Yeni Çağ Gazetesi'nde Bu Hafta Çıkan Yazısı, 11 Haziran 2005

Rasıh Keskiner

 

YARI YOLDA KALMAMAK İÇİN...

Genelde pek çok olayda, yarı yolda kalmamak için önemli olan ve aslında en başta gelen husus, birlikte yola çıktıklarını iyi seçmek var.

Tüm mücadelelerde bu gerçek çok önemlidir.

En basit ortaklıklarda dahi, birlikte iş yapacağınız kimseleri iyi seçemezseniz haliniz dumandır.

Sendikal mücadelelerde de bu kural geçerlidir.

Her zaman için Yönetimde bulunanlar sendikanın içinden kendi adamlarını bulurlar ve mücadeleyi bölerler.

Siyasi mücadelede de birlikte yola çıktıklarının tavrı çok önemlidir.

Hele hele bu mücadele Rejime karşı ise, hele hele bu mücadele teslimiyetçi, emek ve emekçi düşmanı anlayışlara karşı ise yola birlikte çıktıklarını iyi seçmelisin.

Yoksa sonu hüsran olur.

Bu durumu çok yaşadı toplumumuz.

Her şeyi ile, koltuk uğruna Ankara’ya teslim olanlar çok yaşattılar bu durumu toplumumuza.

Hatırlayın Bu memleket Bizim Platforumunu.

Hangi amaçlar için, hangi hedefler için ve kimlerle yola çıktık.

O günlerde birlikte yola çıktığımız örgütler nerede bugün?

Ankara’nın acentalığına soyunanların yanında. Onlarla birlikte.

O günlerde birlikte yola çıktığımız örgüt temsilcileri nerede bugün?

Ankara’nın acentalığını yapmakta, yapanlarla birlikte.

Meydanları birlikte doldurduk ama bir bir meydanı terkettiler.

Sonuçta öyle bir an geldi ki, “herkes gitti yalnız kaldık”.

Çok uyardık ama dinleyen olmadı.

Şimdi yaşayarak öğreneceğiz her şeyi... Yenibaştan.

Ve yarı yolda kalmamak için iyi seçeceğiz mücadele arkadaşlarımızı.

Mücadele’de “mücadele arkadaşları” seçiminin ne kadar önemli olduğu son günlerde açık açık ortada durmaktadır.

Bir kısım sendikalar, çalışanların maaş ve özlük haklarının düzenlenmesi için birlikte yola çıktılar.

Yüzde 25 istediler. Eski sendikacı Uzun “ Türkiye ancak size %2 vermemi söyledi, ben size % 3 vereceğim” dedi.

Sendikalar rest çektiler. “Anca beraber kanca beraber” dediler.

Uzun %2 den %4’ e çıktı. Yani yüzde yüz artırdı teklifini.

E, sıra sendikalarda idi. Onlarda yüzde yüz indirdi tekliflerini.

Anlaşamadılar göründüler. Ama perde gerisinde belli ki teşgilat devreye girdi.

Ve birlikte mücadeleye çıktıkları zannedilen bazı sendika yöneticilerini bu işten caydırdılar.

Sonuçta KTOEÖS hariç hepsi, %25 ten başladılar, %4 ‘e imayı koydular, baklavayı yediler.

Emekliyi şutladılar. En mühimi birlikte yola çıktıkları KTOEÖS’nı yarı yolda bıraktılar.

Eraslan dostum haklı olarak “ yarı yolda bırakıldık, demek ki bundan sonra yola çıkarken mücadele arkadaşlarımızı iyi seçmeliymişiz” dedi.

Evet... Mücadelenin başarıya ulaşmasının yolu, birlikte yola çıktığınız mücadele arkadaşlarınızın kararlı ve sağlam olmasına bağlıdır.

Ama bir yolu daha var mücadelenin: Yalnız yürümesini de bilmelisin!

Bu arada, bu teslimiyet fermanına imza koymayan ama onların geleceğini de etkileyen bu danışıklı dövüş’e karşı olan diğer sendikalar da KTOEÖS yanında mücadeleye katılmalıdırlar.

Mücadele sokakta yükselmelidir.

Daha kötü günler bekler bizi.

Dün yıkım paketlerine karşı çıkanlar, bu gün “ Yes be annem paketleri” ile toplumun haklarını budamaya ülkenin yapısını Anadolu’ya benzetmeye hazırlanmaktadırlar.

Gün mücadele günüdür.

Ama birlikte yola çıktıklarımızı iyi seçelim bu kez.

Yarı yolda kalmamak için...

copyleft (c) 2001-05 hamamboculeri.org