Yeni Çağ Gazetesi'nde Bu Hafta Çıkan Yazısı, 25 Mart 2004

Rasıh Keskiner

 

SON, BAŞLANGIÇ OLACAKTIR

Kıbrıs sorununun bir andlaşmaya bağlanması hususunda sona yaklaştık mı?

Eğer ABD Ankara ile birtakım menfaatler için anlaşmışlarsa, evet..

Veya, eğer başka birtakım hedefler için andlaşmışlarsa önce herşeyi Annan’a bırakacaklar, ondan sonra da Annan üzerinde baskı kurup görüşmelerin Mayıs sonrasında da devamı için erteleme yapılmasını sağlayacaklar. Bu durumda sona henüz daha yaklaşmadık demek.

Bazıları Denktaş’ın şu anda yaptıklarını kendi aklıyla yaptığına inanabilir. Denktaş bildiğimiz kadarıyla TC-Asker Sivil Yönetimlerinin buradaki temsilcisidir. Yat dediler, yattı; kalk dediler kalktı. Konuş dediler konuştu, sus dediler sustu. Dolayısıyla şu anda da Denktaş’ın Ankara’dan talimat almadan, kendi başına bu şekilde davrandığına ben inanmıyorum. Ne yapıyorsa, Ankara ile birlikte ve onların onayı ile yapmaktadır. Daha düne kadar masada savunduğu uzlaşmazlık önerileri MGK’nın kararları değil mi?

Tek birşey var, az da olsa ihtimal dahilindedir, o da, eğer Ankara kendine başka temsilci bulduysa, ki şu an için görüntü net değil,ancak o zaman Denktaş yalnız başına hareket edebilir.

Hiç kuşku yok,sorunun bir andlaşmaya bağlanması son değil, başlangıç olacaktır.

Referandum da gündemde. Halk kendi kaderini oyalayacakmış! Oylasın bakalım.

Nüfus’u belli değil, seçmeni belli değil, oylasın bakalım kaderini!

Yani Kıbrıslıların kaderi TC’den uluslararası yasalara aykırı olarla taşınan ve yurttaş yapılanların elinde.

Yani TC- Asker Sivil Yönetimleri bu referandumda “evet” isterlerse evet, “hayır” isterlerse hayır çıkaracaklar. Et de ellerinde bıçak da.

Hade hayırlı oylamalar..

Böyle bir oylama için birtakım örgütler “evet” için kampanya başlattı. Evet demek için de birtakım hususlar sıralıyorlar. En başta da Türkiye’nin geleceği için evet diyeceklermiş. Ayrıca TC’den getirilenlerin yurttaşlıklarının yasallık kazanması için evet diyeceklermiş. Oylama günü yaklaştıkça daha neler için “evet” çağrısı yapacaklarını ibretle göreceğiz.

Temel insan hakları ihlalleri üzerine bir referandum olabilir mi? Ganimetin üzerinde oturanlara “Rum’a ait bu toprakların eski sahibine iadesini onaylıyor musun” diye soracaksınız, ve o da “evet” diyecek değil mi?

İsteyen istediği şekilde teoriler üreterek “evet” desin. Ama Kıbrıs’ın ve Kıbrıslıların birleşmesine inanan örgütler de kendi “evet”i için kendi gerekçeleri doğrultusunda hareket etmeyi bilirler.

Bu konuda benim tavrım açık ve nettir. Bu gibi referandumlarda “hayır” oyu geçersizdir. AB de açıkladı zaten. Evet çıkıncaya kadar referandumlar tekrarlanacak.

Peki hayır oyunun geçersiz olduğu bir durumda, “evet” demek için teori üretmeye gerek var mıdır.?

Annan planı etnik ayırımlar içermektedir. Planda çok aksak hususlar vardır. Ancak bütün bunların, zaman içinde birlikte yaşamaya başlayacak Kıbrıslılar tarafından düzeltilmesi mümkündür.

O halde, bu plan bana, uzak hedeflerim için bir pencere açıyorsa, ki açıyor, bu bana “evet” demem için yeter. Eğer bu bana göre asker sayısı 40 binden 6 bine düşecekse bu da bana “evet” demem için yeter.

Kısacası mandranın gancellesi gındırıklanacak mı. Gındırıklanacak. Bu bana “evet” demek için yeter.

Gancelliyi sonuna kadar açmak, hatta tamamen fırlatıp atmak, bütün bir Kıbrıs’a inanan Kıbrıslılara düşer.

Bu da mutlaka gerçekleşecektir.

copyleft (c) 2001-03 hamamboculeri.org