Yeni Çağ Gazetesi'nde Bu Hafta Çıkan Yazısı, 11 Temmuz 2005 Rasıh Keskiner | ||
KİŞİLER ÜZERİNE POLİTİKA YAPMAK… Bu ülkede, politika kulvarında, yıllarca önemli bir yanlış yapıldı ve hala yapılmaktadır.Kişiler üzerinden politika yapmak. Bu şekilde politika yapmanın birinci nedeni “kolaycılık”. İkinci nedeni ise politika yapanların, bir kısmının gerçekleri görmemesi, bir kısmının ise gerçekleri gördüğü halde çıkarı gereği bu şekilde hareket etmesinin sonuçlarıdır bunlar. Bu ülkenin tümünde bu anlayış hep sürmüş, hala da sürmektedir. Bu ülkenin kuzeyinde politika yapanlar, özellikle muhalefet geçinenler, yıllarca bütün siyasi geleceklerini Denktaş’ın varlığına dayadılar. Perde gerisindeki asıl güçlerle hiç ilgilenme gereği duymadılar. Hatta perde gerisindeki güçleri Denktaş’a saldırarak gizlediler. Denktaş gidince her şeyin güzel olacağı hususunu kitlelere inandırdılar. O kadar çok dile getirdiler bu durumları, belki de zaman içinde kendileri de buna inandılar. Televizyonlara çıktılar, meydanlara çıktılar “barra” dediler.” Goncoloz” dediler… Ve gün geldi Denktaş’ı değiştirdiler. Evet yanlış okumadınız. Birileri Denktaş’ı değiştirdi. Artık zamanı doldu. Son kullanma tarihi geldiği için değiştirdiler. Denktaş’ı o “barra” çekenler değil, egemenler değiştirdi. Ve yeni göreve Talat’ı getirmeye karar verdiler. Alladılar, pulladılar, saçını başını makyajladılar, oturuşunu, yürüyüşünü programladılar ve koydular oraya. Yıllarca politikalarını kişiler üzerine kuran bu anlayışın sahipleri aradılar taradılar ve bu defa da Papadopulos’u buldular. Sn. Talat ve CTP yetkililerinin yıllar itibarı ile verdikleri demeçleri arşivlerden araştırın. Denktaş’la yattılar, Denktaş’la kalktılar. Rum tarafındaki yönetimin tavrını, tutumunu hiç önemsemediler. Hiç ciddi meseleleri tartışmadılar. Hiç perde gerisindeki güçlerin etkinliğini görmezlikten, bilmezlikten geldiler. “Denktaş giderse her şey düzelir” dediler. “Çözümün önünde en büyük engel Denktaş’tır” dediler. İşte size meydan. Denktaş’ı götürdüler. Hade çözün sorunu! Mazaret yok. “Hiçbir mazaret başarının yerini tutamaz” derler. Doğrudur. Ama öyle görünüyor ki, yıllarca Denktaş’ın arkasına saklanıp politika yapanlar şimdi de Papadopulos’un arkasına saklanıp politika yapmaktadırlar. İşin acı tarafı Rum tarafındaki politikacılar da aynı doğrultuda politika yaptılar ve yapmaktadırlar. Yıllarca bu taraftaki muhalefetin yaptığı yanlışı onlar yaptılar ve yapmaktadırlar. Ne yaptılar? Onlar da, bu taraftaki muhalefetle birlikte Denktaş’a saldırdılar hep. Politik geleceklerini Denktaş’ın varlığına dayadılar. Denktaş’ın gerisindeki gücü görmek istemediler. Ve inandılar ki, Denktaş giderse bu iş biter. Denktaş götürüldü. Şimdi Sn. Talat var. Hani iş bitiyor mu? Talat Denktaş’tan farklı bir şey söyleyebiliyor mu? Ve o taraftaki dostlarımızla buluştuğumuz bir toplantıda, yıllar önce bu tarafta bizim karşılaştığımız baskı ve tehditlerin şimdi onlar üzerinde yapıldığından bahsettiler. Referandum sırasında halkın terörize edilmesini anlattılar. Biz ise kendilerine, demokratik yaşama geçememiş toplumlarda bu tür taktiklerin hep varolduğunu söyledik. Yıllarca politikalarını hep Denktaş’ın varlığı üzerine kurdukları için ciddi olarak hiçbir önemli konuyu tartışmadıklarını, dolayısıyle derin devletin de tepkisini görmediklerini hatırlattık. İşte o an bazıları feryat etti. Neymiş onlarda derin devlet yokmuş. Bütün bu işler Papadopulos’un başının altından çıkıyormuş! Papadopulos giderse işler düzelirmiş! Evet.. Gördüğünüz gibi aynı yanılgı. Denktaş gidince işler düzelecek diyenler nasıl Denktaş gidince işlerin düzelmediğini yaşayarak gördülerse, Papadopulos gidince ve bir başkası gelince ilerin yine değişmeyeceğini de yaşayarak görecekler. İşte kişiler üzerine politika yaparsanız ve perde gerisindeki güçlerin varlığını görmezseniz, göstermezseniz iflas edersiniz. Şimdi bu iflas yaşanmaktadır. copyleft (c) 2001-05 hamamboculeri.org
| ||