Yeni Çağ Gazetesi'nde Bu Hafta Çıkan Yazısı, 20 Haziran 2003

Rasıh Keskiner

 

Kıbrıs Türk Toplumunu Kim Temsil Eder

Herkes birşey söylüyor. Kıbrıs Türk Toplumunu kimin temsil ettiği yönünde sağcısı söyler, solcusu söyler. Ganimetin başında oturanlar söyler, koltuktan inmemek için yanıp tutuşanlar söyler.

Asıl konuşması gereken toplumun kendisine birşey söylemesi için fısat tanınmaz. Hatta söyleyememesi için de tedbir alınır. Tedbirler içerisinde tehdit, baskı, rüşvet sıralamadaki yerini alır. Bütün bunların bir gün yetmeyeceğini bildikleri için de taşıma nüfusla bunu garantiye aldılar.

Oysa Kıbrıs Türk Toplumunu en başta, kıbrısta onbin yıllık bir kültürün izlerini taşıyanlar temsil eder. Halbuki bugün durum hiç de öyle değildir. Kıbrıs Türk Toplumunun hiçbir şekilde yansıması mümkün değildir.

Cenevre Konvansiyonlarına aykırı olark, TC’den getirilen, toplumun iki, üç katı kadar nüfus, ve en az beş katı kadarını da Türkiyede yedek güç olarak istendiği zaman kullanılmak üzere dağıtılan yurttaşlıklar ortada dururken meclis, hükümet, seçim gibi hususlardan bahsetmek söz konusu olamaz.

Yurttaşlık sadece yasa ile verilecek birşeydir. Bir insanın yurttaş olabilmesi için o ülkede doğmuş, o ülke halkıyla bağ kurmuş, o ülkeye bağlılığı olmuş dolayısıyle o ülkenin kaderiyle kendi kaderini ilişkilendirmiş ve yaşamının önemli işlevlerini o ülkede sürdüren kişi olması gerekir. Bunun için de uluslararası kutallar oluşmuştur. Beş yıldan fazla daimi ikametgahının bir ülkede bulunması, o bir kişiye yurttaşlık için sadece “başvuru hakkı” kazandırır, otomatik olarak yurttaş olma hakkı değil.

Ayrıca, bu tip yurttaşlıklar, Kıbrıs’ta tüm Kıbrıslılar arasına katılma hakkı da vereceği için diğer toplumu da ilgilendirir. Yüzbinlerce yeni yurttaş oluşturup adanın kaderini elinize alamazsınız. Tek tek herkesin durumunun ve toplam olarak etkilerinin ele alınması doğal ve siyasal bir zorunluluktur.

Bugün kendi nüfusumuzun çok üstünde yurttaşlıklar dağıtılmıştır. Oy hakkının yasa ile verildiği dolayısıyle yasal olduğu iddiası geçersizdir, çünkü uluslararası hukuk çiğnenmiştir. Kıbrısın iki halkından birinin elemanı olarak, ele alınan tüm konular bakımından Kıbrıslı olduğuna şüphe olmayan ve Kıbrıs Cumhuriyeti Yurttaşı olma hakkını, Kıbrıs Cumhuriyeti Kuruluş Andlaşmalarına göre kazanmış olan kişiler ancak oy hakkına sahiptirler.

Kimin yurttaş olup olmayacağına, bu ülkenin geçek sahipleri, Kıbrıslılar karar vercektir.

Yurttaş olmayanların ülkede bulunmaları, çalışmaları ayrı konudur. Uluslararası standart andlaşmalar çerçevesinde , eğer iş gücü açığı varsa o şekilde gelirler, çalışırlar ve günü geldiğinde de mukaveleleri gereği geri giderler.

Durum bu merkezde iken, bu ülkede bir seçimi konuşmak, seçimle yeni bir düzen kuracağını iddia ederek yola çıkmak , halkı kandırmaktan başka birşey değildir. Halkı kurtacaklarını iddia edenler kendilerini kurtarmaya çabalamaktadırlar. Önemli olan birilerinin bu halkı kurtarması değildir, halkın kendinin kendisini kurtarmasıdır. Bu halk bu güne kadar ne çektiyse bu kurtarıcılardan çekmiştir.

Yurtsever Birlik Hareketi bir mücadele başlatmıştır. Cenevre Konvansiyonlarına aykırı yapılan yurttaşlıkların iptali için uuluslararası mücadele başlatmıştır. Bu mücadele Avrupa İnsa Hakları Mahkemesine kadar gidecektir.

Bu kadar yeter! Artık hiç kimseye sırtımızdan rant elde etmeye izin vermeyeceğiz. Dünyada insanlık için son derece tehlikeli olan bu oyunların oynanmasına, dünyaya örnek teşkil etmesine izin vermeyeceğiz.

Şimdi bu hususlardan yıllarca şikayet edenlerin ses vermesini bekliyoruz. Acil görev koltuk listeleri için zaman harcama zamanı değildir.

Biz kararlıyız. Kıbrısın Kuzeyinde bulabildiğimiz müttefiklerimizle, Güney Kıbrısta, Türkiyede, Avrupada ve dünyanın herhangi bir yerindeki müttefiklerimizle mücadelede kararlıyız.

Tek başımıza kalsak da bu mücadeleyi sürdüreceğiz.

copyleft (c) 2001-03 hamamboculeri.org