta olacak olan Kıbrıs’ın diğer ülkelerle birlikte AB üyesi oluşunun kutlamaları yapılacak. Tek ülke, tek egenlikli olarak. Kıbrıs istese de bundan geriye dönüş yok artık. Ve Türkiyenin tarih alması, her nekadar Kıbrıs sorununu çözmesine bağlı ise de, yine de AB’nin üye olacak ülkeler için belirlediği ev ödevlerini yapmadan da mümkün değildir.

Mayıs ayından hemen sonra AP seçimleri için kampanya başlayacak. Hangi AB üyesi durup da seninle ilgilenecek. AP seçimleri sonrası ise Avrupalıların uzun dinlenme tatilleri başlar. Seninle kim ilgilenir.

Bu durum, içaçıcı bir durum değil.

Değil elbette.Ama bizimkilerin TC asker- sivil yöneticilerini, Kıbrısta mayıstan önce bir andlaşmanın zorunlu olduğu yönünde ikna edeceklerine dair iddialı sözlerine ne demeli? Ne diyelim, birileri birilerini ikna edecek, ama o ikna edenler bizimkiler olmayacak.

Bunlara bakıp umutsuzluğa kapılmaya gerek yok.Er veya geç, Kıbrıs ve Kıbrıslılar Avrupa Birliğinde buluşacaklar. Bunu hiçbir güç engelleyemeyecektir.

copyleft (c) 2001-03 hamamboculeri.org