Yeni Çağ Gazetesi'nde Bu Hafta Çıkan Yazısı, 27 Haziran 2003

Rasıh Keskiner

 

Anlatın heyecanlı oluyor

Anlatın heyecanlı oluyor

Kendini toplumun yeni liderlerinden birisi olarak ilan eden zatı muhterem konuşuyor.İşin iyi tarafı konuştukça ne olduğunu, neyi murat ettiğini istemeyerek de olsa ortaya koyuyor.
Meydanlarda toplanan halkın gözlerinin pırıltılarından, yeni toplum liderinin kendisi olduğunu anlamış.
İşte bu yüzden düşmüş yollara. Lider dediğin herkesi kucaklamalıymış anlayışı ile açmış kapılarını herkese.
Gelecekler yurttaşmış değilmiş önemli değil.Hukuk’a aykırı işler yapılmış, önemli değil.
Seçimlerden galip çıkıp Denktaş’ı görüşmecilik görevinden alacaklardı ya..O konuda biraz kıvırmaya başlamış.Şimdiden kıvırmaya başladığına göre o güne kadar allah bilir neler yapacak.Neymiş, ola ki Papadopulos kendisini toplum lideri kabul etmeyebilirmiş.Ama hemen dönüp ilave ediyor,”böyle bir şey yaparsa ben ona gösteririm”.Kıbrıs, çözüm olmadan AB’ne alınırsa aslanlar gibi savaşım da verecekti ya...Denktaş kendisine görevi vermeyebilirmiş. İşi uzatabilirmiş vs. vs..
Mazaretler ardı ardına sıralanmaya başlandı bile.
Önümüzdeki seçimlerde halk liderini de seçecekmiş! Birinci gelen partinin başkanı liderlik ünvanını da alacakmış.Bu güne kadar UBP birinci geldiğine göre acaba toplumun lideri Eroğlu muydu ki şimdi en çok oyu alan partinin başkanı olacak?
Onu bırakın, Denktaş hiçbir zaman bu toplumın lideri olabilmiş mi ki, şimdi onun toplum lideri olduğundan bahsediliyor.
Seçimi kazanırsa ilk yapacağı iş bu güne kadar hiç kimsenin başaramadığı bu devleti uluslararası alana taşımak, ambargoları kaldırmak ve kelime aralarında buna engel teşkil edecek Rumlara haddini bildirmek.
Yine kendini toplumun lideri olarak gören bir diğeri de boş durur mu? O ortalarda görünmüyor.Onu başkaları konuşuyor.O öyle aşağılarda dolaşmaz.Herkes onun ayağına gider.O da bundan hoşlanır.”Gidin siz kendi aranızda konuşun ve bana sonucu getirin, ama bilin ki sonuç ne isterse olsun benim dediğim olacak”der .
Kendini bu yönde ortaya koyanlar bunu nasıl rahatça yapabiliyorlar anlamak zor.Topluma kurtarıcı olarak kendileini sunmaktan çekinmiyorlar.
Toplumların artık bu çağda kurtarıcılara ihtiyaçları olmadığını, toplumun kendisinin kendisini kurtarmasının esas olduğunu söyleyemiyorlar.İlle de bir kurtarıcı istiyorlar.O kurtarıcı da kendilerinden başkası olamazmış!
Bu toplum ne çektiyse kurtarıcıladan çekti.Ve hala da çekmektedir.Denktaş’ı bu toplumun başına kurtarıcı diye atadılar, kırk yıldır toplumun tepesinde tepiniyor.Türkiye burayı kurtardığı iddisı ile burda bu topluma yapmadığını bırakmadı.
Şimdi, önümüzde mücadelenin esaı dururken, bir ivedi andlaşma için kitlesel eylemlerle istek belirtmek, hiçbir anlamı kalmayan bir meclis için seçim peşine düştüler.İlle de toplumu kurtaracaklarmış.
Bırakın bu içi boş lafları.Bu toplumun karnı tok. Bu toplumun her dönemeçte yan çizenlerden kurtulması gerekmektedir.Bunu da yakında gerçekleşecek bir andlaşma ile sağlayacaktır.
Kurtarıcıların geçmişte neyi kurtardıklarını bu toplum yaşayarak gördü.Artık kurtarıcılara gerek yoktur.Kurtarıcılar kendilerini kurtarmaya baksınlar..


copyleft (c) 2001-03 hamamboculeri.org