Yeni Çağ Gazetesi'nde Bu Hafta Çıkan Yazısı, 15 Nisan 2004

Rasıh Keskiner

 

GELECEĞİ OYLAMALIYIZ!

Gelinen noktada artık bir sürecin son metreleri koşulmaktadır.

Bu süreçte önümüze konan engeller ne kadar çetin olsa da, sorumluluk bilinci içinde bunları bertaraf edip finişi gerçekleştirmeliyiz.

Bu herkes için, her örgüt için tarihi bir sorumluluktur.

Bu güne kadar Kıbrıslılar tarihi sorumluluklarını yeterince yerine getirmediler. Sorunlarının çözümünü dış güçlerin eline verdiler. Onlar da istedikleri çerçeveyi önümüze sundular.

Bu durumda, önümüze sunulan planın olumsuz unsurlarını bertaraf edecek tek seçenek, ancak ve ancak Kıbrıslıların birlikte hareketi ile mümkündür.

Bu plan, Kıbrıslılara biraraya gelme ve birarada birlikte mücadele etme şansı vermektedir.

Dolayısıyla bu sorumluluk içinde hareket etmelidir Kıbrıslılar.

Kıbrıslılar toprağın veya bir evin esiri durumunda kalmamalıdırlar. “Dünya malı dünyada kalır” , ama insan dünyada kalmaz, göç eder. Yaşam çok kısa. Bunu düşünerek, ve artık insanlar geleceğe oy vermelidir. Tarihin karanlıklarında kalıp, bugün veya dün için oy kullanmamalıdır.

Dünya küçülmüştür. Teknoloji alabildiğine gelişmiştir. Kıbrıslılar da buna ayak uydurmalı, Avrupalı Kıbrıslılar olarak geleceğe bakmalıdırlar.

Kıbrıs’ın bu duruma gelmesinde Kıbrıslıların önemli sorumlulukları vardır. Şurası muhakkak ki, Rum toplumu daha büyük toplum olduğundan, zaman zaman onların sorumluluğu daha fazla olmuştur.

Bu çerçevede Rum toplumu içinde yer alan ve toplumun üçte birini temsil eden AKEL siyasi partisinin önemli sorumlulukları vardır.

AKEL’in zaman içinde Enosis’i desteklediğini biliyoruz. Bu Türk toplumunda güven bunalımı yaratan ilk adımlarıydı. Daha sonra Şoven ve fanatik Rum lider Papadopulosu desteklediler. Bütün bunları yaparken Kuzeyde yaşamak zorunda bırakılan Kıbrıslıların da görüşlerini almayı hiç akıllarına getirmediler. Buna gerek bile duymadılar.

Şimdi de, haftaya yapılması söz konusu referandumda “hayır” demeye hazırlanıyorlar. İşin enteresan tarafı bu karara varırken, Kıbrıslı Türklerin isteklerine, görüşlerine hiç itibar etmediler. Bunu dikkate almaya hiç gerek duymadılar.

Bu kararlarının, Çarşamba günü toplanan kongrede değişeceğini sanmıyorum ama yine de bir umut diyorum.

Bunca zaman BM kararlarını destekleyen, iki toplumlu, iki bölgeli bir federasyonu savunan bir siyasi hareketin bu denli beklenmeyen tavırlar sergilemesi hoş değildir. Fanatik Papadopulos’un peşinden sürüklenmesi doğru değildir. Yurttaşlar onu bunu anlamıyor. Evet mi, hayır mı, ona bakıyor.

Bizim bu plana itirazlarımız yok mu? Çook..

Ama, biz Kıbrıslıların birleşmeden sonra, ortak mücadelesiyle pek çok şeyi değiştirebileceğine inanıyoruz.

Bu değişiklikleri yaparken de hep en büyük müttefikimizin AKEL olacağını düşünüyoruz. Eğer biz istersek her şeyi değiştiririz. İşte bu plan bize süreç içinde Kıbrıs’ı ve Kıbrıslıları birleştirme imkanı vermektedir. Onun için evet diyoruz. Geleceğe oy veriyoruz.

İnanıyorum ki Kıbrıslılar da artık geleceğe oy verecekler. Köhneleşmiş, tarihin karanlıklarında kalmış görüşleri tasfiye edecekler. Kendilerini halkın yerine koyup ahkam kesen politikacıların da defterini dürecekler.

Kıbrısta da artık kırk yıl bir partinin tepesinde, olmazsa bir başka partinin tepesinde oturup “sadece ben” diyenleri de tasfiye edecekler.

Politika, politik partiler de değişecek, sadece Kıbrıs’ın bir köşesinin değil Avrupa’nın birer partileri olacaklar.

Bu değişimle birlikte genç ve dinamik kadrolar görevi devralacak, değişime açık olmayan anlayışları ortadan kaldıracaklar.

Herkes, her örgüt, tüm Kıbrıslılar önümüzdeki günlerde, sorumluluk bilinci içinde geleceğe bakmalı, geleceği oylamalı ve geleceğin kurulmasına katkı koymalıdır.

copyleft (c) 2001-03 hamamboculeri.org