Yeni Çağ Gazetesi'nde Bu Hafta Çıkan Yazısı, 23 Mayıs 2003

Rasıh Keskiner

 

REJİM ÇÖKTÜ KİMSE KURTARAMAZ

Acı ama gerçek.Bu memleketin başına şöyle veye böyle çeşitli zamanlarda atananlar, o veya bu, hiç farketmiyor.Halkın hiçbir zaman hayati konuları tartışmasına fırsat tanımıyorlar.Gündemi hep onlar belirlerler ve bunu tartışırlar, tartıştırırlar.

Hep beraber izledik.Annan Planı gündeme geldikten sonra, yapılan bütün kitle eylemlerini kendi siyasi hanelerine yazmak için kimlerin neler yaptığını izledik.Barış Ateşi eylemlerinde, mitinglerde neler yaşandığını izledik. Bu günkü durumdan yararlanmak isteyenler, mücadelenin hedefini hep seçime dayandırdılar.Bunu yaparken de “halk öyle istiyor”dediler.Peki, şimdi ben soruyorum: Siz meydanları dolduran onbinlere “bu memlekette seçim yok, atama var”dediniz de onlar bunu kabul mu etmedi?

Şimdi yaşanan bu süreçte, bu günkü durumun kalıcı kalmaması için süratle bir andlaşmayı sağlamak için mücadele zamanıdır.Sınırlı geçişlerin sağlandığı bu günlerde Rum toplumu ile birlikte,egemenlerin bizi bu adada bir daha kırdırmalarına müsaade etmeyecek oluşumlar yaratma zamanıdır.

Oysa bazıları, halk böyle istiyor,aslında kendileri böyle istiyor, hala daha bu ülkede hiçbir anlamı kalmayan seçimi tartışıyor.Gündem hep seçim.Tabii gündem seçim olunca da oy için girilmedik kılık kalmıyor.Hatta birkaç yüz oy için, sınırlı geçişleri bile kesintiye uğratacak eylem çağrıları yapılmaktadır.

Seçimin konuşulması tabu mu derseniz hayır değil.Herşey konuşulmalı.Ama sadece herşey seçime endekslenmemeli.Bu memlekette her seçimde neler yaşandığı görülmedi mi?Koalisyona girenler hiçbir şey yapamadıklarını görmediler mi? Daha dün Tayyıp kendilerine çeşitli konularda talimat çekmedi mi? Ve bazıları da o talimatlar doğrultusunda tura çıkmadı mı?

Anladık.Koltuk bazıları için vazgeçilmez bir tutku.Bunun için de illa ki seçim diyor.O halde teoriler uydurmalarına gerek yoktur.Açıkça biz bu koltuklar için ne gerekiyorsa yapacağız desinler.Yok “biz Mecliste çoğunluğu ele geçirip, görüşmeciyi değiştireceğiz” gibi hiç kimsenin, kendilerinin bile inanmadığı şeyler söylemesinler.Bu koşullarda, hiçbir etkisi ve yetkisi olmayan bu meclisin tümünü ele geçirsen ne yazar.Yine onlar istediklerini yapmayacaklar mı?

Bu memlekette ne değişti ki seçim koşulları da değişmiş olsun.Türkiyenin müdahaleleri kalktı mı,Kıbrısa aktarılan nüfus azaldı mı,Şu anda Türkiyede mevcut yarım milyon civarında, ve her an oy kullanmaya hazır, yurttaşlıklar iptal edildi mi.Demokratik bir seçimin koşulları yaratıldı mı? Bizce henüz dün mevcut olan koşullar bugün hala olduğu yerde durmaktadır.Kıbrıs Türk toplumunun iradesinin yansımasının olanağı henüz yoktur.

O zaman, toplumun yükselen potansiyeli Kıbrısta 2004’e kadar bir andlaşmaya yönlendirilmelidir. Seçimi konuşmayalım mı,konuşalım ama zamanı gelince.O güne kadar koşulların daha da değişmesi beklenmektedir.Örgütler arasında sağlanan birliğin, hiçbir anlamı kalmayan seçim için dağılmasına fırsat verilmemelidir.

Koşullar değişmeden ne olursa olsun, halka hiçbir etki ve yetkisi olmayan bu meclis umut olarak gösterilmemelidir. Halkın gücünü göstermekse niyet bu halk gücünü meydanlarda gösterdi, referandumunu da meydanlarda yaptı.İlle de bir referandum daha gösterilmek istenirse bu hiçbir yetkisi olmayan Meclise talip olmayarak da gösterilebilir.Seçime girilir,seçilenler halkın temsilcileri olurlar, rejimin değil.

Ve bir şey daha.Halka dün başka, bugün başka konuşan politikacıların da artık ortadan çekilme zamanı gelmedi mi? Veya şu anda birlik kurmaya çalışanlara örgütlerin bunu da hatırlatmalarının zamanı gelmedi mi?

Halkımız gerçek bir demokrasi istiyor.AB içinde yer almak istiyor.Bütün bir Kıbrısta tüm Kıbrıslılar ile birlikte yaşamak istiyor.Bazıları hala, bu rejimi cilalayıp vitrininde süs olmak için yanıp tutuşuyor.Ama artık bu mümkün değil.Çünkü rejim giderek çöküyor.Onu ayakta tutmaya kimsenin de gücü yetmiyor...

copyleft (c) 2001-03 hamamboculeri.org