Yeni Çağ Gazetesi'nde Bu Hafta Çıkan Yazısı, 6 Şubat 2005

Rasıh Keskiner

 

HEDEF YÜZDE OTUZ…

Siz bırakın koştursunlar, dinlemeyin onları,
Çünkü onların söylediği bir şey yok..
Sadece ezberledikleri sayılı cümleleri tekrarlayıp duruyorlar:
Dereyi geçene kadar!
Biz, bunların hepsinin aynı olduğunu söylüyoruz ya, kızıyorlar,
Biz, sizlere sandığa gitmemenizi söylüyoruz ya, kızıyorlar..
Bırakın kızsınlar. Bütün bu kızgınlıkları koltukların tehlikeye girmesindendir.
Neymiş, bizim yaptığımız işin kolayı imiş!
Sevsinler! Bu ülkede kimin kolayı, kimin zoru seçtiğini bilmeyen mi kaldı?
Bunu kendileri de biliyor aslında.
Ama, ne yaparsın, denize düşen yılana sarılır misali bunlar da çırpınıyorlar, çırpındıkça da batıyorlar.
Biz onlara, yol yakınken bir çağrı daha yapıyoruz: Nereden dönerseniz kardır. Sonra çok ağlayacaksınız!
Bir de söyledikleri “boykot” kolay işmiş. Evde sırt üstü yatarak boykot yapılmazmış!
Hiç merak etmeyin.Elde avuçta ne varsa ortaya koyduk. Bir de yüreklerimizi ortaya koyduk ve kampanya yürütüyoruz.
Bundan da rahatsız oldular. Ve şikayet ettiler.
Yok yahu! Sizin seçime katılma hakkınız var da, bizim seçime katılmama hakkımız yok!
Sizin vatandaşa “sandığa git ve bana oy ver” deme hakkınız var da, bizim vatandaşa “ sandığa gitme” demek hakkımız yok, öyle mi?
Bir de bunu yaparken hedefimizin olmadığını söylüyorsunuz.
Hedefimiz var.. Hedefimiz yüzde 30 yurttaşın sandığa gitmemesini sağlamaktır.
Hedefimiz seçim dediğiniz bu oyuna katılımın yüzde 70’lere inmesini sağlamaktır.
Bunu niçin mi yapıyoruz:
En başta, hala daha bu ülkenin kuzeyinde yaşayan insanlar içinde, komutan düdük çalınca hizaya geçmeyen bir kitlenin olduğunu hem dünyanın hem de TC asker-sivil Yönetimlerinin görmesini sağlamak,
Egemenlerin, zaman zaman seçim yaptırarak, halkı ve dünyayı burada seçimli bir rejim olduğuna ve demokrasinin işlediğine inandırma oyunlarını bozmak,
Egemenlerin, seçim yaptırarak uygulamalarına meşruiyet kazandırma ve böylece rejimin devamlılığı ile geçmişin aklanmasını sağlama oyunlarını bozmak.
Önemli olan bunca yaşanandan sonra hala daha bu oyunların oynanmasına müsaade edecek miyiz, etmeyecek miyiz? Yani Ankara, ne zaman canı isterse düdüğü çalacak, biz de peşlerinden sıraya mı gireceğiz? İstedikleri zaman hükümet bozacakları istedikleri zaman hükümet kuracaklar, seçim yaptıracaklar ve biz bu oyunu oynayacağız!

Biz bu oyunu oynamayacağız. Ve halkımıza da çağrımız bu oyuna katılmamasıdır.
Artık, “E sandığa gidelim de boş oy atalım” devri de geçmiştir.
Kaybedecek neyimiz kaldı ki? Hem, sonra artık hükümette UBP yok ki sizi işinizden, mevkinizden tehdit etsin! Artık demokrasinin gülü CTP var!
Öyle veya böyle. Çağrımız, artık ayağa kalkarak:
“Ben gitmiyorum sandığınıza, kimseden korkum yok. Bu benim en doğal hakkımdır. Bu oyunu oynamayacağım. Siz kendiniz çalın, kendiniz oynayın” söyleme zamanı.
Bir daha söyleyelim: Hedef yüzde 30’un sandığa gitmemesini sağlamak..

copyleft (c) 2001-04 hamamboculeri.org