Yeni Çağ Gazetesi'nde Bu Hafta Çıkan Yazısı, 1 Nisan 2004 Rasıh Keskiner | ||
KAVGA HENÜZ BİTMEMİŞ Bu yazıyı tam yazmaya başlamışım ki, NTV saat 13.00 haberlerini veriyordu. Spiker Denktaş’a bağlanmış son durum hakkında görüşlerini soruyordu.Denktaş son derece sinirli bir şekilde “daha Rumlarla kavga bitmedi” diyerek malum hikayesini tekrarlamaya başladı. Her halinden sürdürülen görüşmelerin seyrinden rahatsız olduğu belliydi. Sesi titriyordu. Görüşmeler istediği gibi gitmiyordu herhalde. Derken spiker bir soru daha yöneltti. Referandumda ne olur diye. Dünyanın tarafların anlaşamadığı bir metinin referanduma sunulmasında ısrar etmenin Kıbrıs ta yeniden kavgayı başlatmak olacağını söyledi. Ve ilave etti, ne isterse olsun , ne yaparlarsa yapsınlar bizi kandırmaya çalışıyorlar. Öyle senetle Türkiye’nin kanmaması gerektiğini vurgulayarak, yapılmak istenenin Türkiye’yi adadan çıkarmak olduğunu tekrarladı. Düşünün, bu kafatasçı politikalarıyla, egemen güçlerin temsilcisi olarak,bir toplumun önemli bir jenerasyonunu mahvetti. Onların çocuklarını mahvetti. Şimdi sıra torunlarını mahvetmeye geldi. Hala mamurlamadı. Ezberlediği beş- on cümleyi yarım asıdır tekrarlayıp duruyor. Hep kavga, hep kan, hep gözyaşı. Yeter artık. Öyle veya böyle küçülen dünyamızda Kıbrıs da çağdaş dünyadaki yerini almalıdır. Bunu hiç kimse önleyemeyecek. Oturmuşlar görüşmelere, güya federasyon görüşüyorlarmış! Oysa ayrı bir devleti nasıl yaratabilirim çırpınışları içindeler. Gün oldu federasyon dediler, ardından konfederasyon dediler. Daha sonra entegrasyon dediler. Şimdi de “derogasyon” tutturdular. Hale bak. Ne istiyorlar dünyadan? Ganimete koçan. Rum evine, mülküne dönmesinmiş! Türk askerleri sonsuza dek Kıbrıs’ta kalsınmış! Uluslararası hukuk boşverilsinmiş, bu siyasi bir sorunmuş! Öyle görünüyor ki, her zaman olduğu gibi bu önümüzdeki dönemde de biz demokrasi güçlerine, bu adada gerçekten barışı savunan güçlere büyük iş düşecektir. Geçiş döneminde iki tarafın fanatiklerinin yaratmak isteyecekleri sorunları bertaraf etmek için hazırlıklı olunmalıdır.Çünkü planda çok sakat hususlar da mevcut olacaktır. Şu anda yapılmak isteneni,TC asker-sivil Yönetimlerinin her zaman için Kıbrıs’ta bulunmaları ve devamlı ortalığı karıştırmalarıdır. Planda istedikleri, Rumların Kuzeyde yeni mülk edinme durumu, ancak Türklerin ekonomik seviyeleri Rumların ekonomik seviyelerinin yüzde 85ine ulaştığı zaman mümkün olacakmış! TC’nin her türlü kontrolü devam edeceğine göre bunun gerçekleşmesi mümkün mü? Düşünün TC’nin etkinliğinin kırılmadığı bir durumda, ve plana yansıdığı kadarıyla kültürel, sosyal vs. adı altında protokoller devam ettiğine göre hiçbir surette Türklerin ekonomik durumlarının o seviyeye ulaşmasına izin verilmeyecektir demektir. Geçmişte ve şimdi izin verilmediği gibi.. Kavga bitmemiş diyor Denktaş.. Toplumun kendisi bitmiş ama kavga daha bitmemiş. Geçmiş olsun. Artık kaybettin.. copyleft (c) 2001-03 hamamboculeri.org
| ||